Sedefler: Amerika Savaş Sinemasındaki Hile

                                                                                                                                                                  Velid Ez-Zübeydi

Bir grup Amerikalı asker, gitmeden önce Irak’taki son görevlerini yerine getirmektedir. Bu görev, Irak köylerinden birine tıbbi yardım ulaştırmayı amaçlamaktadır. Ancak Amerikalı askerler bir tuzağa düşmekte ve savaşa maruz kalmaktadırlar. Amerikalı askerlerden ikisi hayatını kaybetmekte ve bazıları da yaralanmaktadır. Yaralanan askerlerden biri elini kaybeden Vanessa, bir diğeri ise sakat kalan Aiken’dir.

Irak’a savaş başlatan ve ülkeyi işgal eden Amerikalı askerlerin bu halinden konuşan bu sinema filminin kısaltılmış bu tarifi okunduğu zaman bu yalanlar ve saptırmalar filim boyunca devam etmektedir. Olayları bu kanaat üzerine tahsis etmekte ve film boyunca bunu pazarlamaktadır.

Bu durum, sadece 2006 yılının sonlarında Irwin Winkler tarafından yönetilen “Cesurların Vatanı” filmine değil Hollywood’ın Irak savaşı hakkında çıkarttığı filmlerin geneline uygulanabilir. Yönetmeni Irwin Winkler olan Cesurların Vatanı adlı film 2005-2006 yıllarını konu almaktadır. O sıralarda Irak’ta direnişin şiddeti korkunç bir şekilde artmış, işgalci Amerikalı kuvvetler, hayatını kaybedenler, yaralananlar, sakat kalanlar ile büyük zararlar görmüştür. Aynı şekilde tankları, zırhları ve uçakları ağır hasarlara maruz kalmıştır.

Cesurların Vatanı filminde varit olan bazı yönler üzerinde konuşmadan önce şunu vurgulamamız gerekmektedir: Iraklıların tamamının bildiği gibi Amerikalı kuvvetler ne Bağdat’ta ne de başka bir yerde Iraklılara hiçbir şekilde yardım sunmadı. Onların hareketleri, masum/basit insanlar arasında korku oluşturma, Iraklılardan yüz binlercesini tutuklama, hakların en korkunç işkenceleri uygulamayla sınırlıydı. Aynı şekilde bu devriyelerdeki askerler ve subaylar, basın ve denetim adı altında Iraklıların mallarını çalmaktan geri durmuyordu. Filmin yoğun tarifinde varit olan şeyler yalandan ve Amerika’nın ülkeye savaş açması ve işgal etmesiyle Amerikalı kuvvetlerin işlediği suçları bilmeyen izleyicilerle alay etmekten ibarettir.

Bu filmde bahsedilen kahramanların tablosunu verelim. Bu kahramanların en dikkat çekeni Amerikalı oyuncu Samuel Jackson’un canlandırdığı baba ile Jessica Biel’in canlandırdığı elini kaybeden Amerikalıdır. Aynı şekilde genç kız, maruz kaldığı sakatlıktan dolayı zor bir hayat yaşamaktadır. Kahraman baba, ailesinin hayatını gerçek bir cehenneme dönüştürmektedir. Amerika hükümetinin itimat ettiği, işgale katılan subayların ve askerlerin ailelerinin başına musibet olan savaş mantığını reddeden çocuğuyla çatışmaktadır. Şöyle ki her gün Irak’ta direnişçilerin saldırılarında hayatını kaybedenlerin ve yaralananların haberleri gelmekte ve sakatlananlar ülkelerine geri gönderilmektedir.

Pentagon, savaşa katılan her yüz kişiden 70’inin psikolojik sıkıntılar çektiğini, bu sıkıntıların gece kabuslarından başlayıp deliliğe kadar ulaştığını açıklamaktadır. Irak’ta direnişçilerin saldırıları karşısında korku görüntüleri onları kuşatmış durumdadır. İster bu devriyelere yapılan saldırıları olsun isterse Amerika karargahlarının içinde onları korkutan saldırılar olsun. Önceki ABD Başkanı Obama iki milyon Amerikalının Irak’ta hizmet ettiğine, bunlardan yaklaşık bir buçuk milyon Amerikalının günlük korku ve endişeye kapıldığına, binlerce hayatını kaybedenin dışında bazılarının delirdiğine dikkat çekmektedir.

 

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

46 total views, 1 views today