Yatırım Bahanesiyle Vatandaşlar Tehcir Ediliyor ve Bağdat Havaalanı Çevresinde Toprakları İstila Ediliyor

 

Bağdat hükümetinin, Bağdat kemeri mıntıkaları kapsamındaki Bağdat Uluslararası Havaalanı çevresindeki tarım arazilerinden 100 bin dönümden fazla araziyi vatandaşlarının durumunu dikkate almadan yatırıma vermesi, bu kararın altında yatan hedefler, yüzyıllardan beri Sünni aşiretlerin yaşadığı bu mıntıkalar üzerinde oynanan demografik değişim politikalarıyla ilişkisinin boyutları noktasında sorulara ve şüphelere neden oldu.

Uzmanlardan bazıları şöyle demektedir: “Bu karar, vatandaşlardan on binlercesinin haklarını ihlal etmekte, bereketli ziraat topraklarını haksız bir şekilde, onlarca yıldır ellerinde resmi senetleri bulunan vatandaşların mülkiyet haklarını dikkate almaksızın yatırıma dönüştürmektedir. Bu vatandaşlardan bazıları Osmanlı döneminden beri bu topraklara sahiplik etmekte ve bu toprakları işlemektedir. Yatırım, vatandaşlara ait bereketli topraklara saldırmak yerine devlete ait geniş topraklarda ve şehirlerin dışında reform veya yerleşim yerleri, dinlenme veya ticari yerler inşa etmek amacıyla olması gerekmektedir.”

Bu bağlamda Irak gözlemcileri şunları söylemektedir: “Bağdat kemeri mıntıkalarında olması hedeflenen, Bağdat kemerinde aşiretlerin genelini oluşturan Sünni oluşumları hedef alarak demografik değişim sağlamaktır. Bu plan, hükümet kuvvetlerinin 4 yıldır hakimiyet kurmasına rağmen asli halkının geri dönmeye güç yettiremediği Surf Es-Suhr mıntıkasında yaşananlarla birebir benzemektedir. Yatırım adı altında bu mıntıkalardaki aşiret yapısı ve sosyal dokuyu bozmak istemektedirler.”

Rıdvaniye mıntıkası şeyhlerinden ve bu kararın mağdurlarından bir vatandaş şunları söylemektedir: “Bu çalışmanın amaçları ve niyetleri ortaya çıkmıştır. Diğer yerler göz önünde bulundurulduğu zaman bunun yatırımla bir alakası bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ki bu yerler, uzun zamandan beri bu mıntıkada yaşayan aşiretlerin kanunlarını ve haklarını ihlal etmeksizin yatırımın gerçekleştirilebildiği imkana sahiptir. Bu kararın altında yatan gerçek amaç, Milli Yatarım Heyeti’nin çıkarları için binlerce dönümün gasp edilmesidir. Milli Yatırım Heyeti de bu mıntıkadaki halkın sıkıntılarını hiç düşünmeden maddi fayda sağlamaya çalışan siyasi partilere bağlı yatırım şirketlerine verecektir. Öte yandan bu kararın açık şekilde mezhep temelli boyutu bulunmaktadır.”

İsmini vermek istemeyen vatandaş sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Bağdat Uluslararası Havaalanı çevresindeki mıntıkalarda olan bazı aşiretler Osmanlı döneminden beri asli tapulara sahiptirler. Bunlar 35 aşiretin üstündedir. Hangi argüman hangi bahane olursa olsun topraklarını ve mülklerini bırakmaları mümkün değildir.”

Meclis üyesi Zeytun Ed-Duleymi ise şunları söylemektedir: “Yatırım adı altında bu toprakların bağışlanması 105 bin dönüme tekabül eden tarım topraklarında oturan binlerce vatandaşın tehcir edilmesi manasına gelmektedir. İlgili kesimlere sesleniyoruz 7 binden fazla evi, bereketli bahçelerden geniş bir alanı kurtarın, yaklaşık 250 bin vatandaşı tehcir edilmekten kurtarın.”

Hukukçular şunu vurgulamaktadırlar: “Mevcut hükümet, daha sonra sahte projeler olduğu ortaya çıkan bir çok yatırım projesine imza attı. Daha sonra hükümet, mezhep temelli faktörlerin etkisiyle asıl sahiplerinden başka kimselere yatırım bahanesiyle elini koyduğu toprakları paylaştırdı. Gerçek yatırım, vatandaşın maslahatına olandır, vatandaşın haklarının gasp edilmesi ve tehcir edilmesi değildir.”

Diğer yandan meclis üyesi Muhammed İkbal Saydali şunları vurgulamaktadır: “Birçok vatandaşın yaşadığı Bağdat Uluslararası Havaalanı çevresinde toprakların ve Emlakların yatırım olarak kullanılmasına hükmeden Bakanlar Meclisi kararı, çalışılmış bir karar değil ve içinde tehlikeli yolsuzluk şüpheleri barındırmaktadır. Aslen İranlı olan BAE’li bir şahsa ait yatırım şirketi yeterli değildir. Aynı şekilde tatmin edecek örnek işçileri bulunmamaktadır.”

Yine Ekonomi Uzmanı Abdusselam El-Murşidi şunlara dikkat çekmektedir: “Milli Yatırım Heyeti’ne düşen yıllardan beri Ridvaniye mıntıkasında yatırım ruhsatı alan yatırımcıları projelerini hayata geçirmeye sevk etmektir. Onlara ışık görmeyeceğimiz başka yeni ruhsatlar sunmak düşmemektedir. Söz konusu mıntıkada yıllar önce yatırım ruhsatları alınmış beş yatırım projesi bulunmaktadır. Ancak bu projelerde herhangi bir ışık görünmemektedir ve hala hayata geçirilememiştir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti daha önce yaptığı açıklamasında bu icraatların hükümetin ve mezhepçi liderlerin Irak’ın ve halkının aleyhindeki hastalıklı hayallerine ulaşmak için gösterdikleri çabaların hakikatini ifade ettiğini vurgulamıştı ve Iraklıların tamamını Irak ve halkı için hayır irade etmeyen, Amerika ve İran işgalleri projelerine hizmet etmek için ciddi bir şekilde çalışan kişilerin işlediği ihlaller karşısında meşru yollarla durmaya çağırmıştı.

 

 

HEYET Net

12 total views, 1 views today