Irak Müslüman Alimler Heyeti RASAM ile UHUB’un Düzenledikleri “Irak’ta Cebri Kayıp Suçları” Paneline Katıldı

 

Heyet Net/Amman

Rafideyn Stratejik Araştırmalar Merkezi (RASAM) Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ile yardımlaşarak “Irak’ta Cebri Kayıp Suçları ve Bu Suçları İşleyenlerin Cezadan Sıyrılmalarına Engel Olmak İçin Uluslararası Anlaşmalarının Yürürlüğe Koyulması Yolları” adını taşıyan bir panel düzenledi. Bu panele Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren İnsan Hakları Birimi katıldığı gibi aralarında Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi’nin de olduğu Irak ve uluslararası hukuk örgütleri ve kurumları da katılım gösterdi.

19 Ekim 2019 Cumartesi günü sabah saatlerinde İstanbul’da etkinliği başlayan panelde sekiz tebliğ sunuldu. Söz konusu tebliğler, başta birçok belge ve tanık tarafından tespit edilen cebri kayıp ve hükümete bağlı güvenlik birimlerinin ve mezhepçi milislerin bunlarda parmağının bulunması olmak üzere Irak’taki insan hakları ihlalleri suçları bağlamında birçok dosyayı ele alarak değerlendirdi.

Bu bağlamda Türkiye’de Uluslararası Hukukçular Birliği Genel Sekreteri Av. Necati Ceylan açılış oturumunda yaptığı konuşmasında Irak’ta işlenen insan hakları ihlallerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını ve bunun ülkenin iç sorunu olarak nitelendirilmesinin de kabul edilmeyeceğini vurguladı. Öte yandan Rafideyn Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Dr. Yahya Et-Tai panelin açılış oturumunda yaptığı konuşmada şunları söyledi: “İnsan Hakları konusu, coğrafya, din ve ırkın üstüne çıkmıştır. Çünkü insan, semavi şeriatların ve beşeri kanunların tamamında en yüce değerdir.”

“Irak’ta Cebri Kayıp… Vakası, Şahitleri, Siyasi Rejimin Sorumluluğu” adını taşıyan ve Dr. Abbas Arve’nin başkanlık yaptığı panelin birinci oturumunda dört tebliğ sunuldu. Irak Müslüman Alimler Heyeti İnsan Hakları Birimi Başkan Yardımcısı Dr. Eymen El-Ani, Başkent Bağdat’ın kuzeyinde yer alan Şarkat kazasındaki cebri kayıp suçlarını ele alan İnsan Hakları Birimi’nin tebliğini sunarken şunları söyledi: “Irak, cebri kayıp suçlarının en çok işlendiği bir ülkedir. Çünkü bu suç, yılda binlerce sivile ulaşan ve artarak çoğalan bir probleme dönüşmüştür. Bu durum, geniş ölçüde sistematik bir suça dönüşmesini sağlamıştır. Bununla beraber siyasi gerileme, güvenlik ve istikrarın yozlaşması ve ülkede yolsuzluğun yaygınlaşması söz konusudur.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti İnsan Hakları Birimi Başkan Yardımcısı Dr. Eymen El-Ani sözlerini şöyle sürdürdü: “Cebri kayıp suçunu sürdürmek için terörle mücadele olgusu Bağdat hükümetinin elinde bir argüman olarak devam etmektedir. Bu durum, Irak’ta gizli hapishane mekanlarının geniş bir şekilde kullanılmasının boyutlarını gözler önüne sermektedir. Çünkü hükümete bağlı güvenlik güçleri ve mezhepçi milisler tarafından yönetilen yüzlerce gizli hapishane ortaya çıkartıldı.” Aynı şekilde bu, hukuk aktivisti Av.İnas Zayed’in “Cebri Kayıp, Mefhumu, Örnekleri, Hukuki Tavır” adlı sunduğu tebliğinde vurguladığı ve dikkat çektiği şeydi.

Diğer yandan Brüksel Mahkeme Üyesi Dirk Adriancence, “Irak’ta Bir Savaş Yöntemi Olarak Cebri Kayıp” adını taşıyan tebliğini sunarken şunları söyledi: “Yaklaşık 400 rapor, Amerika işgalinin ve Irak’taki hükümet ile milislerin suçlarını belgelemektedir.”

Daha sonra Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi’nin “Cebri Kayıp Cezai Sorumluluk ve Onda Ortak Olan Kesimler” adını taşıyan tafsilatlı hukuki tebliği söz konusu merkezin müdürü Ömer El-Ferhan tarafından sunuldu. Bu bağlamda Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi Müdürü Ömer Ferhan Irak’taki mevcut anayasayı yasama açısından eksik ve yetersiz olmakla, insan hakları ihlallerine engel olacak kanun maddelerine ihtiyaç duymakla nitelendirdi. Bu durumun, hükümet yetkililerine tüm kanunları ihmal etme, hukuk adı altında ihlallerine devam etme olanağı sağladığını vurguladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti İnsan Hakları Birimi Dr. Eymen El-Ani tarafından yönetilen panelin ikinci oturumunda araştırmacılar, “Cebri Kayıp Mevzusunda Uluslararası ve Arap Örgütlerin Gayretleri ve Uluslararası Görevi Aktifleştirme” konusu hakkında tebliğlerini sundu. Bu bağlamda panelin ikinci oturumunda 4 ayrı tebliğ sunuldu. Ürdün’de Uluslararası İnsani Hukuk Milli Komitesi Başkanı Memun El-Hesavene cebri kayıp suçundan insanları korumak için uluslararası anlaşmadaki ilgili devletlerin görevleriyle ilişkili birçok konuya işaret etti ve 2006 yılında onaylandıktan sonra 2010 senesinde imaz atılan anlaşmaya Irak hükümetlerinin bağlı kalmadığını belgeledi.

Rafideyn Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (RASAM), Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ile yardımlaşarak düzenlediği “Irak’ta Cebri Kayıp Suçları ve Bu Suçları İşleyenlerin Cezadan Sıyrılmalarına Engel Olmak İçin Uluslararası Anlaşmalarının Yürürlüğe Koyulması Yolları” adlı panelin ikinci oturumunda İnsan Hakları Saygınlığı Örgütünden Reşid Musilli ile Kurtuba Müessesesinden Dr. Abbas Arve içinde görev aldıkları kurumların insan hakları alanında ve Irak’ta cebri kaybolma meseleleri noktasında çalışmalarını belgelemek için iki tebliğ sundular. Daha sonra Irak Milli Misak Koordinasyon Komitesi Üyesi Mekki Nazzal “Cebri Kayıp Dosyalarının Ortaya Çıkmasında Iraklı ve Arap Halkların Gayretleri ve Bunu Uluslararası Topluma Taşımaları” adını taşıyan tebliğini sunarak bu bağlamda birçok örnek ve tanıklıklar paylaştı.

Rafideyn Stratejik Araştırma Merkezi’nin (RASAM) Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ile yardımlaşarak düzenlediği panelin iki oturumunun sonunda panel katılımcıları Irak’taki cebri kaybolma suçlarıyla ilişkili birçok meseleyi masaya yatırdılar ve kaybolanların yakınlarının seslerini uluslararası kesimlere taşıma ve cebri kayıp noktasında uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girmesi noktasında uluslararası topluma baskı uygulama üzerinde ittifak ettiler.

17 total views, 1 views today