Askeri Kurum Baskı ve Yolsuzluk Aracına Dönüşürse

                                                                                                                                                                             Ahmed Sabri

İşgalin ardındaki senelerde askeri müessesini eğitmek, silahlandırmak, geliştirmek için 150 milyar harcayan Irak’ın yaptığı gibi hiçbir devlet askeri müessesini geliştirmek için parasını ve servetini heder etmez.

Bu büyük paralar, özellikle Musul, Ramadi, Tikrit şehirlerinin düşmesinden sonra güvenlik açıklarını engellemeye çözüm olmadı. Aynı şekilde Iraklılara güvenlik ve istikrar sağlayamadı ve Iraklılar tünelin sonunda bir ışık göremedi.

Silahlı kuvvetlerin gücünü geliştirmek, silahını çeşitlendirmek, kuvvetlerini eğitmek yerine şüpheli silah anlaşmalarıyla bu paralar heder edildi. Aynı şekilde bu paraların bir kısmı hırsızların, onlara siyasi bir örtü sağlayanların ceplerine gitti. Irak, parasını heder eden, çatışma sahasında askeri kurumu başarısız olan, milislerin ve Iraklıların iradesiyle, meşguliyetleriyle, hayati ihtiyaçlarıyla tamamen ayrı olan gündemlerinin sığınağı olan bir ülkeye dönüştü. Irak’ın işgalden itibaren heder ettiği para, kamuoyuyla paylaşılan rakamlara göre yaklaşık 700 milyar dolardır. Ki bunun sonucunda Iraklıların hayatında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir ve petrol gelirlerinden gelen bu paralarla mutlu olunamamıştır.

Bu paralar ya çalınmış ya da yolsuzluk, hayali projeler üzerinden rüşvetler veya işgalden sonra ülkenin tamamına yayılan ve ülkenin servetinin yağmalanması için uygun zemin oluşturan istikrarsızlık ve kaos halinde ortaya çıkan aktif kuvvetlerin şüpheli anlaşmaları ile hırsızların ceplerine gitmiştir. Amerika işgali hırsızlara ve kamu malını heder edenlere meşru bir kapı araladı. Bu durum, bu paralara üşüşmek için fırsatları canlandıran hırsızları cesaretlendirdi ve ülkedeki mezhep sistemi rejimi onlara koruma sağladı.

Irak’ın finansal sıkıntı, bütçe yetersizliği, yaklaşık 145 milyar dolar olan borçlarını kapatmaya güç yettirememe ihtimalleri, imar projelerinin durması noktasında yaşadığı problemler, olası bir krizde Irak’ı koruyacağı varsayılan bu paraların tamamıyla kaybedilmesinin neticesidir.

Mezhep sistemi üzerine kurulan askeri kurumun Iraklıların paralarından büyük bir kısmını ele geçirmesine rağmen bu askeri kurum güvenlik ve istikrarı getirememiş, Irak’taki ciddi değişimlere ve yolsuzluk yapanlardan ülkenin servetini korumaya engel olmak için ülkedeki yönetimde duranların elinde bir oyuncağa dönüşmüştür. Aynı şekilde barışçıl halk gösterileri bastırılmaya çalışıldığında 100’den fazla Iraklı hayatını kaybetmiş ve 7 binden fazla insan yaralanmıştır. Ki bu insanlar siyasi rejimin kırılganlığını, mezhepçi projesinin başarısız olduğunu, meşru haklarını talep eden göstericilerin barışçıl gösterileriyle mücadelede güvenlik tercihlerinde ısrarlarını yansıtan bir atmosferde değişim ve reform talep ediyorlardı.

İşgalin bir ürünü olan, onun mezhep ve bölme projesi yolunda yürüyen, Irak’ı zayıflatıp servetini heder eden hükümeti başarısız kılan halk hareketinin yolunu güçlendiren ve yardım eden kimselerdir. Bu tercih, mezhep ve ırkın üstüne çıkan milli birliğin gerçekleşmesine rehindir.

Göstericilere karşı şiddetin kullanılmasında ve ateş açılmasında ısrar edilmesi Iraklıların güven ve istikrar, yolsuzluk yapanların, onları destekleyenlerin, Iraklıların servetini çalarken onların üstünü örtenlerin ele geçirdiği paraları koruma noktasındaki ihtiyaçlarına cevap vermede hükümetin başarısız olmasından sonra siyasi otoritenin korku ve endişeni yansıtmaktadır.

Siyasi otorite barışçıl göstericileri baskılamada sadece güvenlik tercihiyle yetinmedi aksine halk hareketinin devam edeceği ve artacağı, muhtemel yansımalarının her düzeyde yayılacağı bir konumda meşru hakları gerektirmeyen mahcup kararları da söz konusuydu.

 

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

37 total views, 1 views today