Hükümetin Eliyle Irak’ta Ölüm: Boğularak, Susuz Kalarak veya Teröre Maruz Kalarak

Irak’ta yağmur yağdığı zaman Iraklılar bundan hayır murat ederler, suyun temiz kokusunu çekmek için dışarı çıkarlar, rablerine dua ederler ve güzelliğinden ve sanatsal bir panel gibi şehrin sokaklarının ve ağaçlarının güzelliğinden ve temizliğinden beslenirler. İşte tüm bunlar yıllar öncesinde işgalden ve bunların Iraklıların göğsüne oturmasından önce böyleydi. Şimdikilerin döneminde yağmur, caddelerin suya boğulması, yağmur sularının evlere birikmesi ve evdeki eşyaların telef olması, bazı ev sakinlerinin hayatını kaybetmesi anlamına gelmektedir. Kaostan ve yağmur sularını idare konusundaki başarısızlığı karşısında hükümetin sessizliğinden başka bir şey ifade etmemektedir. Hükümetin ve ona bağlı milislerin eliyle ölmekten kurtulan yine hükümetin başarısızlığı ve ihmali sonucunda boğularak ölmektedir.

Mesele keşke bu noktada son bulsaydı. Yaz mevsimi başlıyor ve hükümetin Irak şehirlerini vuracak kuraklık, insanlara, bitkilere ve hayvanlara isabet edecek susuzluk uyarıları yayılıyor. Başka bir felaket baş gösteriyor. Sel felaketlerinden bir süre sonra Iraklılar boğulmak ile susuzluk ölümleri arasında şaşkın durumdadır.

İran’ın onlarca nehri ve su yolunu Dicle nehrinin yollarına, birçok şehirde vatandaşların yürüyerek geçtiği Dicle nehri geçişlerine dönüştürmesinden sonra hükümet herhangi bir adım atmamakta ve önlem almamaktadır. Dicle nehrinin suyunun yükselmesi sonucunda bazı muhafazaların suya batacağı noktasında hükümet bazı uyarılarda bulundu. Ancak biz Su Kaynakları Bakanlığının görevinin, bu bakanlıkta görev yapan uzmanların çalışmalarının ne olduğunu bilmemekteyiz. Kuraklık ve sel arasındaki nehri görmekteler ve hiçbir adım atmamaktadırlar.

Bu bağlamda Bakanlar Meclisi Genel Sekreterliği şunları söylemektedir: “Devam eden yağışlar nedeniyle Dicle nehrindeki ve yollarındaki su seviyesinin yükselmesi Irak’ın yedi muhafazasını suya batmayla tehdit eden sel felaketlerine sebebiyet verdi. Salahuddin, Kerkük, Bağdat, Diyala, Vasit, Meysan, Zi Kar muhafazaları suya batma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dicle nehrinin suyunun arması neticesinde herhangi bir problem yaşamamaları için Iraklı halkın nehrin yakınlarından uzak durmasını istiyoruz.” İşgal sonrası hükümetin yaptığı bu uyarılar belki de tek başarılarıdır.

Diğer yandan Su Kaynakları alanında uzman bir isim olan Ali El-Lami şunları söylemektedir: “Irak bakanlıkları, geçtiğimiz seneler boyunca su ve sellerden faydalanmayı hiçbir zaman düşünmedi. Ülkenin su hazinesini güçlendirmede bu seller hiçbir zaman onlar için önem arz etmedi. Oysa geçtiğimiz on sene boyunca Irak çok şedid kuraklıklara maruz kalmıştı.”

Yine su uzmanlarından Riyad Ali şunları söylemektedir: “Irak’ta yaşananlar her yanıyla bir felaket kabul edilmektedir. Dünyada hem sel felaketine hem de kuraklığa aynı anda maruz kalan zengin tek bir ülke yoktur. Ülkedeki sel ve kuraklık krizlerini aşmaya zemin hazırlayacak çözümler mevcuttur. Irak önümüzdeki 5 sene boyunca su istikrarını sağlamaya güç yettirebilir, Ninova muhafazasındaki Baduş seddini hükümet tamamlarsa şayet. Bu seddin 1990’larda %42’si tamamlanmıştı. Aynı şekilde kışın şehirlerin sellerden korumak için bazı barajların küçük barajlara dönüştürülmesi imkanı vardır ve bu durumda sular yaz kuraklarının çözümünde katkı sağlayacaktır. Tüm bunlar Irak şehirlerini hem selden hem de kuraklıktan koruyacaktır. Aynı şekilde enerji üretimine katkı sağlayacaktır.”

Hükümetin ve su ile ilişkili kurumlarının uzmanlara kulak vermediğini ve ülkeyi kışın sellerden ve yazın kuraklıktan kurtarmak için önerilen projeleri uygulamadığını bilmiyoruz. Belki de bunun cevabı hükümetin Velayeti’l Fakih rejiminin yöntemi üzerinde yürümesi şeklinde olacaktır. Çünkü bu rejim, onlarca İranlının ölümüne sebep olan sel felaketinde 31 İranlıdan 25’ini kurtarma konusunda büyük bir başarısızlık yaşamıştır. Bunun yanı sıra binlerce İranlı evsiz kalmış, büyük maddi zararlar yaşamış, bazı barajlar yıkılmış, ülkeyi saran selleri idarede başarısızlığından dolayı Tahran hükümetine büyük eleştiriler gelmiştir. Sanki Bağdat hükümeti Tahran hükümetini kendisine örnek almaktadır.

 

 

HEYET Net

90 total views, 1 views today