Haşdi Şaabi Milislerinin Büyütülmesi ve Ondan Hava Kuvvetleri Oluşturulması… İran Çıkarları İçin Vekalet Savaşına Doğru Mu Gidiliyor?

 

İran, Haşdi Şaabi milisleri liderlerinin ve bireylerinin iplerini ellerinde tutması ve alacakları kararlarda ve yönelimlerinin nasıl ve ne zaman olacağında söz sahibi olması zaman geçtikçe onu savunacak ve yerine vekalet savaşına girecek kendisine benzer bir kuvvet oluşturmaktan başka bir manaya gelmemektedir.

IŞİD örgütüne karşı savaşılması için silah taşımaya gücü yeten herkesi güvenlik güçlerine gönüllü olarak katılmaya çağıran Sistani’nin 2014 yılında yayınladığı fetvası, bu tür örgütlerin tehlikesinin Tahran sokaklarına uzanması korkusu ile İran’ı ilk savunma adımıydı. Çünkü İran’ın bu kuvvetleri desteklemesini, düzenlerine ve yönelimlerine müdahale etmesini gören kimse bunun ne için kurulduğunu, Haşdi Şaabi milislerinin ülkesinin boğazında dikene dönüşen, İran’a tabi olan milis yöntemi sebebiyle vatandaşların öfkesine neden olan Lübnan Hizbullahı gibi ülkede güçlü bir kuvvet olması için Irak ordusu kurumunun yolsuzlukla doldurulmasının, zayıf ve tecrübesi az kılınmasının hedefini bilecektir.

Son zamanlarda önerilen şeylerin en garibi Haşdi Şaabi Milisleri Lideri Yardımcısı Cemal Cafer veya Ebu Mehdi El-Mühendis’in vesikasının yayınlanmasıydı. Bunda kendilerine tabi olan bir hava kuvvetinin teşkil edilmesi kararı yer alıyordu. Salah Mehdi Hantuş, bu hava kuvvetinin müdüriyetini vekaleten yürütmesi için tevcih ediliyordu.

Haber ajansları bu kararın zamanlamasının birçok soruya neden olduğuna işaret etti. Özellikle bunun Haşdi Şaabi Heyeti lideri Falih Fayyaz tarafından yayınlanmamasına, onunla Ebu Mehdi El-Mühendis arasında karargahların bombalanması sonucunda anlaşmazlığın söz konusu olmasına, bu durumun Falih Fayyaz’ı hükümete yakın kılmasına, yardımcısı Ebu Mehdi El-Mühendis’in ikinci noktada kalmasına dikkat çekti.

Bunun mukabilinde haber ajansları General Enver Hameh Emin’den Haşdi Şaabi Heyeti tarafından hava kuvvetleri müdürlüğü kurulacağı noktasında bir bilgisinin olmadığını aktardı. Yine hükümet yetkilisi yaptığı basın açıklamasında şunları vurguladı: “Hükümetin ne bu karar hakkında ne de detayları hakkında bir bilgisi yoktur. Çabalar, Ebu Mehdi El-Mühendis ile hükümet başkanı arasındaki sorunu çözmede başarısız kaldı. Ki hükümet başkanı, Haşdi Şaabi milislerinin karargahlarının bombalanması karşısında Ebu Mehdi El-Mühendis’in hükümet icraatleri kararını beklememesi, Irak semalarındaki ruhsatlı insansız hava araçlarının hedef alınması emrini vermesi, hükümet çerçevesi dışında hava savunma sistemleri noktasında araştırma yapmak için İran’a gitmesi saygısızlığından dolayı Ebu Mehdi El-Mühendis’e hoşnutsuzluğunu göstermişti.”

Yine söz konusu yetkili bu kararın mantıklı görünmediğini ifade etmektedir. Örneğin hükümetin Haşdi Şaabi milislerin helikopterlere sahip olmasına onay verse bile bu şekilde yürümesinin mümkün olmadığını belirtmektedir. Bu kararın İran tarafından desteklenen Ebu Mehdi El-Mühendis ile hükümet arasındaki gerginliği yükselteceğini ifade etmektedir. Aynı şekilde Irak hava silahının dışında hava silahına kanun tarafından izin verildiği takdirde ne olacağı bilinmemektedir.

Diğer yandan siyasi analist Hadi El-Avadi Arabi Cedid’e yaptığı açıklamasında şunları söylemektedir: “Bu karar tehlikesine rağmen bu milisleri helikopterler ve savaş uçaklarıyla kim donatacaktır, bölge devletleri veya ABD buna izin verecek midir sorularını beraberinde getirmektedir. Bu konu yerel sınırları aşmaktadır ve bütün bölgenin güvenliğini ilgilendirmektedir. Hükümet bilgilendirilmeden, kendileriyle konu hakkında koordinasyon sağlanmadan alınmış bir karar, otoritenin dışına çıkmak demektir. Özellikle hükümet başkanı Adil Abdülmehdi’nin Haşdi Şaabi yapısının tekrardan elden geçirilmesi ve askeri müesseseye katılması kararı karşısında…”

Gözlemciler şöyle yorumlamaktadırlar: “Haşdi Şaabi milisleri İran’dan destek almakta ve hafife alınmayacak bir kuvvetten faydalanmaktadır. Adil Abdülmehdi, emriyle hareket eden, ABD’nin gözetimi altında olan askeri müessese kapsamında kendi otoritesine dahil etmeye çalışmaktadır.”

Haşdi Şaabi milislerinin Irak’ta kullandığı dört askeri üste silah depolarına ulaşan patlamaların belirsizliğiyle birlikte Washington-Tahran krizinin yeni bir dönemece girmesi belki de İran’ın Kum şehrinde ikamet eden dini mercilerden bazılarını arenaya dahil edecektir. Ki Amerika-İran çatışmasına Irak’ı çekmek bağlamında Irak’ta Amerika varlığına karşı beklenen hareketin şeri boyutunu sağlamak, onların üslerinin hedef alınmasına cevaz vermek, Irak’ta kalmalarının şeri bir haram olduğu inancını sağlamak için. Tahran zaten ABD ile askeri çekişmede bir zarar görmemektedir aksine bunu hoş karşılamaktadır. Ancak kendi topraklarında ve kendi kuvvetleriyle değil başka devletlerde, bu devletlerin kuvvetleriyle.

İran’ın Irak’ta sahip olduğu gönüllü milislerin sayısı 45 gruptan oluşan 130 savaşçıya ulaşmıştır. Irak devleti üzerindeki nüfuzu faydalanmak için uygun fırsatı bekleyen bu şekilde güç sağlamaktadır. Irak’ı vuran zararlara göz kapaması da bunlar arasındadır. Irak bu defa Tahran mollalarını güzellemek için Haşdi Şaabi kuvvetleriyle yeni bir savaşa girecek mi? İşte bu miskin halktan eksiltir.

 

 

HEYET Net

25 total views, 1 views today