Hükümetin Suçlarının Diğer Bir Yüzü: Ekim Devrimi Aktivistlerinin Kaçırılması ve Tasfiye Edilmesi

Yüzlerce masum göstericinin hayatını kaybetmesine, binlercesinin yaralanmasına, aralarında onlarca sivil aktivistin de bulunduğu yüzlercesinin kaçırılmasına sebep olan hükümetin güvenlik güçlerinin gerçek mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz bombası kullanması gölgesinde yaşam koşullarının iyileştirilmesi, işsizlere iş imkanlarının sunulması, ülkedeki yolsuzlukların bitirilmesi istekleriyle başlayan daha sonra hükümetin düşmesi, mevcut siyasetin ilga edilmesi, anayasanın düzenlenmesi, yolsuzluğa bulaşan siyasilerin adalet karşısına çıkarılması isteklerine evrilen halk ayaklanmasına katılanlarına baskı kurmada hükümet yetkilileri çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar.

Aktivistler tarafından vücutları titreten, kalpleri parçalayan bir video yayınladı. Bu videoda milislerin ve güvenlik güçlerinin Hasan El-Benna El-Huseyni adlı kaçırılan bir aktivist hakkında işledikleri suçlar görülüyordu. Söz konusu aktivist kötü bir haldeydi ve üzerinde vahşi işkence izleri dikkat çekiyordu. Konuşmaya hatta nefes almaya bile takati yoktu. Kerbela hastanelerinden birine yatırılan aktivistin çevresinde doktorlar hayatını kurtarmaya çabalıyorlardı.

Kerbela muhafazası geçtiğimiz birkaç gün içerisinde hükümet karşıtı göstericileri ve aktivistleri hedef alan çeşitli suikastlara tanık oldu. Söz konusu muhafazada yer alan El-Huseyn mahallesinde aracının bagajına gizlenmiş Firas El-Ceburi adlı sivil aktivistin cesedi bulundu ve beraberinde bulunan notta “Kerbela’da gösteriye katılanlaların akıbeti budur” yazıyordu. Bu durum karşısında ailesi, çocuklarının ülkede devam eden gösterilere karşı olan siyasi partilere bağlı milisler tarafından kaçırılıp katledildiğine emin oldu.

Hükümet karşıtı barışçıl gösterilerinin ilk kıvılcımının alevlendiği Başkent Bağdat da, gösterileri destekleyen aktivistleri, göstericileri, doktorları ve sağlık ekiplerini hedef alan kaçırılma ve suikast olaylarından nasibini alanlar arasında. Dergam Ez-Zeydi, Mari Muhammed, Saba El-Mehdavi, Seca Muhammed söz konusu kişiler arasında. Bazıları serbest bırakılırken bazılarının akıbeti kapalılığını korumaktadır.

Başkent Bağdat’ta ve diğer orta ve güney muhafazalarında son zamanlarda kaçırılan ve bazıları öldürülen sivil aktivistlerin sayısı 30’un üstüne çıktı. Bunun yanı sıra 400’den fazla gösterici hükümet hapishanelerinde tutulmaya devam etmekte ve buralarda çeşitli işkencelere maruz kalmaktadırlar.

Bu bağlamda gazeteci ve aktivist Muntazar Ez-Zeydi genel olarak göstericilerin, özel olarak aktivistlerin kaçırılmasından hükümeti ve güvenlik güçlerini sorumlu tutmaktadır. Çünkü hükümetin bu tutuklama ve kaçırma emirlerini yayınladığını, onlar için yargı yoluyla hazır suçlamalar oluşturduğunu ifade etmektedir.

Muntazar Ez-Zeydi sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Aktivistleri tutuklayan ve kaçıran kimseler hükümete bağlı milislerdir ve bunların başında Haşdi Şaabi milisleri ve onların istihbaratı gelmektedir. Bunların amacı gösterilere katılanları korkutmayı ve endişelendirmeyi hedeflemektedir. Bu milisler söz konusu aktivistlere çeşitli işkenceler uygulamakta ve serbest bırakmadan önce şantaj uygulama amacıyla bunların resimlerini ve kötü videolarını çekmektedir. Öte yandan bu davranışları reddedenlerin maruz kaldığı cinayetler söz konusudur.”

Diğer yandan gazeteci aktivist Muhammed İmad şunları söylemektedir: “Başta Başkent Bağdat’ın ortasında yer alan Tahrir Meydanı’nda olmak üzere birçok kaçırma olayı söz konusudur. Başkent Bağdat, şuana kadar hala akıbetleri belli olmayan onlarca kadın ve erkeğin kaçırılmasına tanık oldu. Tüm bunlar, vatandaşların gösterilere katılmalarına engel olmak hedefiyle milislerin cinayetlerine ve adam kaçırma uygulamalarına devam ettiğine delalet etmektedir.”

Uluslararası Af Örgütü hükümet yetkililerinden ifade özgürlüğünü ayaklar altına alan sesleri kısma, ağızları kapatma politikası kapsamında kaçırılan göstericilerin ve aktivistlerin akıbetlerini ortaya çıkartma talebinde bulundu. 400’e yakın göstericinin hayatını kaybetmesine ve 17.000’e yakının yaralanmasına neden olan güvenlik güçlerinin gerçek mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz bombaları gibi şiddetin dozajının artırılması karşısında endişelerini dile getirdi.

 

 

HEYET Net

67 total views, 1 views today