Hukuk’un Yokluğuyla Irak’ta Silahlı Aşiret Kavgaları Problemi Her Geçen Artiyor

Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde 2003 yılında Irak’a karşı hiçbir gerçekliği olmayan yalanlar ve sahte argümanlarla başlatılan savaş ve işgalin ardından, bu yaralı ülkede dikkat çeken bir şekilde, uyanıklığında da uykusunda da Iraklıları kovalayan bir kabusa dönüşen bazı sorunlar yayılmaya başladı.

Amerika işgalinin öncesinde Iraklıların bilmediği, tanımadığı bu sorunlardan biri de hükümetin önlem almakta başarısız olduğu, aynı şekilde güvenlik birimlerinin de kanunların uygulanmaması ve aşiretlerin güçlerini arttırması karşısında yozlaşan durumu kontrol altına almaya güç yettiremediği kaos sonucunda her geçen gün daha fazla ivme kazanan aşiret çatışmalarıdır. Aşiretlerin nüfuzu o derece artış göstermiştir ki durum devletin yargılanmasına, herhangi bir suçtan dolayı adamlarından birine karşı hüküm çıkartan hakime hesap sorulmasına kadar varmıştır.

Bazı aşiretler arasında peyda olan sözlü tartışmalar, ağır ve orta silahlarla kavgaya dönüşmüş, bu silahlı kavgalar sonucunda taraflardan hayatını kaybedenler veya yaralananlar olmuştur hatta aşiret taraflarıyla hiçbir ilişkisi olmayanlar dahi bu çatışmaların kurbanına dönüşmüştür. Aşiretler arası kavgaların en önemli sebebi, bazı kesimler tarafından çeşitli türleriyle silahların kara piyasaya akıtılması ve buradan şahıslara veya aşiretlere ulaştırılmasıdır.

Bu bağlamda hükümetin güvenlik kaynakları, başta güney muhafazaları olmak üzere Irak’taki birçok muhafazada tanık olunan ve sık sık tekrarlanan silahlı aşiret kavgaları sonucunda cinayet suçlarının arttığına dikkat çekmektedir. Güvenlik birimleri ise aşiret örfleri karşısında bu çatışmalara engel olmakta ve bunları durdurmakta başarısız kalmaktadır. Devletin zayıflığı ve hukuk otoritesinin ülkede bulunmayışı hükümetin kurumlarında mali ve idari yolsuzluk afetinin çoğalmasına neden olmuş ve bu durum da intikam operasyonlarının, aşiret temelli kan davalarının, aynı zamanda aşiretlerin genelinin silahlarını arttırmasının önünü açmıştır.

Silahlı aşiret kavgalarının en sonuncusu geçtiğimiz hafta Başkent Bağdat’ın güneyinde yer alan Ed-Dore mıntıkasına bağlı Arap Cebur köyünde vaki olan silahlı aşiret kavgasıdır. Söz konusu aşiret kavgası 14 hayatını kaybeden veya yaralananla sonuçlanmıştır. Aynı şekilde Müsenna muhafazasının merkezi olan Semave şehrinin doğusunda yer alan Ed-Deraci nahiyesinde benzer bir aşiret kavgası meydana gelmiş ve 4 hayatını kaybeden veya yaralananla sonuçlanmıştır. Yine Ninova muhafazasının merkezi olan Musul şehrinin batısında yer alan El-Biac kazasında Şemmer kabilesine bağlı Fidağe aşiretinde amca çocukları arasında meydana gelen silahlı kavgada 4 kişi hayatını kaybetmiş ve 3 kişi de yaralanmış.

Güvenlik komutanlıklarının zayıflıkları ve yolsuzlukları, hükümet kuvvetlerinin bile sahip olamadığı silahlara aşiretlerin sahip olması karşısında silahlı aşiret kavgaları probleminin en çok arttığı muhafazaların başında Basra muhafazası gelmektedir. Öte yandan aşiret davaları bazı meselelerle ilişkilidir. Bunlar arasında petrol kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı, suikastlar, devletin topraklarının ve mallarının ele geçirilmesi bulunmaktadır. Silahın yayılması ise Basra muhafazasında aşiret kavgalarının başlıca nedenidir.

Haber ajansları, kavgalı bazı aşiret bireylerinin devletin ordusu, polisi ve istihbarında yer aldıklarına, kara araçlara ve silahlara sahip olduklarına dikkat çektikten sonra Basra muhafazasındaki güvenliğin önceki vali Macit En-Nasravi’nin kaçmasından sonra gerginleştiğine, yatırım projelerini olumsuz anlamda etkileyen güvenliği ele geçirmek için çarpışmaların baş gösterdiğine, başta petrol geliri olmak üzere Irak’ın maddi gelirlerinin %90’ının Basra muhafazasından elde edildiğine işaret etmektedir.

Bugün Irak’ta tanık olunan aşiret çatışmalarının ve problemlerinin genelinin kanuna, hükümetin güvenlik güçlerine karşı umursamazlıktan, şahısların cezadan kurtulabileceği güveninden kaynaklandığında şüphe yoktur. Bu durum aşiret krizinin geniş bir şekilde yayılmasına, zayıflığından ve pasifliğinden hükümetin sorumlu olduğu güvenlik güçlerinin ortada olmaması karşısında çatışmalı tarafların çatışmalarının devam etmesine neden olmaktadır.

 

 

HEYET Net

18 total views, 1 views today