Irak’ta Haşdi Şaabi Milislerine Bağlı Karargahların Siyonistler Tarafından Bombalanması Karşısında Görüşlerin Farklılaşması

 

Salahuddin, Diyala ve Bağdat muhafazalarında Haşdi Şaabi milislerine bağlı karargahların ve mahzenlerin Siyonist uçakların aracılığıyla sistematik bir şekilde hedef alınması ve bombalanması üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen hükümet sessizliğini hala korumaktadır.

Dün bu konu hakkında şüpheler mevcutken bugün hükümet nazarında bu konu kesinlik kazanmıştır. Ancak ne var ki siyasi çalışmalarda yer alan yetkililer, silahlı milisler liderleri arasındaki anlaşmazlıklar, konuyla nasıl muamele edileceği, nasıl karşılık verileceği etrafında dönmektedir. Adil Abdülmehdi hükümetinin Haşdi Şaabi Heyeti Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi El-Mühendis’in Irak’taki Amerikalı varlığını hedef almak için milislerini hazırlaması hakkındaki davasına tepkisinin belki de hükümet ile Başbakanlıkla bağlantılı Haşdi Şabi milisleri kadroları arasındaki siyasi ve idari parçalanmanın halini ortaya koyacaktır.

İran rejimine yakın Ebu Mehdi El-Mühendis, Amerika Birleşik Devletlerini Haşdi Şaabi milislerine bağlı silah depolarını Siyonist insansız hava araçlarının hedef almasının arkasında bulunmakla itham etmektedir. Ancak mevcut hükümet, hükümetin silahlı kuvvetlerinin tavrını temsil etmemekle nitelendirdiği Ebu Mehdi El-Mühendis’in açıklamalarını önemsiz bulmaktadır. Bu Milli Güvenlik Danışmanı ve Haşdi Şaabi Heyeti Başkanı Falih Fayyaz’ın gerçekleştirdiği açıklamadadır.

Tavır ve konumlardaki ayrılma ve farklılık Ebu Mehdi El-Mühendis’in maruz kaldığı eleştiriler ekseninde ve Haşdi Şaabi milisleri saflarındaki grupların içinde Falih Fayyaz ile muvafakat edilmesinde açıktı. İran’a tam bir bağlılığa rağmen hükümetin emirlerine tam bir şekilde uyulacağı iddia edilmişti. Özellikle işgal hükümetlerini desteklemek için Ali Sistani’nin meşhur fetvasına binaen kurulmuştu.

Hükümet kaynaklarından sızdırılanlar İran’ın özel bir uçağının Falih Fayyaz ile Başbakanlık Ofis Müdürü Ebu Cihad El-Haşimi’yi, Siyonist hava saldırıları hakkında Falih El-Fayyaz ile Ebu Mehdi El-Mühendis arasındaki anlaşmazlığın şiddetini hafifletmek için Tahran’a taşıdığını ortaya çıkarttı. Daha sonraki gelişmelerde İran’ın Kum şehrinde ikamet eden ve Ali Hamaney’in yakını olan Kazım El-Hairi, ülkede varlığı şeri olarak haram olan Irak’taki Amerika üslerinin hedef alınmasına cevaz veren bir fetva yayınladı.

Diğer yandan askeri uzman Adil El-Ceburi şunları vurgulamaktadır: “Dünya devleti yanında maddi, siyasi, diplomatik, itibar olarak Irak’a zarar vermeye devam eden İran hendeğinde durmak Irak için gerekli değildir. Özellikle tüm dünya devletleri İran’ın entrikaları, Irak, Yemen, Suriye ve Lübnan’da yayılmacı istekleri karşısında yer almaktadır. Bu durum, Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi’yi İran baskıları, Bağdat’ın batıyla ilişkide politik duruşlarını belirleme noktasında Tahran’ın dayatmaları neticesinde çekilemeyecek bir pozisyona koymuştur.”

Hükümetin çırpınmaları onu İbranice Maariv gazetesinin vurguladıkları şeyler ekseninde Siyonist itirafıyla karşı karşıya bırakmıştır. Bu gazete, Irak’ın durumunu Suriye durumuna benzetmiş ve sistematik bir şekilde saldırılabilir imkanına değinmiştir. Öte yandan Haşdi Şaabi milislerinin karargahlarının bombalanmasındaki hedefin Siyonist oluşumlar için doğrudan tehlike arz eden füze üslerinin inşa edilmesine engel olmak olduğuna işaret etmiştir.

Maariv gazetesi, işgalci Siyonist hükümetinin Başbakanı Binyamin Netehyahu’nun açıklamalarını doğrulamaktadır. O şöyle demişti: “İsrail, Irak’ta İran varlığına ve üslerine karşı faaliyet göstermektedir. Bunun başlıca hedefi, Irak, Yemen, Suriye, Lübnan gibi hiçbir yerde İran’a dokunulmazlık verilmemesidir.” Netenyahu’nun açıklamaları Amerika merkezli New York Times gazetesinin Amerikalı yetkililerin açıklamalarının yer aldığı raporla eş zamanlı geldi. Amerikalı yetkililer Siyonistlerin uçaklarının Irak’ta İran tesislerine karşı bazı hava saldırıları düzenlediklerini vurguluyorlardı bu açıklamalarda.

Irak’ın içinde bazı hedeflere karşı düzenlenen hava saldırıların sorumluluğu hakkında Siyonistlerin ve Amerika Birleşik Devletlerinin açık itirafı, şuana dek Bağdat hükümetinden açık bir cevap veya karşılık bulmadı. Bu durum, yaşanan şeyler karşısında sessiz kalınması sebepleri hakkında bazı sorulara neden olmaktadır. Özellikle hükümetin iddia ettiği egemenliğin karalanmasının herkese aşikar olmasından sonra…

 

 

HEYET Net

62 total views, 1 views today