Yolsuzluk ve Kötü Yönetim Nedeniyle Irak Ekonomisi Çöküşte

2003 yılında Amerika tarafından işgal edildiğinden beri Irak’ın ekonomisi, mali ve idari yolsuzluk afeti, bocalama politikaları, devletin kuvvetinin parçalanmasına sebep olan ve Arap bölgesinde ve tüm dünyada siyasi, askeri ve ekonomik olarak ağırlık olan servetlerin planlanması ve dağıtılmasının olmaması sebebiyle her geçen gün daha bir kötü hale girmektedir.

Uzmanlara göre ülkenin ekonomik yönü, 2003-2019 yılları arasındaki sürecin ölçülerinin en önemli yönüdür. 15 yıldan fazla bir süredir devletin en büyük açmazını teşkil etmektedir. Şekli, sınıflandırılması ve türü ekseninde görüşler çakışmaktadır. Irak’ın işgali salt siyasi haritanın üzerinde yapılan değişiklik değildi aksine Irak’ın baştan ayağa ekonomisini de döndürdü, içeriğini değiştirdi. Yarı sosyalist muhafazakar ekonomi sıfatını elde ettikten sonra kimliğini kaybetti.

Irak’ın petrol ihracatlarında büyük artışlar, finans gelirlerinde artış olmasına rağmen tüm bunlar Iraklı vatandaşın çektiği krizlerin çözümüne bir katkı sunamamakta, ülkenin ekonomik durumunu iyileştirmemekte veya ekonomiyi geliştirmemekte, ekonomik hareketi doğru bir yöne çevirmemektedir. Özellikle Planlama Bakanlığı, kendisine dayanılan fakirlik oranlarının resmi göstergelerinin %22.5’e ulaştığını ve bunun 4 milyon Iraklıya tekabül ettiğini vurgulamaktadır.

Dünya Bankası fakirlik sınırının %22’yi geçtikten sonra geçtiğimiz 2018 yılında Irak’taki ekonomik durumun kırılganlığı uyarısında bulunmuştu. Elde ettiği istatistiklerin ülkenin kuzeyinde ve batısındaki muhafazalarda işsizlik oranlarının artması karşısında çöküşün daha fazla olacağına işaret ettiğine vurgu yaptı.

Bu bağlamda ekonomi uzmanı Abdulhasan Eş-Şemri şunları vurgulamaktadır: “Irak’ta ekonomi dosyasının kötü idaresi sanayi sektörünü büyük oranda yozlaştırmış, üretim yapan ve vatandaşlara ürün ve hizmet sağlayan sanayilerin, atölyelerin hükümetlerin hiçbir teşviki olmadan kapanmalarına sebep olmuştur. Öte yandan yerel üreticiyi korumayla ilgili kanunlar tatbik edilmemiştir. Çöküşe doğru giden Irak ekonomisi, fakirliğin artmasına, gençler ve mezunlar arasında işsizlik sorununun yükselmesine katkı sağlamıştır.”

Uluslararası Para Fonu’na göre Irak’ın borcu 125 milyar dolara yükseldi. Yine yabancı borcu 85 milyar 300 milyon dolara ulaştı. Bunlar arasında enerji sektöründe çalışan yabancı şirketlerin paraları, elektrik alımı ve İran gazı da bulunmaktadır. İç borç ise geneli merkez bankasına, hükümetin 3 bankasına  ve ek olarak Milli Emekli Heyeti’ne olan 40 milyar dolara ulaşmıştır. 2019 yılında şirket borçlarının ve borç faizlerinin ödenmesi için 15 milyar dolar tahsis edilmiştir.

Bu bağlamda Kürdistan Milli Birlik’ten meclis üyesi Bahtiyar Şavis şunları söylemektedir: “Mali, idari ve siyasi yolsuzluğun yayılması Irak’ın dış borçlarının artmasına, ödenmesi gelecek nesillere ulaşacak hayali meblağlara ulaşmasına neden oldu. Yıllardan beri Dürüstlük Komitesinin raflarında duran 300’den fazla yolsuzluk dosyası söz konusudur. Bu dosyalar hırsızlık, yağma, hayali projeleri kapsayan kabarık ve hassas dosyalardır. Bu sorunlar zamanında çözülse, failleri yargı tarafından hesaba çekilse Irak şuanda büyük devletler sıralamasında yer alırdı. Ancak bu tehlikeli afetin önüne geçmek için hükümet tarafından ciddi bir adım ufuklarda görünmemektedir.”

Diğer yandan Uluslararası Şeffaflık Örgütü şunları söylemektedir: “Geçtiğimiz seneler içinde Irak en çok yolsuzluk yapılan devletler arasında yerini aldı. Uluslararası raporlar, para aşırmalar ve kamu malının heder edilmesi Irak’ı yolsuzluk noktasında 180 devletten 169’u sıraya çıkarttı. Hükümetlerin yolsuzlukları, elektrik, su, sağlık vb ana hizmetlerin sağlanmasında olumlu neticeler gerçekleştirememenin ana sebebidir.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü 14 yıllık sürecin istatistikleri bağlamında şunları dile getirmektedir: “Irak’ta işsizlik oranları %31’in üstüne çıktı. En başta Enbar muhafazası, daha sonra Müsenna, daha sonra Diyala, daha sonra Babil, daha sonra Başkent Bağdat, daha sonra Kerbela ve son olarak da Ninova gelmektedir. Tarım arazileri 48 milyon dönümden 12 milyona düşmüştür. 13328 fabrika ve üretim yeri kapanmış, gıdanın %75’i ve diğer şeylerin %91’i ithal edilir olmuştur.”

İnsan Hakları İzleme Örgütü petrol üretiminde dünyada ilk sıralarda yer almasına rağmen Irak’ta fakirlik sınırları altında yaşayanların oranının %35’e ulaştığına, çocuk işçi sayısının %15’e ulaştığına, 4 milyon göçmenin dünyanın her köşesinde 64 devlete göç ettiğine ve 1 milyon 700 bin insanın göçmen kamplarında yaşadığına, 5,5 milyon yetimin ve 1 milyon dulun bulunduğuna işaret etti. . İnsan Hakları İzleme Örgütü Iraklıların saran hastalıkların sayısını 39 olarak tespit etmiştir. Bunların en dikkat çekeni kolera, çocuk felci, karaciğer virüsüdür. Öte yandan kanser ve sakat doğumlarında artış dikkat çekmektedir.

Bağdat Üniversitesinde Ekonomi Uzmanı Ali Er-Ravi şunları söylemektedir: “Irak’ta fakirlik ve işsizlik oranları korkutucu bir durumda. Bu yıkım ve paraların yağmalanması devam ettikçe bu sorunun çözülmesi mümkün değildir. Fakir ailelerin geneli, IŞİD’i çıkarttıktan sonra hükümet kuvvetlerinin ve Haşdi Şaabi milislerinin kontrolüne geçen mıntıkalarda oturmaktadırlar. Bu aileler göçten geri dönerlerse evlerini askeri operasyon sonucunda yerle bir olmuş bir şekilde bulacaklar. Petrol ihracatları ve büyük bütçe boyutları onlara fayda sağlamamaktadır.”

Geçen şeylere binaen Irak’ın büyük ve çeşitli zenginliklerine rağmen Irak ekonomisi, geçtiğimiz on sene içerisinde ödünç almanın artması sebebiyle borçların artmasında ifadesini bulan büyük sorunlar karşısında acı çekmektedir. Uzmanlar ülkede mali ve idari yolsuzluk afetinin artmasını, paraların, özel aktivitelerini fonlamak için siyasetteki partilerde ve bloklardaki yetkililerin ceplerine gitmesini, devlet idaresinde hükümetlerin başarısızlığını, ekonomik krizlere ve dış borçlara battıktan sonra iflas haline ulaşmalarını sebep olarak göstermektedirler.

 

 

HEYET Net

11 total views, 1 views today