Hükümet Irak’ta Cebri Kaybetme Suçlarını Gizlemekle Yetinmiyor

                                                                                                                                                           Dr. Eymen El-Ani

Irak’ta peş peşe gelen işgal destekli hükümetlerin gözaltındayken ölme ve kaybolma (cebri kaybolma) hallerini sistematik bir şekilde yalanlama ve inkar etmesinden ve tekrar tekrar sorumluluktan sıyrılma, hukuka karşı blöf yapma çabalarından 15 sene sonra yargı meclisi bu sene bir açıklama yayınlayarak ülkede kayıpların meselesini araştırmak için üst düzey olarak nitelendirdiği bir toplantının düzenleneceğini duyurdu.  Ne var ki hedef alınan davaların tabiatı için hukuki bir nitelendirme olan cebri kaybolma kavramı kullanmaktan kaçınıldı. Zikredilen toplantı sonucunda cebri kaybolanlar değil de kayıp halleriyle ilişkili vatandaşların şikayetlerini kabul etmek ile soruşturma mahkemelerine izin verildi. Davaların kabul edilebilirliği Irak sivil kanun maddeleri ile nitelendirilen “kayıp şahıs” kavramı altında sınırlandırıldı. Bu şekilde cebri kaybolma suçlarını gizleme ile yetinilmedi aksine dosyalar karıştırıldı, ceza mahkemesi ihtisası kapsamında olan cebri kaybolma halleri ile ilişkili davaların rotasını saptırmak için hukuki kavramlar üzerinde oynandı. Bu şekilde ahvalı şahsiyye mahkemesi ihtisası kapsamında olan şahısların kaybolma olaylarında hükümet taraf olmakta ve genelde sonuç olarak meçhul olarak kayıtlanmaktadır. Bu adım, hükümetin Iraklı halka karşı işlenen suçların üstünü örtmek için daha önceden de olduğu gibi yargı meclisinden gelen kasıtlı bir girişimdir. Ki bu uluslararası toplumun katılımıyla veya sessiz kalmasıyla insanlığa karşı işlenmiş bir suç ve savaş suçu sayılmaktadır. Özellikle geniş alanlar hükümet kuvvetleri tarafından gizli hapishane olarak kullanılmakta, bu kesimler tarafından cebri kaybolma suçları yayılmaktadır.

Tebliği yapılan cebri kaybolma hallerinin korkunç kemiyetini hızlı bir şekilde okuma, özellikle geçtiğimiz son beş sene vaki olanlarını, özel mahkemelerde hukukun uygulanış tabiatını gözlemleme karşısında yargı organlarının sorumluluktan kaçtıklarını veya bu türden davalara bakmaktan aciz kaldıklarını tespit eden birçok delil ve karine ile karşılaşılır. Onlardan bazılarını hatırlatalım; Belirli bazı hakimlerin, muhbirin belirlemesine veya kurban yakınlarının suçluların kimliğini mahkemelere sunulan ihbarlarda açık bir şekilde iddia etmesine rağmen davaları “meçhul” olarak kapatmaktadır. Adet olduğu gibi hakim mesleki tarafsızlıktan uzak durmakta, şikayetçilerin ifadesine kayıtsız kalmakta, iddia sahibinin açık delile rağmen cihetini meçhule değiştirmektedir. Tüm bunlar Irak’ta yerel yargının bu davalara bakmaya imkanı olmadığını, esası üzerine dava konusunun ve benzerlerinin İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine ve Birleşmiş Milletlerde ilgili kesimlere nakledilme imkanını ortaya koyar. Özellikle uluslararası toplumun Irak’ta yargı sisteminin bağımsızlığının olmamasını itiraf etmesiyle birlikte… Bu durum, katilleri adalet karşısına çıkarmaya, cezadan kaçmalarına engel olma ve kurbanların hukuki olarak mağduriyetlerini gidermeye zemin hazırlamak için cebri kaybolma davalarının uluslararası bir zemine çekme, işgalci hükümetleri uluslararası izolasyona koyma imkanı sağlamaktadır.

Irak’ta işlenen insan hakları ihlallerini hükümetin gizlemesi, Irak insanına karşı işlenen suçları işleyenleri soruşturmadan acizliği, hükümetlerin vatandaşlarının haklarına saygı duyma ve canlarını koruma sorumluluğunu yüklenme ölçüsüyle rehin olmak için milli egemenlik kavramı değiştikten sonra Irak’ta devlet egemenliğinden geriye kalan şeyi de yok etmek için ana sebep sayılmaktadır. Çünkü hiçbir otoriteye insan hakları ihlali işlemesine izin verilmemektedir. Meseleyle uluslararası ilişkilerin tabiatında yeni bir rotanın işaretiyle iç bir dava sıfatıyla muamele edilmektedir. Yöneticilerin elinde vatandaşları korumak için büyüyen uluslararası rol, milli egemenliğin üstünde uluslararası kanunun egemenliğinin açık bir şekilde zuhur etmesinde kendisini göstermektedir. Öte yandan cebri kaybolmadan bütün şahısları korumak için hükümetin acizliği ve gizli tutması kurban yakınlarını uluslararası ittifaklara sığınmaya sevk etmektedir. Irak burada, kurban yakınlarına veya yetkili bir şahsa imkan tanıyan bir taraftır. Cebri kaybolan şahsın araştırılması ve bulunması için bu anlaşmanın mucibince bireysel şikayet sunmada meşru bir maslahatı olan diğer şahıslar için de aynı durum söz konusudur. Bu durum Irak hükümetini, çevre devletlere de birçok gerekliliği dayatan anlaşma gereğince cebri kaybolanların akıbetlerini ortaya çıkarmaya mecbur bırakmaktadır. Doğru esaslar üzerine ikame edilen, çevre devletlerden birinin topraklarında cebri kaybolmanın genel şekliyle veya sistematik bir şekilde uygulandığını ifade eden delilleri kapsayan bilgiler sağlandığında, tıpkı Irak’ta olduğu gibi, bu mesele BM Genel Sekreter yoluyla Birleşmiş Milletlere acil bir sıfatla takdim edilir.

 

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

10 total views, 1 views today