Irak Müslüman Alimler Heyeti İslam Alimleri Kurumlarının Katıldığı ve Bahreyn Çalıştayının Reddedildiği Basın Toplantısına Katıldı

 

Heyet.net/İstanbul

Irak Müslüman Alimler Heyeti, “Refah İçin Barış” adı altında Bahreyn’de düzenlenen ekonomi çalıştayının içeriklerini, sonuçlarını ve uygulamalarını reddetmek için İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına katıldı. Bahreyn’de düzenlenen söz konusu çalıştay, Amerika Birleşik Devletlerinin Ortadoğu’daki bilindik “Yüzyılın Anlaşması” planı kapsamındaki ilk organizasyondur.

İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında İslam ümmeti alimleri, Bahreyn çalıştayının İslam ümmetinin ilk meselesini tasfiye etmek hedefiyle Filistin meselesi üstünde dönen entrikaların tehlikesi yüksek bir adım olduğunu vurguladıktan sonra bu adım karşısında Arap-İslam halklarını sağlam bir tavır almaya çağırdı.

İslam ümmeti alimleri tarafından yayınlanan basın açıklamasında şunlar vurgulandı: “Filistin, tüm İslam ümmetinin İslami bir toprağıdır. Filistinli halka ve diğerlerine Filistin’in ve Mescidi Aksa’nın gaspçı Siyonistlerin elinden özgürleşmesi için çalışmak vaciptir. Sıfatı ve konumu ne olursa olsun bir kişinin bir zerresinden vazgeçmesi ve Siyonist Yahudilerin hakkı olduğunu iddia etmesi caiz değildir.

Bu bağlamda Müslüman alimler, mübarek Filistin topraklarında gaspçı Siyonist oluşumların veya diğerlerinin ikamet hakkı olduğunu öngören, Siyonist düşmanlarla herhangi bir anlaşmanın şeri olarak caiz olmadığını bir kez daha vurguladıktan sonra işgalcilerden razı olduklarını zanneden, amaçlarını gerçekleştirmek için para ve toplantılarla Allah’ın azabından, hesap gününde sorumluluklarından, şimdiki neslin lanetinden, asla affetmeyecek ve unutmayacak diğer nesillerden kaçtıklarını sanan siyasileri ve yöneticileri uyardı.

İslam ümmeti alimleri tarafından yayınlanan basın açıklamasının tam metni:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

“Ey iman edenler! Kendi dışınızdakileri sırdaş edinmeyin. Çünkü onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar, hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları (düşmanlıkları) ise daha büyüktür. Eğer düşünüp anlıyorsanız, âyetlerimizi size açıklamış bulunuyoruz.”

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Güzel sonuç yalnızca muttakilerin, düşmanlık ise zalimleredir. Salat ve selam Rasulullah’a, aline, ashabına ve kıyamete dek bunlara güzelce tabi olanlara olsun.

Birinci kıble toprakları, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in isra ve miraca çıktığı yer alan Filistin meselesi, şüpheli anlaşmalar ve bölgeyi hedef alan entrikalar ekseninde tasfiye edilmesi hedefiyle birkaç gündür hedef alınma aşamalarının en tehlikeli aşamasına tanık olmaktadır. Haber ajansları ve araştırma merkezleri, Yüzyılın Anlaşması denilen şeyden konuşmaya başlamış ve bazı yetkililerin ve karar sahiplerinin dillerinde zikri dönmeye başlamıştır.

Birey ve kurum olarak İslam ümmeti alimleri endişe ve üzüntü ile İslam ümmetinin ayrışmaya, parçalanmaya ve iç yıkıma maruz kalmasını takip etmektedir. Kudüs’ün, mübarek Filistin topraklarının maruz kaldığı şeyler ise açık bir entrikadır ve niyeti ortaya çıkmıştır. Hatta açık organizasyon adımlarıdır. Şöyle ki ABD, Kudüs’ün işgal devletinin başkenti olduğunu kabul etmiş ve Yüzyılın Anlaşması’nın uygulamak için çaba göstermiştir.

Bu entrikayı reddetmek ve direnmek yerine Arap liderlerin bu entrikayla yürüdüklerini, paralarıyla ve toplantılarıyla düşmanlara hizmet etmek için yarıştıklarını görmekteyiz. Bunun sonuncusu ise “Refah İçin Barış” adı altında düzenlenen Bahreyn çalıştayıdır.

Yüzyılın anlaşmasını ilan etmek için bir kapı görevi gören Bahreyn ekonomi çalıştayına karşı konumlarını açıklamak için birey ve kurum olarak İslam ümmeti alimlerinden bir grup çağrıda bulundu.

Bu çalıştay karşısında aşağıdaki açıklamaya imza atan alimler şunları vurgulamaktadır:

Birincisi: Filistin, sadece Filistinlilerin değil tüm İslam ümmetinin İslam toprağıdır. Gaspçı Siyonistlerin ellerinden kurtulması için çalışmak tüm ümmetin üzerine vaciptir. Sıfatı ve konumu ne olursa olsun bir kişinin bir zerresinden vazgeçmesi ve Siyonist Yahudilerin hakkı olduğunu iddia etmesi caiz değildir.

Yine mübarek Filistin topraklarında gaspçı Siyonist oluşumların veya diğerlerinin ikamet hakkı olduğunu öngören, Siyonist düşmanlarla herhangi bir anlaşma şeri olarak caiz değildir. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” (Maide 51)

İkincisi: Alimler, saygınlığı ve dini ile izzetli bir insanın toprağından, vatanından, saygınlığından, izzetinden, bağımsızlığından bir karışını bile işgalcilere satmaktan razı olmaz. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Halbuki asıl üstünlük, ancak Allah’ın, Peygamberinin ve müminlerindir. Fakat münafıklar bunu bilmezler.” (Munafikun 8)

Şayet selim fıtrat zilleti kabul etmekten ve vatanı satmaktan yüz çeviriyorsa Mescidi Aksa’nın içinde bulunduğu, ilk kıblemiz olan, Rasulullah’ın isra ve miraca çıktığı, üçüncü harameyn olan Kudüs hakkında zannımız ne olacak?

Bu nedenle alimler işgalcilerden razı olduklarını zanneden, amaçlarını gerçekleştirmek için para ve toplantılarla Allah’ın azabından, hesap gününde sorumluluklarından, şimdiki neslin lanetinden, asla affetmeyecek ve unutmayacak diğer nesillerden kaçtıklarını sanan siyasileri ve yöneticileri uyarmaktadır. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler!” (Saffat 24)

Üçüncüsü: Bahreyn çalıştayı İslam ümmetinin ilk meselesini tasfiye etmek hedefiyle Filistin meselesi üstünde dönen entrikaların tehlikesi yüksek bir adımdır. Yüzyıllık anlaşması işlemlerini tertip etmek, Siyonist oluşumlarla normalleşmek, Filistin’deki İslam ümmetinin meselesini tasfiye etmek için hazırlanmış bir çalıştaydır.

Alimler bu çalıştaya katılım göstermenin haram olduğunu ve Allah’a, peygamberine, müminlere, emanete, kutsallığa ve şehitlerin kanına ihanet olduğunu vurgulamaktadır.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin; (sonra) bile bile kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz.” (Enfal 27)

Dördüncüsü: Bu açıklamaya imza atan alimler, Arap ve Müslüman yöneticilerden adalet, hak ve halkların isteklerinin yanında yer almalarını talep etmektedir. Bu da ancak bu ihanet çalıştayına katılmayı reddettiklerini ilan etmekle mümkündür. Aksi takdirde isimlerini dünyada bir utanç ve ahirette de hüsran olarak kaydedeceklerdir.

Beşincisi: Bahreyn çalıştayında bulunmak ve Siyonist oluşumlarla normalleşmek ne bir fayda sağlamakta, ne bir güvenlik oluşturmakta ne de katılımcılardan herhangi birinin çıkarlarını karşılamaktadır. Bu zayıflıktan, varlık ve kararlılık dinamiklerini kaybetmekten başka bir şey değildir. failleri her ne kadar maslahat elbisesi giymeye çabalasalar da alçaklığın ve zayıflığın unvanından başka bir şey değildir.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Kalblerinde hastalık bulunanların: «Başımıza bir felâketin gelmesinden korkuyoruz» diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih, yahut katından bir emir getirecek de onlar, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olacaklardır.” (Maide 52)

Altıncısı: Bahreyn ekonomi çalıştayı ve arkasında yer alan Yüzyılın Anlaşması İslam ümmetinin varlığını, dinini ve mukaddesatını tehdit etmektedir. Sadece Filistin üzerinde bir tehlike değildir, tehlikesi tüm Müslüman beldeleri tehdit etmektedir. Kudüs ve Mescidi Aksa bu ümmetteki en büyük bağdır. Bunları savunmak ve Bahreyn çalıştayına karşı çıkmak diğer Müslüman beldeleri savunmak manasına gelmektedir.

Yedincisi: Alimler bu çalıştaya katılmayı reddeden tüm devletleri ve kesimleri selamlamaktadır. Yine alimler, bu çalıştaya katılmayı reddeden Filistin otoritesini temsil eden Filistin’in resmi duruşunu desteklediğini vurgulamaktadır. Yine alimler, Filistinli direniş gruplarını ve bu çalıştayı reddeden ve başarısız olması için çalışan tüm hareketleri, kurumları ve cemaatleri selamlamaktadır.

Sekizincisi: Alimler önümüzdeki Cuma gününü Bahreyn çalıştayına öfke ve reddetme günü olarak belirlemektedir. İslam ümmetini, meydanlarda ve alanlarda gösteriler düzenlemeye, bu suçu kabul etmediklerini ifade etmeye ve bu çalıştaya katılanlara öfke göstermeye davet ediyoruz.

Dokuzuncusu: Alimler, İslam ümmetinin tamamını öne çıkmaya, Bahreyn ekonomi çalıştayının tehlikesini, korkmadan, endişe duymadan buna katılım göstermenin hükmünü açıklamak, halkların güçlerini bir araya getirerek bu çalıştayın başarısız olmasına katkı sağlaması noktasında kullanılması için sahip olunan tüm araçlar kullanılarak hareketlenmeye davet ediyoruz.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “O peygamberler ki Allah’ın gönderdiği emirleri duyururlar, Allah’tan korkarlar ve O’ndan başka kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah (herkese) yeter.” (Ahzab 39)

Onuncusu: Alimler, bu çalıştayın başarısızlığa uğratılması, karşı koyulması için hareketlenmek şeri bir vacip olduğunu vurgulamaktadır. Herkes uzmanlığına ve alanına göre sorumludur. Siyasi, basın, irşat, eğitim, taktik olarak alanı ne olursa olsun gücü yeten herkesin bu yolda gayret göstermesi vaciptir. Bu vacip seferberlik ve mebrur cihadın türlerindendir.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.” (Tevbe 41)

On Birincisi: Alimler Filistin topraklarındaki mücahitleri, Mescidi Aksa’daki murabıtları selamlamakta, onların Yüzyılın Anlaşmasını düşürmede ve Bahreyn çalıştayını başarısız kılmada savaşın en tepesinde olduklarını vurgulamaktadır. Onların sebat etmesi ve kararlılıklarını sürdürmesi için ümmetin onları tün destek yollarıyla desteklemesi vaciptir.

Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler! Size, elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti göstereyim mi? Allah’a ve resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilirseniz bu sizin için çok hayırlıdır.  O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetleri içindeki güzel köşklere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. Hoşunuza gidecek bir şey daha var: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi müminleri müjdele.” (Saf 10-13)

On İkincisi: Alimler, Siyonist oluşumlarla normalleşmeyi reddeden tüm halkları, özgürlüğü ve saygınlığı, tuğyan ve istibdattan kurtulmak için hareketlenen halkları selamlamaktadır. Halkların özgürlüğüne ulaşmalarının Yüzyılın Anlaşmasını başarısızlığa uğraması için önemli bir araç olduğunu vurgulamaktadır.

Son olarak: Siyonist oluşumların ve onunla beraber ABD’nin Bahreyn çalıştayı ile Yüzyılın Anlaşmasını sürdürme çabaları, hiçbir zaman başarıya ulaşmayacaktır. Filistin’deki İslami hakkı ve halkının özgürlük ve geri dönme hakkını ezmeye çalışan hiçbir gayret amacına ulaşmayacaktır. Bizim ümmetimiz canlıdır ve bu ruhla yoluna devam etmektedir. Artan bu entrikalara hiçbir zaman boyun eğmeyecektir.

Allah işinden galiptir. Ancak insanların çoğu bilmez.

İmza atanlar:

Dünya Müslüman Alimler Birliği

Müslüman Alimler Birliği

Yurtdışındaki Filistinli Alimler Heyeti

Ehlisünnet Alimler Birliği

Mağrip Alimler Birliği

Suriye İslam Meclisi

Lübnan Müslüman Alimler Heyeti

Libya Fetva Kurulu

Libya Alimler Heyeti

Düşmanla Direnişte Uluslararası Kampanya

Irak Müslüman Alimler Heyeti

Moritanya Alim Yetiştirme Merkezi

Irak İmamlar ve Hatipler Birliği

Sudan Alimler Heyeti

Sudan Alimler ve Davetçiler Birliği

Cezayir Müslüman Alimler Cemiyeti

Ürdün Müslüman Kardeşler Cemaati Alimler Meclisi

Filistin Alimler Birliği

Türkiye Ehlisünnet Alimler Birliği

Uluslararası Müslüman Alimler Dayanışma Derneği

Lübnan’da Filistinli Alimler Birliği

Lübnan Ehlisünnet Akımı

Irak Alimler Meclisi

Bağdat İmam Azam Ebu Hanife Vakfı

Senegal Şeri İlimler İslam Enstitüsü

44 total views, 1 views today