İşgale Karşı Mücadelede Şeyh Haris Ed-Dari’nin Yönetim Modeli / Talat Rumayyih

Allah (azze ve celle) Şeyh Haris Ed-Dari’ye geniş rahmetiyle muamele etsin.

Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın vefatının yıldönümünde, işgale karşı mücadele yönetiminin ne şekilde olacağı ekseninde Şeyh Ed-Dari’nin görüşlerinden çıkarılması mümkün olan sonuçların tahlilini sunmaya çalışacağız. Irak’ı yerle bir ettikten sonra işgal etmek için Amerika ve İran saldırıları karşısında Irak’ın ve İslam ümmetinin tarihinin karşılaştığı bu zorlu aşamada Şeyh Ed-Dari’nin gösterdiği duruşları ve tercihleri özetlemeyi hedeflemekteyiz.

Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın duruş ve konumlanışının ana hatları incelendiğinde aşağıdaki gibi özetlemek mümkün olur:

Birincisi: Halkın Genelinden Uzaklaşmamak

Ülkelerindeki işgale karşı duran liderlerin geneli, bilhassa direniş faaliyetleri kızıştığında, insanların gözlerinden uzaklaşmayı tercih eder. Bu genelde hata olarak kabul edilen bir durum değildir. Ancak Şeyh Haris Ed-Dari, Irak topraklarında herkesin gözü önünde durmaya karar verdi ve bunu tercih etti. İşte bu mevkide duruş ve tavrını sergiledi, askeri olarak hakim işgale karşı yapılan direnişi destekleyen görüşlerini müdafaa etti. Üç sene bu çizgisini bozmadan devam etti ve Irak’ı terk etmedi. Ancak 2006 yılında hakkında tutuklama emri çıkartıldığında ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Ardından ise üzerinde düşen rolü sürdürdü ve bunu açık bir şekilde yaptı.

Bu noktada Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın olaylar ve gelişmeler karşısında mücadelede yönetiminde doğrudan bir etkisi, rolü ve rumuz oluşu söz konusudur.

İkincisi: Direnişin Aklı Askerî Olanı Reddetmek

Direniş askeriydi. Ancak fikri ve aklı askeri değildi. Direnişin askeri olmasıyla direnişin aklının ve fikrinin askeri olmasının arasındaki fark, Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın rolünün şekillendirdiği bir farktı. Şöyle ki, direniş fikrini öneriyor, meşruiyetini savunuyor, Irak’ın Amerika ve İran işgallerinden özgürleşmesi için direnişin siyasi projesini öne sürüyordu.

O milli, fikri ve siyasi yönü sürekli gündemde tutuyordu. Bunun ile direnişin siyasi duruşunu zapt edebildi, bölgedeki diğer hareketlerin düştüğü uçuruma, askeri direniş fikri ve halinin düşmesine engel oldu.

Şeyh Haris Ed-Dari tüm siyasi ve basın münasebetlerinde direnişin siyasi projesini öneriyordu. Bu şekilde direnişin milli safiyetini koruyordu.

Üçüncüsü: Gayretleri Arttıran ve Geliştiren Duruşta Sebat

Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın duruş ve konumlarını araştıran kimse gerek Irak’ın içerisinde gerekse Irak’ın dışında aleni çalışmalar ve önerilen fikirler bulacak, ne lehçesinde nede kullandığı ıstılahlarda Şeyh Ed-Dari’nin konumunu ve duruşunu değiştirmediğini görecektir. İşgalin başlamasından bu hayattan göçünceye dek duruşunda ve açıklamalarında hep sebat etti ve çizgisini bozmadı. Iraklı halkın direnişi ve cihadı için sabit konum gerçekleştirdi ve bu gayretlerin toplanmasının ve milli duruşun tek saf olmasının en önemli amillerinden biriydi.

Bu ise mücadele yönetiminde çok önemli bir meseledir. Çünkü duruş ve tavırların değişmesi, kavramların tebdil edilmesi halkın genelinin zihninde tereddütler oluşturur, tek rotada ve gelecek endeksli yönde gayretleri zayıflatır.

Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah)’ın duruşları kesindi. Gerek Amerika ve İran işgallerine karşı direnişte gerekse mevcut siyasete katılmayı ve meşru bir elbise giydirmeyi reddetme konularında asla çizgisini değiştirmedi. Görüşleri ve duruşları Irak milli hareketinin sabitelerini oluşturdu.

Dördüncüsü: Doğru Zamanda Doğru Duruş

Samarra’da İran istihbarat birimlerinin patlamalarından sonra iç savaş projesini hezimete uğratmak için karşı çıktığı sırada Şeyh Haris Ed-Dari’nin TV kanalarından birinde yaptığı konuşması hala kulaklarımda çınlamaktadır. Şeyh Haris Ed-Dari’nin konuşması, ince hesaplanmıştı. Verdiği bilgiler ve rakamlar pek dikkatliydi. Onun milli rumuz oluşu, direnişi savunması o sıralarda Amerika’nın destek ve onayıyla İran’ın kurduğu iç savaş entrikaları içinde halkın genelinin sapmasına engel olmada büyük bir etkisi vardı.

Beşincisi: Hangi İşgal Olursa Olsun Aynı Tavır

Şeyh Haris Ed-Dari (rahimehullah) İran ve Amerika işgallerinin kuvvetlerinin işaretlerinin farklı tabiatını, her birinin Irak’ın durumunu etkileme karakterini, özgürlük gayretlerini idrak etmişti. Ancak o bütün işgallere karşı tek ve genel bir duruş öneriyordu. Amerika işgalini tüm şerlerin aslı olarak görüyordu. Yine Amerika işgali olmaksızın İran’ın Irak’ı işgal edemeyeceğini biliyordu. Ancak Şeyh Ed-Dari, aşama başlıkları veya yakın düşman-uzak düşman adı altında işgalcilerden hiçbiriyle uzlaşma yapmadı, türü ve kaynağı ne olursa olsun bütün işgalleri reddetti. İşgalcilerin birbirlerine hizmet ettiklerini, daha ilk vakitlerden itibaren işgalcilerin birbirleriyle irtibatı olduğunu, yardımlaştıklarını gördü. Toplumu korumak, milli duruşu birlemek için halka bu fikri aşıladı.

Mücadele yönetiminde bu takdir, Irak halkı ve seçkinlerinden birçok sektörün yanında meseleyi çözmüştü. Aynı şekilde her geçen gün billurlaşan Irak milli fikrinin ana kaidesini teşkil ediyordu.

Altıncısı: Milli Esas Üzerine Sistemli Çalışma

Şeyh Haris Ed-Dari işgalin Irak milli kurumlarını feshetme problemini idrak etti ve mücadele yönetiminde ana fikre yapıştı. Bu fikir ise sistemli topluluk çalışması ekseninde hareket etmekti. Görevler çoktu ve milli esas üzerine gayretlerin toplanmasına ihtiyaç duyuluyordu. İşgalin hemen ardından bunu açıklamada gecikmedi. Bundan dolayı 2003 yılının Nisan ayında doğrudan ve hızlı bir tepki olarak Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin kurulması tesadüf değildi.

 

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

 

19 total views, 1 views today