Irak Müslüman Alimler Heyeti Irak İşgalinin 16. Yıldönümünde Irak Halkına Yönelik Açık Mektup Yayınladı

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açık mektupta “Başkent Bağdat’ta savaşın ve işgal edilmesinin başlangıcından itibaren işgalcilerin ve kullarının elleriyle halkının can vermesiyle Iraklı halkın acıları, 16 yıl önce bugün Amerika ve İngiltere tarafından Irak işgal edilmesiyle başladı. İşgalcilerin hırslarından, arzularından ve istikrar sahibi bir ülkede kaos oluşturma gayretlerinden başka bir gerekçesi yoktu bu işgalin.” ifadeler kullanıldı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Başkent Bağdat, Yeni Ortadoğu formülü bağlamında ilk hedef alınan Arap başkentiydi. Bugün Irak’ın tanık olduğu vatandaşlarının kanının akması, canlarından olmaları, kaçırılmayla, tutuklanmakla, işkence görmekle, hapishanelerde tasfiye edilmekle hürmetlerinin ayaklar altına alınması işgalcilerin ve arkasından bıraktıklarının adet haline getirdiği politikaları ve daha önce benzeri görülmemiş Irak’taki harap ve fesadın yayılmasında şer kuvvetlerinin devamıdır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamada eski ve yeni bu harap ve fesadın sonuçlarını şu şekilde özetleyebiliriz dedikten sonra mezhep ve ırk temelli hitabın kuvvetlenmesine ve devletin ve kaynaklarının hayati müesseselerinde siyasi yollar aracılığıyla mutlak bir hakimiyetin dayatılmasına dikkat çekti.  Aynı şekilde bakanlıklarda ve hükümetin resmi dairelerinde milislerin Haşdi Şaabi ismiyle meşrulaştırılması, meclisteki siyasi temsilleri aracılığıyla Irak şehirlerinde hakimiyetlerini genişletmeleri, bünyelerindeki unsurları silahlandırmaları, mevcut hükümeti yönetmeleri ve ülkenin güvenlik ve istikrarını sarsmaları da dikkat çektiği noktalar arasındaydı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği açıklamasını şöyle sürdürdü: “Hükümetlerin hayatın en basit gereklerini sağlamada başarısız olmaları, Irak’ı ve Iraklıları korumaktan aciz olmaları. Şöyle ki Irak halkı evlatlarının kanlarıyla, güvenliğin ve zenginliğin olmamasıyla bunun bedelini ağır bir şekilde ödemeye devam etmektedir. Son yaşanan Musul feribot faciası bunun birçok delilinden biridir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti daha sonra açıklamasında mevcut siyasi durumun varlığı ve devam etmesiyle ilişkili ülkedeki yolsuzluğun yayılmasına, bu sorunun devam eden bir afete dönüşmesine, Iraklı halkın parçalanmasına, çeşitli yollarla çocukların ve kadınların hayatını kaybetmesine sebebiyet veren bir felakete dönüşmesine dikkat çekti. Bu felaketin sonuncusu yolsuzluk için canlı bir örnek olan sel felaketi olduğu vurgulanan açıklamada bunların yanı sıra tüm bunların etkileri ve devam eden yansımaları, ülkenin gerçek imkanlarını ve kaynaklarını Iraklı halkın maslahatından, velası ve vefası Irak’tan başkasına olan bazı kişilerin ve grupların çıkarlarına dönüştürdüğünün altını çizdi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “İran müdahalesinin Irak’a sızması ve bunun, ülkedeki siyasette kurduğu hegemonya, kendisine yakın milisler, hiçbir gerekçesi olmayan askeri varlık, ABD’nin de içinde bulunduğu uluslararası toplumun onunla beraber hareket etmesi yoluyla kısmen ilan edilmiş bir işgale dönüşmesi. Amerika ile İran’ın Irak’ta bazı konularda yardımlaştıkları ve birbirlerine hizmet ederek aralarında hiçbir anlaşmazlık yaşanmadığı herkes tarafından bilinmektedir. Bunun gizlenmesi mümkün olmayan birçok delili bulunmaktadır. Örneğin İran’ın Irak’taki silahı ve Ortadoğu’da vekalet savaşını yürüttüğü milislerin tasallutu, siyasilerin ve İran ile müttefik olan komutanların bu milislerden bir İran Devrimci Muhafızları çıkartmak ve ülkedeki ordu ve güvenlik birimlerine alternatif güç oluşturmak için hassas çalışmaları ve Amerika’nın da bunu kabul etmesi bu deliller arasındadır.”

Daha sonra açıklamada bilinen “İz’an İttifakı” aracılığıyla dayattığı vesayet planlarını uygulamak için Amerikalı işgalci kuvvetlerin Irak’a geri dönmesine, Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de ve Lübnan’da nüfuzunu arttırmak ve bölgedeki Velayeti’l Fakih projesini kontrol etmek için daha önce alanını açtığı İran’ı gözlemleme argümanıyla askeri üslerini ve askeri gücünü arttırarak Irak’taki varlıklarını güçlendirme üzerine çalışmalarına dikkat çekildi.

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti açıklamasında işgalcinin, siyasi ve askeri projelerinin karşısında duran Irak halkını bu aşamayı doğru anlamanın işaretleri olarak gördüğü bazı noktalara dikkat etmeye çağırarak “Başta siyasi faaliyetler olmak üzere işgalcilerin projelerine ve zulüm, fakirlik, mihnet, felaket, zenginlikleri yağmalama, mezhep ve ırk olarak ülkeyi parçalama, halkın tercihlerinden uzak durarak hakimiyet kurmayı kolaylaştırmak için halkı imkanlarından ve gücünden faydalanmaktan aciz bırakma gibi etkilerine karşı durmak.” ifadelerini kullandı.

Genel Sekreterliği yayınladığı açıklamasında şöyle devam etti: “Amerika ve İran arasında düşmanlık halinin büyüdüğü yönünde basında servis edilen haberleri doğrulamamak. Çünkü bu mesele, aralarındaki proje çatışmasından öteye geçmez. Bunda her tarafın nüfuzunun önceliklerinin belirlenmesi ve çıkarların paylaşılması için çizilmiş stratejilere delalet eden deliller bulunmaktadır. Amerika ile İran arasındaki askeri çatışma veya İran rejiminin siyasi olarak düşmesi veya yakın bir zamanda ihtiva etmesi bahsi, vakada hiçbir karşılığı olmayan, temenni ve vehim üzerine mebni zararlı bir bahistir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şunlar dile getirildi: “Son olarak Irak Müslüman Alimler Heyeti şekli her ne olursa olsun işgalin her türlüsüne, ondan doğan ve doğacak şeylere karşı olduğunu, Irak’ın kurtulması ve özgürlüğüne kavuşması için Iraklı halkın tamamına sebat ahdi üzerine kalacağı ve çalışmaya devam edeceği sözünü vurgulamaktadır.”

 

 

HEYET Net

22 total views, 1 views today