Irak Gösterileri Mezhep Tabusunu Yıktı ve İran’ın Bölgedeki Projelerini Başarısız Kıldı

ABD işgali, mezhep temelli politikalarını Irak’a dayattığında, bu projesini hayata geçirmek, Irak sokaklarına indirip halk oluşumları arasına sokmak için kuklalarını kullandığında, bu mezhep temelli fitneler işgalin ardından, özellikle siyasilerin iktidar koltuğuna iyice yerleşmesinden, onların düşük filleri sebebiyle akan Iraklıların kanlarının görüntüleri üzerinden faydalanmalarından sonra uzun senelerde muayyen bir sınırda durmadı.

Her seçim döneminde işgal ürünü olan siyasiler, mezhep kozunu kullanmaya, vatandaşları birbirine karşı düşürmeye, onları korkutmaya başlıyor. Bu, formalite seçimlerde adayların, sahte vaatlere, hiçbir faydası olmayan programlara göz kapatması için vatandaşları oyalama hedefiyle kullandığı bir yöntemdir. Ki vatandaş karanlığında kalsın, hükümetteki yetkililerin, yolsuzluk çerçevesinde işledikleri yağma, hırsızlık, ceplerini servetlerle doldurma suçlarından hesaba çekilmediği ve adalet karşısına çıkartılmadığı bir ortamda devam eden krizlerle, felaketlerle ve trajedilerle meşgul olsun.

Iraklıların ülkenin güvenlik ve istikrar, ekonomik, yaşam olarak durumların düzelmesine yönelik ümitlerini yitirmesi sonucunda geçtiğimiz senelerde Irak’ın tüm muhafazalarında, özellikle güney muhafazalarında işgal endeksli hükümetlerin başarısız politikalarını, işsizlik probleminin artmasını, işsizlere iş imkanlarının oluşturulmamasını, kamu hizmetlerinin kötüleşmesini protesto eden büyük halk gösterilerine tanık olundu. Ne var ki bu gösteriler hükümetin baskısı sonucunda hiçbir zaman amacına ulaşamadı. Ancak Ekim ayının başında Başkent Bağdat’ta başlayan ve daha önceki gösterilerin aksine Irak’ın güneyinde ve ortasındaki muhafazalara yayılan halk gösterilerinde barışçıl gösteriler düzenleyen protestocuların geneli, mezhep sistemi üzerine kurulu mevcut siyasetin ilga edilmesi, rejimin parlamentodan cumhurbaşkanlığına dönüşmesi, anayasanın tekrardan yazılması, yolsuzluk yapanların adalet karşısına çıkartılması, gasp edilen malların tekrardan iade edilmesi istekleri bağlamında yollarına devam etmekte ısrar etti. Protestolara katılan göstericilere, yüzlerce insanın hayatını kaybetmesine ve binlercesinin yaralanmasına neden olan gerçek mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz bombaları kullanılmasına rağmen.

Uzak-yakın herkes ve tüm Iraklıların düzenlenen halk gösterilerin, 2003 yılında işgal güçleri tarafından teşkil edilen siyasete katılan partilerin ve blokların derinleştirdiği tüm mezhep ve ırk temelli sloganlardan soyutlanmış olduğunu gördü. Bu partilerin İran rejimi tarafından dayatılan mezhepçi ajandayı uygulamaya devam etmelerine rağmen her türlü dış ajandayı reddeden göstericiler yeniden bu halkın milli birliğini yakalayabildiler. Başkent Bağdat’ın doğusunda yer alan Sadr şehri halkından Ali Es-Saidi adlı sivil aktivist şunları vurgulamaktadır: “Geçtiğimiz Ekim ayının başında başlayan gösteriler tekrardan milli birliği yakalayabildi. Kanlar farklı, sesler hak talebinde ortaktır. Ayrışmaya yer yok.”

Sivil aktivist Ali Es-Saidi sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bazı kesimler, bölgesel sloganlar atarak, dini kesimleri veya muayyen bir siyaseti ön plana çıkarmaya çalıştılar. Ancak devrimci gençler hemen bunları teşhis etti ve tek sesle haklarını talep eden, yolsuzluğa bulaşan yetkililerin adalet karşısına çıkartılmasını isteyen göstericilerin birliğini ihlal etmelerine engel oldular. Yetkililer, Irak topraklarında pislikleri temizlendikten sonra mezhep ve ırk nefretlerini sokacakları Irak’ın dışında başka bir yer bulsunlar. Özellikle göstericilerin bu ülkenin birliğini vurgulayan milli sloganları yükseltmesinden sonra…”

Gözlemciler ülkede şuanda devam eden hükümet karşıtı gösterilerin partilerin mezhep ve ırk temelli önerilerini iptal ettiğini, bu durumun, bu partilerdeki yetkilileri halkın saflarını ayrıştırmada başarısız olduktan sonra endişeye kapılmalarına neden olduğunu, bu ülkedeki varlıklarının tehlikeye düştüğünü hissettiklerini, halkı mezhep ve ırk temelli parçalamada umutlarını yitirdikten sonra baskı ve şiddet politikalarına başvurduklarını, ancak göstericilerin yükselen çığlıkları ve hedeflerine ulaşma ısrarları karşısında bunun başarısız olacağını vurgulamaktadır.

Ülkede devam eden gösterilerde daha önce benzeri görülmemiş büyük değişim İran müdahalesine ve Irak’ta entrika dolu politikalarına karşı durulmasıdır. Sadece hükümetteki yolsuzluğa bulaşan yetkililerin kovulmasını talep etmeyen aynı zamanda İran’ın entrikalarına, Irak’ın iç işlerine müdahale etmek isteyen herkese karşı konulmasını da isteyen göstericilerin yükselttiği sloganlarda bu durum açık bir şekilde görülmektedir. Göstericiler Kerbela’daki İran konsolosluğu önünde “İran dışarı, dışarı.. Bağdat özgür kalacak” sloganları atıyordu. Öte yandan konsolosluk binası göstericiler tarafından yakıldı ve Irak bayrağı göndere çekildi. Bu durum karşısında Ali Hamaney, İranlı yetkililerde şok etkisi oluşturan, bölgedeki genişlemeye hayallerini suya düştüğü hissine kaptıran bu gösterilerin ardında ABD ve Siyonistler olduğu ithamında bulundu.

Amerika merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’da Siyasi Analist Neil Quilliam şunlara dikkat çekti: “Iraklı göstericiler İran’ın Irak’ta nüfuzunu genişletmek için yaptığı tüm planlarını başarısız kılmak için gayret gösterdi. Aynı şekilde bu gösteriler bu ülkede İran’ın çıkarlarına karşı gerçek bir tehdit sayılmaktadır. Çünkü bu hareket milli bir harekettir ve İran tarafından desteklenen siyasi otoriteye karşı koymayı temsil etmektedir. Başta Adil Abdülmehdi olmak üzere hükümetteki müttefikleri düşürüldüğü zaman Irak büyük bir zararla karşılaşacaktır.”

Geçen şeylere binaen Başkent Bağdat ve Irak’ın güney ve orta muhafazalarında devam eden halk gösterilerinin meyvesinin İran’ın Irak’a sızmasına, başta Kasım Süleymani olmak üzere komutanlarının Irak’taki siyasiler üzerinde hakimiyet kurmasına karşı çıkış, hükümetin başarısız politikaları nedeniyle 2003 yılından günümüze dek Irak halkının yaşadığı felaketlerden ve musibetlerden kurtuluş, bu halkın tekrardan milli birliği yakalaması, Amerika ve İran işgallerinin ve kuklalarının tüm projelerinin başarısız olmasıdır diyebiliriz.

 

 

HEYET Net

12 total views, 1 views today