Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi’nden Irak’taki İslami Vakıflar ve Bu Vakıfları Tehdit Eden Tehlikeler Hakkında Oturum

 

Heyet Net/Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Siyasi Birimi “Irak’ta İslami Vakfın Durumu, Topluma Hizmette Etkisi ve Onu Tehdit Eden Tehlikeler” adını taşıyan bir oturum düzenlendi. Söz konusu oturuma araştırmacılar, yazarlar ve aktivistler de katılım gösterdi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Raportörü Samir El-Ulvani tarafından moderatörlüğü yapılan oturum iki noktaya odaklandı. Birinci nokta Irak’taki vakıf idaresinin başarılı çalışmalarının tecrübesini ele aldı. Bu bağlamda Musul Vakıfların önceki müdürü Dr. İdham Muhammed El-Hunş araştırmasını sunarak Irak’taki vakıfların karakterini, özelliklerini anlattı. Ardından vakıflar dosyaları hakkında bilinmesi gereken amilleri ve ana kuralları açıkladı.

Dr. İdham Muhammed El-Hunş araştırmasında vakıfların tasarrufunun, idaresinin ve önem göstermenin nasıllığı noktasında Irak tarihinin muayyen bir döneminin tecrübelerini örnekleriyle anlattı. Ülkenin işgal edilmesinden önce Irak’ın kuzeyindeki Musul vakıflar idaresinden alınan veriler, istatistikler, örnekler ve icraatları sundu. Bununla genel olarak hükümet kurumlarında ve müesseselerinde, özel olarak vakıflar divanları başkanlıklarında yaygınlaşan yolsuzluğa paralel olarak siyasi partilerin musallat olmasından sonra zararın hangi boyutlara ulaştığını açıpa çıkarmayı hedefledi.

Oturumun ikinci noktasında ise Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, “Irak’ta İslami Vakfın Durumu, Topluma Hizmette Etkisi ve Onu Tehdit Eden Tehlikeler” adlı araştırmasını sundu. Dr. Müsenna Haris Ed-Dari konuşmasının başında bu oturumun düzenlenmesinin ve böyle bir zamanda ele alınan konunun öneminden bahsetti. İstila etmek ve dokusunu parçalamak için Irak’ta İslami vakıfların karşılaştığı tehlikelere işaret etti.

Bu bağlamda Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Vakfın derecesi, sadaka verilen şeyden daha üstündür. Çünkü kıyamete dek vakfedilen şey kaldığı sürece ihtiyaç sahipleri ve hak edenler üzerinde kazancı devam etmektedir. Bu hanif dinimizde vakfın hususiyetini ortaya koymaktadır. Vakfeden kapanmayan bir hesap açmış gibidir. Hasenatları durmaz, katlanarak işlenir. Aynı zamanda asırlar boyunca Müslüman kardeşlerinin faydalanacağı bir hayır kapısı açmıştır.”

Daha sonra Dr. Müsenna Haris Ed-Dari Irak’ın işgal edilmesinden sonra hazırlanan Sünni Vakfı Divanı Kanunu’nu tahlil etti ve en önemli kaynaklarını sundu, kanun kapsamında yer alan teorilerle tamamen kesişen hakikat karşısında hasıl olan şeylerle kıyaslamak için maddelerini vakaya indirgedi.

Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari tarafından sunulan araştırma Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamanın tahlilini kapsamaktadır. Irak Müslüman Alimler Heyeti vakıfların ve camilerin aidiyeti, Bağdat hükümetinin Sünni-Şii vakıfları idareleriyle anlaşmalar yaparak oyun oynadığı kapatılmış vakıflar bakanlığının mülklerinin çözülmesi hakkında bir açıklama yayınlamıştı. Bu açıklamada Irak’taki İslami vakıflar üzerinde dönen entrikaların büyük olduğu, sonuncusunun yeni ve eski birçok kesimin arzu mahalli olduğunu vurgulamıştı.

Söz konusu açıklamayı okumak için lütfen tıklayınız:

Dr. Müsenna Haris Ed-Dari açıklamasını şöyle sürdürdü: “ Sünni Vakfı Divanı, idaresinde doğru olmayan politikalar, yürüyüşüne hiç uygun olmayan tasarruflar, meseleleri takip ederken kasıtlı olarak nitelendirilecek ihmal, mal-mülkte kontrolsüz tasarrufta derinleşti. Vakıfların şeri argümanlarından, bu alanda bağlayıcılığı olan hukuki ve idari bağlamlardan uzaktı. Camiler, bunlarda çalışanlar, vakıflar, kurumlar gibi gözetmekle sorumlu olduğu kesimlerin haklarını devamlı zayi ediyordu. Son olarak politik yargı, parti çekişmesi, bölge rekabeti, dış ilişkiler gibi faaliyet karakteriyle ilişkisi olmayan alanlara girdi.”

Dr. Müsenna Haris Ed-Dari daha sonra Bağdat hükümetine bağlı Sünni ve Şii vakıfları idarelerinin arasında Irak’taki İslami vakıflarını bölüşme girişimleri uyarısında bulunarak şunları söyledi: “Kural, vakıf vakfedenin şartı üzerine olmayı, onun şartının dışına çıkmaya imkanın bulunmadığını veya izninin olmasını öngörmektedir. Ülkenin çeşitli bölgelerinde vakfedenlerin üzerinden yüzlerce sene geçmiştir. Mevcut siyaset ve onunla ilişkili kurumlar Iraklı halkı oluşumlara ve gruplara böldü. Vakıflar daha önce birdi ve tüm Iraklılar ondan faydalanmaktaydı.”

Daha sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari geçtiğimiz asrın başında Irak devletinin kuruluşundan Amerika tarafından işgal edilinceye kadarki süreçte Iak’taki vakıflar tarihini detaylı bir şekilde anlattı. Vakıfların korunması, doğru bir şekilde idare edilmesi, din alimlerinin, siyasilerin ve başkalarının gösterdiği hırsız ve gözlemin fazlalığına rağmen asıllarının ve kurallarının ihlal edilmesi uyarıları ekseninde ilk yıllarda tabi olunan icraatları ve belgeleri paylaştı.

Irak’ın işgal edilmesinden sonra yaşanan şeyler hakkında ise Dr. Müsenna Haris Ed-Dari araştırmasının sonunda bazı belgeler ve olayları paylaştı. Bu belgelerde ve olaylarda vakıflar konusunda gevşek kalan, Irak’ta hakim irade amaçlarını ve isteklerini gerçekleştirmek için vakıflara kayıtsız kalan siyasi partilerin ve şahsiyetlerin parmağı olan uygulamalar açığa çıkıyordu. Samarra türbesi çevresindeki Emlakların satılması, vakıf kurumlarında ve idaresinde artan mali ve idari yolsuzluk bu uygulamalar arasındaydı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Siyasi Birimi tarafından düzenlenen ve “Irak’ta İslami Vakfın Durumu, Topluma Hizmette Etkisi ve Onu Tehdit Eden Tehlikeler” adını taşıyan oturumun sonunda katılımcılar bazı eklemelerde bulunarak son elli sene içerisinde Irak vakıflarıyla ilişkili olan bazı tanıklıkları paylaştılar. Öte yandan Irak İslam Vakıflarını yerle bir eden ve yansımalarını hafife alan bu krizin ne şekilde çözüleceği noktasında görüş ve öneriler de bulunuldu.

10 total views, 1 views today