Ekim Gösterileri Siyasi Çalışmaların Sütunlarını Salladı, İran Nüfuzunu Deşifre Etti, 1920 Devrimini Taklit Etti

Durumlar öyle bir seviyeye ulaştı ki artık tahammül etmeye güç kalmadı. Daha fazla kötüleşmesin diye insanlar olaylara tahammül edilmesi yönünde kendilerini ikna etseler de, bunların azaltılmasını talep etseler de ancak bu azaltma işlemi hiçbir zaman tahakkuk etmedi.  İnsanların karınları her geçen boşalmaya başlamasına rağmen ancak saygınlıkları sadece Allah (azze ve celle)’ye boyun eğmektedir.

İşgal zamanında yaşları yirmiye ulaşmamış devrimci gençler, artık rüştlerine ulaştılar ve adamlara dönüşmüş bir şekilde mutlu bir hayat aramaya başladılar. Ancak bunda başarılı olamamaktalar. Bu nesil, yolsuzluktan, işsizliğin her geçen gün daha fazla artmasından, fakirlikten, daralmaktan başka bir şey görmedi. Aynı zamanda Irak’ın yıllık bütçesi çevre devletlerin bütçesine denk gelmektedir ancak gençlerin bu bütçeden bir nasibi bulunmamaktadır.

Bu defa barışçıl bir devrim içerisinde öfkeli gençler zulme, yolsuzluğa, yalan vaatlere, hırsızlara, Iraklıların kanını emenlere, mezhep temelli projelere, mevcut siyasete, mevcut anayasaya, Irak’a yıkımdan başka bir şey getirmeyen partilerin tamamına, İran rejimine ve desteklediği milislere karşı gösteri yapmaktadırlar. Dünya devletleri arasında Irak’ı en sonlara düşürenlerin tamamına karşı gösteri düzenlemektedirler.

Adil Abdülmehdi hükümetinin kurulmasının üstünden bir yıl geçti. Ancak işsizlik, yolsuzluk ve kötü kamu hizmetleri her geçen gün daha fazla artmaktadır. Bu hükümetin ömründen bir yıl geçti. Ancak Iraklıların hayalleri hala beklemeye devam etmektedir. Başta mezunlar olmak üzere gençler, atama fırsatlarının sağlanması emeliyle yaşamaya devam etmektedirler. Ancak İran’ın arka bahçesi sayılan, işgalle imtihan olunduğundan beri mazlum Iraklıların başına gelen krizlerin başlıca sebebi sayılan bu hükümetteki yetkililerin başarısız politikaları sonucunda ufukta hiçbir şey görünmemektedir.

Daha önce benzeri görülmeyen bu öfke dolu gösteriler, Irak’ta genelde yaşandığı gibi bir partinin veya bir siyasi liderin çağrısıyla başlamadı. Aksine öfkeli protestocuları, kamu hizmetlerinin kötülüğü, işsizliğin artması, ülkede yolsuzluğun artması bir araya getirdi. Bu gösterileri ayrıcalıklı kılan politize olmaması ve parti endeksli olmamasıdır. İlk gününden itibaren gösterilere katılanların yükselttiği sloganlar, halk hareketinin devam edeceğindeki ve meşru hakların istenmesindeki ısrarı vurgulamaktadır. Canlarını omuzlarında taşıyan, hükümetin güvenlik güçlerinin gerçek mermiler ile ölümle karşılaşan devrimci gençlerin sloganlarından biri, “Hakkımı almak için indim” sloganıydı.

Ekim ayının başında başlayan gösteriler, hükümetteki yetkilileri ürküten ve siyasette aktif rol alanların uykularını kaçıran büyük kalabalıklar ve yüksek cesaret karakterine sahipti. Özellikle taleplerin, rejimin ve anayasanın düşmesine ulaşmasından, isteklerin, Başkent Bağdat’ta başlayıp Zi Kar, Vasit, Necef, Kadisiye, Meysan, Müsenna ve Basra’nın da içinde bulunduğu güney muhafazalarına genişleyen kalabalık gösterilerde çıkan gençleri ikna edecek hizmetlerin iyileştirilmesine, iş imkanlarının oluşturulmasına geri dönmemesinden sonra…

Öfkeli ve meşru haklarını geri almada ısrarlı gençlerin geneli, mevcut hükümetin arşını salladı ve en seviyedeki yetkililer de dahil tüm yetkililerin ürkmesine sebep oldu. Hatta siyasi çalışma oluşumlarının tamamını tehdit etti. Bu noktada milli güvenlik ve İran çalışmaları uzmanı Feras İlyas şuna dikkat çekmektedir: “Bu gösterilerin patlamasına neden olan halkın dolma hali, yakın zamanda Irak sokaklarını kontrol altına almakla övünen siyasi oluşumlara ve partilere büyük bir darbeyi teşkil etmektedir.”

Feras İlyas sözlerini şöyle sürdürdü: “Irak bugün, büyük tarihi bir dönemece tanık olmaktadır. Bunun nedeni, bu gösterilerden siyasi ve sosyal istihkaklardan bazı şeylerin doğmasıdır. Bunlardan en önemlisi İran’a Irak’ta açık bir şekilde olumsuz bir imaj kazandırılmasının boyutudur. Çünkü göstericiler sadece kamu hizmetlerinin, ekonomik ve sosyal şartların iyileştirilmesi talebi için sokaklara inmediler. Aksine gasp edilen vatanlarını, İran ve kuklaları tarafından rehin alınan ülkenin egemenliğinin geri alınması hedefiyle de sokaklara indiler. Gösterilerin amaçlarına ulaştıkları halinde bölgesel atmosfer önünde İran’ı karmaşık bir duruma sokacaktır.”

Diğer yandan Fransa merkezli Le Monde gazetesi, Irak’ın tanık olduğu halk gösterilerini Irak’ın evlatlarının çıkarlarını İran’ın hizmetine kurban eden Bağdat hükümetinin politikalarına karşı intifada olarak nitelemektedir. Bu bağlamda şunları söylemektedir: “İran’ın Irak işlerine müdahalesine karşı çıkan bu gösteriler, ideolojik veya siyasi hiçbir ajanda taşımamaktadır. Bu durum, hükümet kuvvetlerini, gerçek mermiler, gaz bombaları ve sıcak su hortumlarına karşı duran göstericilere karşı şiddet politikaları kullanmaya sevk etti. Bunun sonucu olarak 100’den fazla sivil hayatını kaybetti, 6000’den fazla kişi yaralandı. Aynı zamanda Yeşil Mıntıka hükümeti, barışçıl ve medeni gösterilerin imajını bozmak için çeşitli yalan ithamlarla göstericileri itham ederek gerçekleri saptırmaktadır. Aynı şekilde Bağdat hükümeti, Irak’ı çevreden soyutlamak için tüm iletişim bağlantılarını kesti. Hükümet bu şekilde yaparak gençlerin azimetini kırmayı, gösterilere devam etme ısrarından vazgeçirtmeyi sanıyordu. Aynı şekilde Irak bayrağını taşımaktan başka bir şey yapmayan masum göstericilere karşı hükümete bağlı güvenlik güçlerinin işlediği suçları ve insan hakları ihlallerini karartmaya çalışmaktadır.”

Geçen şeylere binaen Irak toplumuna siyasilerin ekmek için çabaladıkları çirkin mezhep temelli hedefler, Iraklıların tamamını bir tek adamın kalbinde toplayan barışçıl gösterilere katılanların ilk sloganlarıyla birlikte buharlaştığı herkese aşikar oldu. Hükümetteki hiçbir yetkili veya siyasi çalışma meşru haklarını talep eden devrimci gençlerin azimetini kırmaya güç yettiremedi. Bundan daha önemli olanı ise bu gösteriler İran, kuklaları ve milislerinin politikalarını karşılıksız bıraktı ve Ekim devrimindeki gençlerin sloganları ve hedefleri 1920 devriminde gerçekleşenleri taklit etti.

 

 

HEYET Net

45 total views, 1 views today