Hükümetin Tüm Baskı ve Şiddetine Rağmen Irak’taki Barışçıl Halk Protestoları Güçlenmeye ve Genişlemeye Devam Ediyor

 

Hükümete bağlı güvenlik güçlerinin şiddetli baskıları ve orantısız güç kullanmaları sonucunda 300’den fazla göstericinin hayatını kaybetmesine ve 15 binden fazla kişinin yaralanmasına rağmen Ekim ayının başlarından itibaren Başkent Bağdat ve Irak’ın orta ve güney muhafazalarında devam eden hükümet karşıtı halk gösterilerinin genişliği ve boyutu tüm dünyayı şaşkına çevirdi. Iraklı halkın başlattığı bu gösteriler önceki gösterilerden, katılımcıların 2004 yılından günümüze dek yetkililerin yalancı vaatlerinden ümidini kesen genç gruplar olmasıyla ayrılmaktadır. Gösterilerin bu seyri, hükümet yetkililerinin uykularını kaçırmıştır.

Genel olarak Iraklılar ve özel olarak işsiz kalan gençler, ülkede güvenliği tekrardan oluşturmak, saygın bir yaşam sağlamak, insana önem vermek gibi ana ihtiyaçlara cevap vermekte tam bir başarısızlık içinde olan hükümetlerin tamamına karşı güvenlerini yitirmişlerdir. Iraklının zihninde hükümetlerin istenilen bu üç ana unsuru hiçbir zaman gerçekleştirmediği ve hiçbir zaman da gerçekleştiremeyeceği düşüncesi artık derinlik kazanmıştır. Çünkü bu hükümetler, Iraklı vatandaşı gözetmeyen bir siyasi rejimi benimsemiş, ekonomik çöküntü, mali ve idari yolsuzluğun had safhada olması ve işsizliğin yayılması şöyle dursun su, elektrik, eğitim, sağlık gibi en basit hizmetlerin güvencesini vermekten bile aciz kalmıştır.

Tüm alanlardaki bu çöküntünün devam etmesi sonucunda Iraklıların öfkelerinin ivme kazanmasına neden olmuş, 2015 yılında başta Basra olmak üzere güney muhafazalarında halk gösterileri gelişmiştir. Ancak ne var ki hükümete karşı öfkenin hiddeti, Irak şehirlerinde gösteri alanlarında ve caddelerde barışçıl gösteriler düzenleyen göstericilere karşı karşılık vermenin şiddetini de artırmıştır. Geçtiğimiz Ekim ayının başında başlayan halk gösterilerinde güvenlik güçlerinin göstericilere karşı gerçek mermi, ses ve göz yaşartıcı gaz bombalarını kullanması sonucunda göstericilerden 300’den fazla kişi hayatını kaybetmiş ve 15.000’den fazla kişi yaralanmıştır.

Şuan devam eden gösterileri ayrıcalıklı kılan şey, Irak sokaklarının öfkesi, İran’ın Irak işlerine müdahale etmesine, hükümeti ve ülkedeki İran varlığına karşı çıkan Iraklılara karşı her türlü suçu işlemeye ve insan hakları ihlallerine devam eden milisleri desteklemesine karşı çıkmalarıdır. Ki ülkede yolsuzluğa bulaşan yetkililerin adalet karşısına çıkmasını, işsizler için iş imkanlarının oluşturulmasını, kamu hizmetlerinin iyileştirilmesini, Adil Abdülmehdi’nin istifa etmesini, anayasanın düzenlenmesini, siyasi çalışmaların tamamıyla reform edilmesini talep eden göstericilere karşı şiddetin uygulanmasında İran’ın büyük bir rolü bulunmaktadır.

Geçtiğimiz Ekim ayının başında başlayan barışçıl gösterilerin başlamasından itibaren göstericiler hareketlerinden büyük bir bölümünü İran rejimine açık bir şekilde mesaj vermek için kullandı. Gösteri düzenleyen Iraklılar İran’ı ve ülkede hiçbir şekilde onun varlığını kabul etmediklerini açıkça gösterdiler. Göstericilerin yükselttikleri sloganlar ve açtıkları pankartlar bunu açık bir şekilde göstermekteydi aynı şekilde Irak sokakları, başta hükümete ve mezhepçe milislere destek sağlamak olmak üzere Tahran’ın Irak iç işlerine müdahale alanını daralttığını açığa çıkardı. Irak sokaklarının öfkesinin, İran’ın Irak’a sızma boyutlarını açığa çıkarmakta başarılı olduğu görülmektedir. Bu durum ise Tahran’ı, sihrin sihirbaza döneceği korkusuna sevk etmektedir.

Gözlemciler Iraklı göstericilerin İran’ın Irak’ta nüfuzunu genişletmek için yaptığı tüm planlarını başarısız kılmak için gayret gösterdiğini, aynı şekilde bu gösterilerin bu ülkede İran’ın çıkarlarına karşı gerçek bir tehdit sayıldığını vurgulamaktadır. Çünkü bu hareket milli bir harekettir ve İran tarafından desteklenen siyasi otoriteye karşı koymayı temsil etmektedir.  Sadece hükümetteki yolsuzluğa bulaşan yetkililerin kovulmasını talep etmeyen aynı zamanda İran’ın entrikalarına, Irak’ın iç işlerine müdahale etmek isteyen herkese karşı konulmasını da isteyen göstericilerin yükselttiği sloganlarda bu durum açık bir şekilde görülmektedir. Göstericiler Kerbela’daki İran konsolosluğu önünde “İran dışarı, dışarı.. Bağdat özgür kalacak” sloganları atıyordu. Öte yandan konsolosluk binası göstericiler tarafından yakıldı ve Irak bayrağı göndere çekildi. Bu durum karşısında Ali Hamaney, İranlı yetkililerde şok etkisi oluşturan, bölgedeki genişlemeye hayallerini suya düştüğü hissine kaptıran bu gösterilerin ardında ABD ve Siyonistler olduğu ithamında bulundu.

Irak hükümetinin içine düştüğü çukurdan kurtulması için İran Irak’taki vekilleri ile yardımlaşarak çok fazla gayret göstermeye, Ekim ayında başlayan halk gösterilerin bitmesi için elinden geleni yapmaya devam etmektedir. Ancak tüm caba ve gayretler, sesleri hala İran varlığının, Kasim Süleymani aracılığıyla müdahalesinin reddedilmesini haykırmaya devam eden bu devrimin katılımcılarının sayısının artmasıyla karşılaştı. Ki İran Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’nin, Adil Abdulmehdi hükümetin en dikkat çeken karar sahibi olduğu bilinmektedir. Gösterilerin başlamasının hemen ardından gösterileri engellemek ve entrika dolu olanlar koymak hedefiyle Bağdat ve Tahran arasında mekik dokumuştur. Ancak onun bu çabaları başarısız olmuş, İran, vekilleri ve kuklaları varlıklarını tehdit eden gerçek tehlikeyi derinlemesine hissetmişlerdir.

Amerika merkezli gazeteler, dergiler ve sitelerin ülkede geçtiğimiz ay başlayan barışçıl gösterileri haberleştirmeye ve yorumlamaya devam ettikleri biliniyor. Bu bağlamda Foreign Policy dergisi şunları söylemektedir: “Irak’ta hükümet karşıtı protesto düzenleyenlerin seçimler dışında birkaç istekleri bulunmaktadır. 2003 Amerika işgalinin ardındaki senelerde yönetime gelen, Iraklıların genelinin yolsuzlukla suçladığı, Amerika Birleşik Devletleri ve İran gibi Iraklı olmayan güçlere boyun eğen siyasi elitlerin ve kuvvetlerin uzaklaştırılması göstericilerin söz konusu istekleri arasındadır.” Amerika merkezli Washington Post gazetesi ise şunları vurgulamaktadır: “Bağdat hükümeti ve İran rejimini tehdit eden söz konusu hükümet karşıtı halk gösterileri geçtiğimiz senelerde düzenlenen gösterilerin en genişi kabul edilmektedir. Çünkü bu gösteriler, Irak’ın modern tarihinin en büyük halk hareketlenmesini ve ayaklanmasını temsil etmektedir. Bu gösterilerin direklerini, Amerika Birleşik Devletleri işgali zamanında, şuanda kendilerini karşılarında savunma pozisyonunda konumlandırdıkları siyasilerin gölgesinde yetişmiş yeni nesildir.”

 

 

HEYET Net

33 total views, 1 views today