Kültürel Perşembe Meclisinde Bu Hafta Prof. Dr. Reyyan Abdullah Konuk Olarak Ağırlandı

Heyet Net/Amman

Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda her hafta düzenlenen Kültürel Perşembe Meclisinde bu hafta Prof. Dr. Reyyan Abdullah konuk olarak ağırlandı. Bu bağlamda Dr. Reyyan Abdullah, İslam medeniyetiyle ilgilenen ve önem ve ilgiyle İslam medeniyetinin özellikleri üzerine çalışan Alman edebiyatçı, düşünür, doğubilimci Johann Wolfgang Von Goethe’nin hayatını ve felsefi çalışmalarını ele alan bir seminer verdi.

Dr. Reyyan Abdullah seminerinin başında şunları söyledi: “1749 yılında dünyaya gelen Johann Goethe filozof, düşünür, yazar, edebiyatçı ve aydındı. Almanya’da Leipzig üniversitesinde avukatlık okumuş ve hukuk fakültesinden mezun oldu. Ardından estetik, sanat, resim, müzik, tasvir gibi ilim dallarının yanı sıra tıp, mühendislik ve doğa bilimleri gibi birçok ilim dalı üzerinde çalışmış ve bu ilim dallarında derinleşmiştir.”

Dr. Reyyan Abdullah sözlerini şöyle sürdürdü: “En az 6 dil bilen Goethe, roman, tiyatro, şiir, düşünce ve estetik gibi alanlarda birçok kitap kaleme almıştır. Çalışmalarında ve hayatında önemli bir imtiyaz sağlayan Renk Teorisi ile ayrıcalık kazanmıştır. Özellikle ışığı ve insan ile olan ilişkisini, diğer insanın onu nasıl idrak ettiğini, rumuz kıymetini ele almıştır. Johann Goethe alanlarında ve sokaklarında onun çalışmalarını ve tarihini ölümsüzleştiren birçok Almanya şehrinde yaşamıştır.”

Daha sonra Dr. Reyyan Abdullah seminerinde 1951 yılında Almanya hükümeti tarafından kurulan ve düşünce, sanat ve siyaset gibi çeşitli alanlarda kitaplar ve dergiler yayınlayan Goethe Kültür Merkezi hakkında detaylı bilgiler verdikten sonra “Göç ve Sığınma” ile “Yazı, Yayın ve Rakamsal Sınırlar” yayınlarının da bunlar arasında olduğunu vurguladı.

Dr. Reyyan Abdullah daha sonra şunları söyledi: “Johann Goethe Doğuya, Araplara ve İslam’a büyük bir ilgisi vardı. Çünkü bunları her aydının ilham merkezi olarak kabul ediyordu. Doğuya yöneliş gibi meşhur sözü kullanmış, bunun özelinde İslam dinine, Arap kültürüne, Arap hattına önem göstermiştir. Arap dili için en dikkat çeken tavsiyesi şudur: ‘Arap dilinde olduğu gibi hiçbir dilde bu ölçüde ruh, kelime ve hat arasında insicam söz konusu değildir. Tek bir vücut içinde garip bir nizamı vardır.’”

Kültürel Perşembe Meclisinde düzenlenen seminerde Dr. Reyyan Abdullah daha sonra Johann Goethe’nin İslam Şeriatı hususunda çeşitli derin çalışmalarına değindikten sonra şu ifadeleri kullandı: “Johann Goethe Arap şiiri ve destanlarıyla ilgilendi ve Mütenebbi ve Ebi Temmam gibi bazı arap şairlerinden etkilendi. Hatta Mütenebbi’nin bazı şiirlerini Faust adlı romanında kullandı ve Muallakatı Seba’’nın bazı şiirlerini Almancaya çevirdi. Öte yandan İmru’l Kays, Tarefe bin Abd, Antere bin Şeddat, Zuheyr bin Ebi Sülma ve diğer arap şairlerinin şiirlerini okudu. Arap şiirlerinin ve kelimelerinin şiirlerinde ve edebiyatında büyük etkisi söz konusuydu.”

Alman edebiyatçının doğu edebiyatına ve diline ihtimamı bağlamında konuşmasını sürdüren Dr. Reyyan Abdullah daha sonra şunları söyledi: “Johann Goethe, 1819 yılında Batı-Doğu Divanı adını taşıyan bir divan yayınladı. Bununla batı ile doğu arasını yakınlaştırmayı ve batılıların doğu edebiyatını tanımalarını düşünmüştü. Bu divan 12 kitap ve mevzu hakkında yayınlandı ve kasidelerin yanı sıra anlamayı kolaylaştıran ve Arap edebiyatı tarihine ışık tutan mülahazalar ve yorumları da ihtiva etmektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda her hafta Perşembe günü düzenlenen Kültürel Perşembe Meclisindeki seminerin sonunda Dr. Reyyan Abdullah, Johann Goethe’nin hayatında bir menhec olarak belirlediği bazı sözlerini ve hikmetlerini paylaştı: “Kuran kitapların kitabıdır.” “Önemi yüksek işlerin, önemi az işlerin merhametinin altında olması hatadır.” “Ulaşmak olmasaydı yolculuk uzun olurdu” “Sadece bilmek yetmez, amel de onu eşlik edecek”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda düzenlenen Kültürel Perşembe Meclisindeki seminerin sonunda Alman Edebiyatçı Johann Goethe’nin hayatının diğer yönlerini, eserlerini, Goethe’ye fazlasıyla saygı duyan ve ihtiram gösteren, onun üzerinde çalışmaya ve yöntemlerini uygulamaya çağıran doğu çalışmalarına ne derece etkilediği noktasında katılımcılar tarafından açıklamalar ve eklemeler yapıldı. Öte yandan bazı tarihi kaynakların Johann Goethe’nin 1832 yılında Weimar şehrinde vefat etmeden önce İslam’ı kabul edip Müslüman olduğunu iddia ettiğine dikkat çekildi.

 

29 total views, 1 views today