1920 Devriminin 99. Yıldönümünde Irak Müslüman Alimler Heyeti Irak Halkına Açık Mektup Yayınladı

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği yayınladığı açıklamasında “Direniş ruhu ve fedakarlık manaları ve değerleri; ülkesinin evlatlarının hedeflerini gerçekleştirmek, içerde ve dışarda, yakında ve uzakta şer projeleri, batıl planlar ve düşman entrikaları karşısında Iraklıların kurtuluş fırsatlarını güçlendirmek için çalışan samimi kişilerin kalplerinde hala devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Bu münasebetle, Iraklı halkımızın tamamını, hayırlı ve samimi kuvvetlerini haklarını geri almaları, saygın bir yaşam için fırsatlarını gasp edenlere intifadaya kalkmaları için tek söze, birliğe ve girişim ruhuna çağırıyoruz. Ki kendilerini ve ülkelerini, bölgedeki diğer vakıalara benzemeyen vakıadan kurtarabilsinler.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamasında 1920 devriminin, onu hazırlayan girişlerin, başlamasını sağlayanların ortaya çıkarttığı amillerin birçok delalet taşıdığına dikkat çektikten sonra bunların en önemlilerinin zulümden kurtulma ve özgürleşme fikrinin yaygın oluşu ve özgürlük için toplumun çeşitli gruplarının çabalamaları, özgürlük projesinin gerçekleşmesi için milli kuvvetler ile halk faaliyetlerinin arasında faydalı yardımlaşma, dini mercilerin ve başta kabile ve aşiret liderleri olmak üzere toplumun ileri gelenlerinin Irak’a karşı milli, ahlaki ve dini vazifelerini yerine getirmeleri, Iraklı halkın arzu ve emellerine göre hareket etmeleri olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada 1920 devrimi sonrasındaki Iraklıların durumuyla ve şimdiki Iraklıların durumu hakkında bazı benzerliklere ve ayrıldıkları noktalara değinilerek şunlar denildi: “1920 devrimi ile Amerika işgaline karşı Iraklıların devriminin nihayetleri arasında açık bir benzerlik bulunmaktadır. Bu devrimlerin liderleri, rumuzları ve failleri isyan ve terörle itham edilmiş ve tarihleri bazı muasırlarca tahrif edilmiştir. Şuanda yaşanılan Irak’ın işgal vakası, işgale, askeri ve siyasi projelerine gerçek Irak devrimi ve direniş verilerine karşı gevşek davranılmasının sonucudur. İşgalin askeri ve siyasi projeleri birçok kesim tarafından yerleştirilmeye, güçlendirilmeye çalışılmakta ve Irak devriminin şerefli etkisini açık bir şekilde ve bilerek inkar etmektedirler. Bazıları bu devrimin şerefi hakkında yalanlar ve iftiralar atmaya çalışmaktadır. Onların vakası, onların direnişe karşı duruşuna, engel olmaya çalışmasına, onu yok etmek için işgalle birlikte yardımlaşmasına, en kötü vasıflarla nitelendirmesine, işgal saatinden şu ana dek terör elbisesi giydirmeye çalışmasına tanık olmaktadır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti açıklamasında daha sonra devrimcilerin görüşlerinin açık olması, düşmanlarını tanımaları, hedeflerine odaklanmalarına değindikten sonra bugün birçok kişinin, farklı görüşlerden, şuradan, buradan yapılan çağrılara aldanmaktan, etrafımızda savaşanların tuzaklarını doğrulamaktan, Allah’a değil de onlara güvenmekten, çatışmanın vakasından, toprağımıza, halkımıza, şu anımıza ve geleceğimize karşı savaş ilan edenlerin savaşının tabiatından uzak olmaktan acı çektiklerine vurgu yaptı. Devrimlerin başarıya ulaşma ölçülerinin yönetime ulaşmak olmadığını yöntemlerinde sebat etmeleri, kendisi için ayaklandıkları ilkelerinde ve hedeflerinde gevşeklik göstermemeleri olduğunu vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği öte yandan şunlara dikkat çekti: “Her sene bizlerde kurtuluş emellerini dirilten, yüce değerleri ve izzet duygularını, azaldığı bir dönemde, birçok manayı canlı milletlerin vasıflanması gereken değerlerden şerefli ve özel olan şeylerin zıtlarının istila ettiği bir dönemde kalplerimizde canlandıran 1920 devriminin 99. yıldönümünü anmaktayız. Ki Irak da bu canlı milletlerdendir, 16 yıldır yaşadığı koşulların gölgesinde. Genel olarak Irak’ın vakası ve özel olarak siyasi durumu, hafıza ve himmetleri uyarmaya, emelleri diriltmeye, Iraklıları yaşadıkları bu trajediden, güven ve istikrarsızlıktan, servetlerinin çalınmasından kurtarmak için ciddi ve sürekli çalışmaya şüpheye yer bırakmayacak şekilde ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Özellikle geçtiğimiz sene, siyasi tabakadan aşağılanma, yardımsız bırakma ve sürülme mukaddimeleri neticesinde öldürülme, yolsuzluk, hırsızlık, boğulma ve yanma olarak canlarında, mallarında ve semerelerinde yaşanan eksiklikten Iraklıların acıları katlanmıştır. Ki bu siyasi tabaka hevalarına, kendilerini yönlendirenlerin ve destekleyenlerin emirlerine göre bu halkın ipini tutmakta, işlerini yönetmekte, işlerinde tasarruf etmektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Allah (azze ve celle) Irak’ı ve Iraklıları şerlerden korusun, problemlerini ve sorunlarını göstersin, bu durumdan kurtulma imkanı sağlasın, doğruluğa, yardımlaşmaya ve dayanışmaya sevk etsin, şer unsurlarından, harap esaslarından, yardımsız kalmaktan onları uzaklaştırsın. Şüphesiz o buna kadirdir.”

 

 

HEYET Net

73 total views, 1 views today