Ürdün Yolculuğundan ve Iraklı Meclislerden Parlak İnciler

                                                                                                                                                      Prof. Dr. Kunduz Mahi

                                                                                                                                                      Tilmisan Üniv./ Cezayir

Ürdün’ün Başkenti Amman’ı çalışma sahası olarak seçen Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İlim Birimi tarafından, Amman’daki Holiday Inn otelinde 13-15 Nisan 2019- 08-10 Şaban 1440 günlerinde ikindi saatlerinde düzenlenecek “Irak’ta Modern Çağda İlmi ve Fikri Hareket” adını taşıyan Irak Müslüman Alimler Heyeti 3. İlmi Sempozyuma katılmak için davet aldım.

Irak Müslüman Alimler Heyeti, Irak topraklarında Amerika-Siyonist-Mezhepçi işgale, konfederasyon ve bölünmeye, mevcut siyasi çalışmalara karşı olan Iraklı Sünni alimlerden oluşmaktadır. Binası Ürdün’ün Başkenti Amman’da ve Şubeli Irak’ta bulunmaktadır. Çok sayıda ve çeşit çeşit çalışma ve aktiviteleri söz konusudur. Babası Şeyh Haris Ed-Dari’nin vefatından sonra Dr. Müsenna Haris Ed-Dari ve Iraklı alimler tarafından idare edilmektedir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin çalışmaları, Amerika işgali altında yaşayan Irak’ın mevcut meselelerine yoğunlaşmakta, muayyen çevrelerle yardımlaşılmakta, toplumdaki hayati aktiviteleri tekrardan kazanmak için Müslümanlara yönelik iç sistem inşasına ihtimam göstermektedir. Irak’ın içinde birçok şubesi bulunmakta ve Irak’ın dışında birçok ofise sahiptir. Irak’ı tekrardan inşa etmek için bir dizi faaliyet ve çalışmaları yürütmek için çalışmakta, en güzel projeyi takdim etmekte, buna ikna etmek için çalışmalar yürütmekte, şeri siyaset çizmekte, Amerika’nın Irak işgalinden doğan siyasi boşluğu doldurmaya gayret etmektedir.

Aynı şekilde Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin haftalık yayınlanan Besair adında bir gazetesi de bulunmaktadır. Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, gazete için 15 isim önerildiğini Cezayir’deki Besair gazetesinden, Şeyh Muhammed El-Beşir El-İbrahimi’nin Uyunul El-Besair’inden teberrük ederek ve Cezayirli Müslüman Alimler Cemiyetine olan muhabbetimizden bu isimde karar kılındığını bana anlatmıştı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti 14 Nisan 2003 tarihinde, Amerika’nın Irak’ı işgal etmesinin hemen ardından kuruldu. Genel olarak hedefleri şu şekildedir:

-İslam inancını insanlarda derinleştirmek

-Müslümanlar arasında kardeşliği ve dayanışmayı kuvvetlendirmek, ayrışma ve fırkalaşmayı yok etmek ve birliği sağlamak üzerine çalışmak

-Iraklı halkın arasında, dini ve ırki bağlılıklarında uzlaşma ve hoşgörü ruhunu yaymak, mezhep temelli ayrışmayı yok etmek

– Iraklı halkın arasında uzlaşma ve hoşgörü ruhunu yaymak, şeri ilmi ve İslami kültürü yaymak, bütün araçlarla İslam ümmetinin mirasını canlandırmaya katkı sağlamak

– Kadına, insan haklarına, insan haklarını savunmaya ihtimam göstermek, Amerika işgalinin, mezhepçi çetelerin suçlarını, Irak’taki İran suçlarını belgelemek

Sosyal, İdari, Yardım, Kültür, Medya, İnsan Hakları, Davet ve İrşat, Siyasi, İlmi, Fetva, Şubeleri İzleme birimleri olmak üzere 10’un üstünde birimi bulunmaktadır.

Besair Yayıncılık tarafından yayınlanan bazı kitapları ve risaleleri bulunmaktadır.

Katılmak için davet edildiğim sempozyuma gelince Irak’ta modern çağda ilmi ve fikri harekete yoğunlaşmakta ve sempozyumun önsözünde şu ifadeler kullanılmaktadır: “Sempozyumun fikri, modern çağda; son beş asırda, birçok araştırmacının üzerinde çokça çaba sarf etmesine rağmen yeterince ilgi gösterilmeyen ilmi ve fikri halin vakasından yola çıkmaktadır. Bu konuda yazılanlar, bu dönemin uzunluğundan, oluşumlarını araştırmanın zorluğundan ve mirasının çoğunun yok olmasından dolayı tarihini, şartlarını, kuvvet ve zayıflık sebeplerini ele alan kapsamlı bir portre sunamamaktadır.”

Sempozyumun hedefleri şu şekildedir:

– Irak tarihinin bu önemli aşamasını belgelemek

-Modern çağda Irak’taki ilmi ve fikri hareketin detaylarını ortaya koymak

-Modern çağda Iraklı alimlerin, araştırmacıların ve düşünürlerin çalışmalarını öğrenmek

-Modern çağda Irak’taki ilmi ve fikri üretimde güçlü ve zayıf noktalara vakıf olmak

-İlmi bağlantıları, ilişkinin etkisini, Irak ve İslam dünyası arasındaki etkiyi açıklamak

– Irak’ın ilmi ve fikri mirasından yayınlanmayanları bilmek

Sempozyumda on dört nokta belirlenmişti ki bu noktalar şu şekildedir: Kavramsal Çerçeve, Tefsir ve Kuran İlimleri, Hadis-i Şerif ve Sünnet İlimleri, Fıkıh ve Usulü, Akaid, Dinler ve Fırka Çalışmaları, Hukuk ve İslam Siyasi Fikri, Arap Dili Bilimleri, Tarih, Medeniyet Çalışmaları, Şiir, İslam Mirası, Irak’ta İlmi ve Fikri Hareket Öncüleri, İlmin, Okulların, Medreselerin, İlmi Müesseselerin ve Şeri ve Dini Müesseselerin Rolü, Bağdat ile Arap-İslam Medeniyetleri Arasında İlmi ve Fikri Bağlantılar, Sosyoloji, Basın, Arapçalaştırma ve Tercüme Çalışmaları, El Yazmaları, Miras Hizmeti, Fihrist ve Sözlük Bilimleri, Arap Hattı ve Güzellikleri.

Konuşmacılardan en dikkat çekenleri şu şekildedir: Katar Üniversitesi Şeriat Fakültesi hocalarından Dr. Hasan Yeşvu, Şeyh Allame Abdulmelik Es-Sadi’nin ilmi hayatını ele alan araştırmasını takdim etti. Seminerlerin bir bölümünde Şeyh Allame Es-Sadi’nin gelmesiyle mutlu olduk. 80 yaşının üstüne çıkan Şeyh Allame Es-Sadi sempozyumda bir konuşma gerçekleştirdi.

Üstat Hüseyin Delli El-Muhammedi “Modern Çağda Dinler Tarihi İlminde Iraklı Alimlerin Gayretleri” adlı araştırmasını, Iraklı yazar Hişam Abdulkerim El-Bedrani “Muhammed Habib El-Ubeydi’de Islah ve Değişim Çabaları” adlı araştırmasını sundu.

Yine Bağdat’tan Hamdiye Hudeyr El-Corani İmam Alusi’nin Tefsirinde Musa ve Firavun kıssasında Meani İlmi bağlamında görüşlerini ele aldığı araştırmasını sundu.

Yine araştırmacı ve şair Mekki Nazzal “Yeni Irak’ta Şairlerin Duruşu” adlı araştırmasında bazı Iraklı şairleri ve onların Irak’a ve ümmete karşı duruşlarını ele aldı.

Yine Vasatiye Uluslararası Forumu Tunus Şubesi Başkanı Üstat Selim bin Salih El-Hakimi “Şeyh Abdulaziz Es-Sealibi ve Irak’taki İlmi ve Fikri Etkisi” adlı araştırmasını sundu.

Toplantıya katılım fazlaydı ve Irak Kürdistan’dan Kürt araştırmacılar yoğun ilgi göstermişti. Öte yandan Ürdün, Filistin, Mısır, Sudan, Libya, Fas, Tunus, Türkiye, Hindistan ve Malezya’dan araştırmacılar katılım göstermişti. Benim araştırmam toplantının son oturumunda “Modern Çağda Iraklı Alimlerin Yanında Tahkik Hareketi ve Miras Çıkarması” adındaydı. Söz konusu araştırmamda fihrist çalışmalarında, ansiklopedilerde, Irak el yazmalarının ortaya çıkarılmasında Iraklıların gayretlerine odaklandım. Aynı şekilde tahkik kurallarıyla ilgili Iraklı alimlerin kaleme aldığı kitapları ele aldım.

Seminer verenler Iraklı alimlerin mirasına, mirasına hizmet edilmesine, alimleri tanımaya, Irak’ın diriliş öncülerine, tüm araçlar ve yollar ile bölgesel ve küresel anlamda tanınmasına daha fazla önem gösterilmişini tavsiye ettiler.

Konuşmamın sonunda şunları söyledim: “Araştırmamızı Iraklı alimlerin ve Rafidin bölgesindeki araştırmacılar hakkında sonlandırırken Rafidin bölgesi medeniyetinin ardından bıraktığı kültür ve ilin büyüklüğü karşısında şaşkınlığımızı belirtelim. Araştırmamızda fihristler, keşifler, dergi tesisleri, miras ve el yazması hakkındaki makalelerin yayınlanması bağlamında mirasa hizmet etmek için dar bir alana odaklansak da önümüzde açılan çok geniş bir ufuk bulunmaktadır. Yakın dönemde Irak’ın karşılaştığı mihnetlere rağmen Irak’ın ve halkının hafızasını kaybolmaktan korumak ve bu koca mirastan faydalanmak için ilmi, kültürel ve siyasi yönleriyle Irak tarihine odaklanmamız zaruridir.

Allah’tan bizim ve sizin için doğruluk ve tevfik, izzet ehline izzetini vermesini, saygınlık ehline saygınlığını vermesini diliyoruz. Niyetlerin arkasında olan Allah’tır. Doğru yola ileten odur.”

Son olarak Iraklı halkın Cezayir halkına beslediği sevgi, takdir ve muhabbeti, Cezayir halkının Fransa’yı def ettiği devrimi ve son dönemlerde Cezayir’in tanık olduğu barışçıl halk hareketlenmesi ile iftihar duymasını belirtiriz. Eğer bu bir şeye delalet ediyorsa o da hayır, salah, davet ve cihat ehlinin doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyiyle bu ümmetteki kalplerin bir olduğuna delalet etmesidir. Mihnetinde ve sevince tek bir ümmettir. Bu ümmetin birliği düşmanları ve onların kuklalarını korkutan en güçlü silahtır. Niyetlerin arkasında olan Allah’tır. Doğru yola ileten odur.

 

Cezayir Müslüman Alimler Cemiyeti – Besair Gazetesi

22 Nisan 2019 – 16 Şaban 1440 Sayı 958

 

Bu makale HEYET.net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için  LÜTFEN TIKLAYIN

101 total views, 1 views today