Genel Sekreter Dr. Müsenna Ed-Dari “Medarik Usul” Derslerinde Fıkıh Usulü İlminde Tasnifin Tarihi Aşamalarını Ele Aldı

 

Heyet.net/Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Davet ve İrşat Birimi tarafından düzenlenen ve Ramazan ayı boyunca devam edecek olan Ramazan Ayı İlmi ve Davet Dersleri Programı kapsamında Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari “Medarik Usuliye” adındaki günlük dersleri kapsamında fıkıh usulü ilmi hakkında yazılan kitapların tarihi aşamalarını anlattı.

Bu bağlamda Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “İçtihat, istinbat ve kıyas gibi yöntemler sahabe, halifeler, tabiin ve tebei tabiin dönemlerinde mevcuttu. Ancak bunlar külli bir kanun ile sistemleştirilmemişti veya (hicri 150-204) İmam Şafii gelinceye dek fıkıh usulü ilminde uzman kişilere döndürülüyordu. Böylece İmam Şafii Er-Risale adlı kitabında bunu gerçekleştirdi. Ki bu kitap, fıkıh usulü ilminin tasnif aşamasından ilk aşama kabul edilir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari İmam Şafii (rahimehullah)’ın peşinden gelen ikinci aşamayı ele aldı. Bunun üç yönelime sahip olduğuna dikkat çeken Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Bunlardan biri İmam Şafii’nin Er-Risale adlı kitabına yapılan şerhlerdir. Tercüme, tarih ve telif kitaplarına bakıldığı zaman Er-Risale adlı kitabın dördüncü asırda yazılan ve bize ulaşamayan 5 şerhi bulunduğu görülmektedir. İkincisi özel olarak usul meselelerinde yapılan telif çalışmalarıdır. Örnek olarak Taklidin iptali, kıyasın iptali, icma meseleleri, nasih ve mensuh, husus-umum gibi şeyler üzerine yazılanlardır. Üçüncüsü ise asıl ve deliller artırılarak, bazı meselelerde Şafii ile anlaşmazlık zikredilerek İmam Şafii’nin yoluna uyarak yazılmasıdır. Tıpkı istihsan, zerai, Medine ehlinin ameli gibi.

Fıkıh usulü ilminde tasnif aşamalarının üçüncü aşaması hakkında Genel Sekreter Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, bu dönemin özelliklerine değinerek şunları söyledi: “Kitap ve tasnif olarak fıkıh usulünde telif, İmam Şafii’nin yaptığı gibidir. Ancak iki yol üzerine devam etmiştir. Bunlardan birincisi kelamcıların yolu veya Şafii yoludur. Çünkü bu yol üzerine tasnif yapanların ilkleri ve geneli Şafii fıkıhçılarıdır. Bu yol, rey, içtihat ve akıl üzerine mebni kaide üzerine vaz edilmiş esas üzerine kaim külli kaidelere dayanmaktadır. Şeri nasların mücmelinden formüle edilerek fıkhi ferlere gidilir. Mantıksal taksim ve tertibe dayanır. Diğer yol ise fakihler ekolü veya Hanefiler ekolüdür. Çünkü bu yöntemle kitap yazanların geneli Hanefilerdir. İmam Ebu Hanife ve öğrencilerin çıkarttığı fıkhi ferlere dayanır. Külli kaideler olmaksızın feri inşa ve uygulamalı örneklere dayanır.”

Bu bağlamda Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Her ekolün kendine göre özellikleri, meziyetleri vardır. Birinin diğerine üstünlüğü veya ayrıcalığı söz konusu değildir. Çünkü her birinin istinbatta yöntemine ve ashabına layık yolu bulunmaktadır. Daha sonra bazı Şafii ve Maliki alimlerin Hanefilerin yolunu, Hanefilerin de diğerlerinin yolunu tercih etmesi bunu doğrulamaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari fıkıh usulü ilminde tasnif tarihi aşamalarından dördüncü aşamayı ele alarak şu sözleriyle dersine son verdi: “Dördüncü aşama Şafii ve Maliki kelamcıların yolu ile Hanefilerin yolunu cem etme aşamasıdır. Bu aşamada eserlerde iki yol tek çerçevede cem edilmiştir. Hicri yedinci asırdan günümüze dek itimat edilen yol budur.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Davet ve İrşat Birimi tarafından düzenlenen ve Ramazan ayı boyunca devam edecek olan Ramazan Ayı İlmi ve Davet Dersleri Programı kapsamında Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreteri Dr. Müsenna Haris Ed-Dari “Medarik Usuliye” adındaki dersin sonunda konuyla ilişkili bazı konular ele alındı. Sünnet naslarından sağladıkları şeylere binaen şeri ahkam istihracında Hanbelilerin yol ve yöntemleri, usul ilminde bazı kitaplarda tarihi olaylar ile istişhat getirilmesi, şehirler arasında intikalinin keyfiyeti, İmam Şafii’nin ilminin derinliği, fıkıh ve Arap dili usulünde hüccet oluşu söz konusu konular arasındaydı.

 

 

 

 

2 total views, 1 views today