Irak Müslüman Alimler Heyeti: Toplu Katliam ve Kurbanların Kimliklerinin Gizlenmesi Milis Terörünün Bir Suçudur

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Curf Es-Sahr mıntıkasında ve Babil muhafazasının kuzeyinde yer alan mıntıkalarda milislerin işledi toplu katliamlar ve milislerin kurbanlarının kimliklerinin yok edilmesi hakkında bir açıklama yayınladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Mezhepçi milislerin Iraklı insanlar hakkında işlediği tehlikeli suçların boyutları hakkında fikir verecek bir delil ışığında son zamanlarda yeni bir tehlikeli suç, tüm dini, ahlaki değerler ve örflerle, insan hakları kanunlarıyla, bu alanda uyulması gereken davranışlarla tamamen çelişen bir fiil ortaya çıktı. Şöyle ki; Başkent Bağdat’ın kuzeyinde yer alan Babil muhafazasındaki yerel yetkililer, Bağdat hükümetinin de üstünü örtmesiyle, bakanlar meclisinin de sessizliğiyle Curf Es-Sahr mıntıkası ve Babil muhafazasının kuzeyindeki mıntıkalardan kaçırılan kadın, erkek ve çocuk olmak üzere 230’dan fazla ceset teslim aldı. Bu kişiler mezhepçi milisler tarafından vahşice işkence görmüş, öldürülmüş, parçalanmış, azaları birbirine bağlanmış ve daha sonra Kerbela muhafazası kabristanlarına kimliği belirsiz adı altında gömülmesi için bir yardım kuruluşuna teslim edilmiştir. Katilleri hakkında hiçbir bilgi araştırmasına girilmemiş, kaçırılan bu insanların yakınları bilgilendirilmemiştir. Bu şekilde davranılarak toplu katliam suçları kapsamında diğer suçların hakikatlerinin ortaya çıkmaması, suç işleyenlerin üstlerinin örtülmesi amaçlanmıştır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada yıllardan beri tekrarlanan ve şuanda ortaya çıkan bu suçun, milislerin gerçekleştirmiş olduğu Iraklıların kanını vahşi bir şekilde helal görmek, beklenen tüm sınırların üstüne çıkan kanı umursamamak, zulmü ve azgınlığı artmakta olduğu vurgulandıktan sonra bunun, masumların kanını mezhepçi savaşlarına yakıt olarak kullanmayı, kendilerini destekleyen despotları razı etmeyi, Irak’ta çizilmiş uluslararası ve bölgesel hedeflere ulaşmayı çabalayan aşağılık bir entrika olduğuna dikkat çekti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “İşlenen bu suç cinayeti, maktullerin kimliğini gizlemeyi, maktullerin yakınlarının bilgisi dışında gömülmelerini içerdiği gibi milis kesimlerin dışında diğer kesimlerin terör kurbanı olarak sayılmalarını, maddi ve manevi olarak bunlardan faydalanmalarını, daha mezhep faktörleri için kullanmalarını kapsamaktadır. Bu fiillerin tamamı, siyasi ve askeri işgal projesi ekseninde Irak’ı hedef alan insani felaketlerin hangi boyutlara ulaştığını gözler önüne sermektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda ise şu ifadeler kullanıldı: “Bu suçun sorumluluğunda bu suça katılan veya üstünü örten veya bunun ortaya çıkarılmasını önemsemeyen veya şüphelerine gözünü kapatan, yıllardan beri onları ve başkalarını hedef alan mezhepçi terör ölüm aracı karşısında bu mıntıkadaki insanları korumaktan geri duran herkes ortaktır. Mevcut siyasi rejimin çıkarlarına hizmet etmek için bu suçlar devam edecektir. Mezhep temelli nefret rekabeti, Amerika ve İran gözetiminde devam eden siyasi çalışmalar devam ettiktçe, mevcut siyasette Sünnileri temsil ettiğini iddia eden kimseler geri durmaya, yüzü koyun durmaya devam ettikçe asla son bulmayacaktır. Onlar her zaman olduğu gibi Iraklıları boğazlayan siyasi mutabakatı gözetleyen mahcup açıklamalar yaparak bizlere döneceklerdir”.

 

 

HEYET Net

14 total views, 1 views today