Siyasilerin ve Milislerin Gözetiminde Irak’ta Uyuşturucu Kullanım ve Ticareti Artmaya Devam Ediyor

 

Amerika işgal silahının geride bıraktığı büyük yıkım halini Irak şehirleri belki de aşmıştır ancak yeryüzünün yerle bir edilmesi tehlikesinden aşağıda olmayan yok edici silahlar, tüm muhafazalarımıza ve şehirlerimize girmeye başladı, yavaş şekilde insanlarımızı öldürme üzerinde çalışmaya başladı, gençlerimize bir yitim haline sevk etti. Bu silah, milislerle ve çetelerle bağlantısı olan partilerin ve siyasi kesimlerin yayılmasına sebep oldukları asrın afeti uyuşturucudur.

2003 yılından önce neredeyse uyuşturucu ticaretinden veya kullanılmasından bir hale bile tanık olunmazdı. Amerika işgalinden, sınır kapılarının güvenliğinin yitirilmesinden sonra ülkede kaos hali hakim oldu. Bazı devletlerin arzularının gerçekleşmesi ve devletin eklemlerinden temkin elde etmek için kapıları ve direkleri açık olacak şekilde kalmasında hala bir ısrar söz konusudur.

Son yıllarda genel olarak Irak’ın tüm muhafazalarında özel olarak Müsenna muhafazasında uyuşturucu kullanımı ve ticareti oranlarında bir artış bulunmaktadır. Uzmanlar şunu söylemektedir: “Bu uyuşturucular Suriye, Lübnan ve İran olmak üzere üç komşu devlet yoluyla gelmektedir. Uyuşturucu kaçakçılığı yapan çetelerle bazı siyasi kesimlerin ilişkisi bulunmaktadır.” Müsenna Muhafazası Sağlık Kurumu Müdürü Dr. Muhammed Razi şuna dikkat çekmektedir: “Yerel hükümetin gözetimindeki Uyuşturucuyla Mücadele Meclisi bir oturum düzenledi ve istatistikler Müsenna muhafazasının en çok uyuşturucu kullanan muhafaza olduğunu göstermektedir.”

Diğer yandan Müsenna muhafazasındaki Sava İnsan Hakları Örgütü Müdürü Haydar El-Avadi şunları vurguladı: “Uyuşturucuların ülkeye girmesinin ve kaçakçılığının yapılmasının ardında siyasi kesimler durmaktadır. Bu siyasi kesimler uyuşturucu kaçakçılarına, genel olarak Irak muhafazalarına ve özel olarak Müsenna muhafazasına uyuşturucu sokmaları için yardım etmektedirler.”

Basra muhafazası hakkında Basra muhafazası milletvekillerinden Adi Avad Mecliste düzenlenen bir basın toplantısında şunları söyledi: “Basra muhafazası Irak’ın tek deniz kapısı olmasıyla halkı için bir belaya dönüştü. Şöyle ki geçtiğimiz üç yıl boyunca büyük oranda uyuşturucunun içeriye sokulmasına kullanılmasına tanık oldu. Hatta sadece geçtiğimiz sene uyuşturucu kullanan ve satanlardan yakalananların sayısı 4035’e ulaşmıştı.”

Bu bağlamda Basra Polis Komutanı Reşid Felih şunları söylemektedir: “Basra muhafazasına giren uyuşturucunun %80’inin kaynağı İran’dır. %20’lik diğer uyuşturucu ise Kuveyt’in de içinde bulunduğu diğer sınır kapılarından girmektedir. Uyuşturucu yaymakla Basra muhafazasındaki toplumu yok etme çabası söz konusudur.”

Haber ajansları ise şunları açıklamaktadır: “2019 yılının ilk yarısında Kürdistan Bölgesel Yönetimi muhafazalarının dışında Irak’ın 15 muhafazasında uyuşturucu kullanımından ya da ticaretinden yakalananların sayısı 6187’ye ulaştı. Muhafazalar geçtiğimiz sene bu tehlikeli problemin dışındaydı. Bu muhafazalar Diyala, Ninova, Kerkük, Enbar’dır. Şuanda uyuşturucu dairesinin içindedirler.”

Gözlemciler şöyle yorumlamaktadırlar: “Uyuşturucu afetinin çoğalmasının, bu problemin bitirilmesine güç yettirilmemesinin veya engellenememesinin en önemli sebebi, büyük paralar elde eden siyasilerden, milislerden ve mafyalardan destek görmesidir. Nitekim önceki Güvenlik Komisyonu Başkanı Ez-Zamili siyasi kesimleri ve partileri Irak’ta uyuşturucu ticareti probleminin genişlemesinin arkasında durmakla suçlamıştı.”

Gözlemciler sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Irak’a uyuşturucu İran, Afganistan, Suriye ve Lübnan’dan gelmekte ve güney ve batı mıntıkalara ulaşmaktadır. Bu meselede birçok kişinin parmağı bulunmaktadır. 60 milyon dolar ile Basra’da 16 milyon hap ithal eden kimse normal bir uyuşturucu taciri değildir, partilerden, yetkililerden destek alan bir tacirdir.”

Öte yandan Şii dergahların ziyaret edilmesi adı altında her yıl İran’dan Irak’a gelen ziyaretçilerden bazıları da ülkeye çok sayıda uyuşturucu sokmaktadır. Sınır kapılarından uyuşturucu sokmaya çalışan yüzlerce İranlının tutuklandığı bilinmektedir. Bir subay yakalanan çetelerden kırmızı civa ve uyuşturucu almak isteyen bir İranlıyı yakalıyorsa ve cebindeki parasına el koyuyorsa ve ardından bu subay tutuklanıyorsa bu sistematik bir uyuşturucu kaçakçılığın, sınırların uyuşturucuya açık bırakılmış olduğunun en açık delilidir. Aksine kim bu suçlara engel olmak istiyorsa tutuklanıyor ve suçlanıyor. Çok yakın zamanda uyuşturucu kullanımı ve ticaretinde büyük artışlara tanık olunacaktır. Siyasetten ve ülkeyi dünyadaki en kötü yere çeviren siyasi faaliyetlerden uzak bir şekilde gençler halüsinasyonlar için paramparça olarak kalmaya devam edecektir.

 

 

HEYET Net

20 total views, 1 views today