(1410 Sayılı Açıklama) Hindistan’da Müslümanları Dışlayan Irkçı Vatandaşlık Kanunu Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Hindistan’daki Müslümanları asli vatandaşlıktan göçmene dönüştürmeye çalışan Hindistan hükümetinin, Hindistan’daki Müslümanları dışlayan ırkçı vatandaşlık kanunu hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklama şu şekilde:

(1410 Sayılı Açıklama) Hindistan’da Müslümanları Dışlayan Irkçı Vatandaşlık Kanunu Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Hindistan’daki Müslümanlar hakkında zalim bir baskı, ötekileştirilme girişimi, Hindistan’ın bütüncül kültürünün kimliğine dokuna işlemi içerisinde Hindistan hükümeti, Müslümanlara düşmanlık ve ülkelerinde onlardan intikam için ırkçı vatandaşlık tasarısını kanunlaştırdı. Söz konusu kanun, Müslümanların 24 Mart 1971’den önce ülkede yaşadıklarını veya ailelerinin yaşadıklarını ispat eden belgelerle vatandaşlıklarını ispat etmelerini öngörüyor. Aksi takdirde yeni kanun aracılığıyla Hindistan vatandaşlığı düşürüldükten sonra onlarla yasal olmayan (kaçak) göçmen sıfatıyla muamele edilecek. Yeni çıkan bu kanun, Çin’in batısında İslami mıntıkalarda Uygur Müslümanlarına karşı Çin’in izlediği yola benzeyen bir yolun izlenmesine kapı aralamaktadır.

Aynı zamanda yeni kanun, komşu devletlerden gelen ve geneli Hindu olan milyonlarca gayri müslim olan göçmene vatandaşlık vermektedir. Bu durum, bu kanunla sadece Müslümanların hedef alındığına açık bir delildir.

Birçok dine sahip Hindistan’ın tek bir renge sahip bir ülkeye dönüştürülmesi, vatandaşlık, adalet, eşitlik, inanç özgürlüğü, düşünce özgürlüğü ilkeleriyle çelişen bir durumdur. Bu nedenle Müslümanlar ve aralarında muhalif partilerin ve kuvvetlerin de olduğu diğer insanlar, Hindistan’ın genelinde yeni ırkçı kanununu protesto eden büyük halk gösterileri başlattılar. Bu gösterilerin, Hindistan hükümetinin kararlı olması, göstericileri korkutmak, etkisiz kılmak hedefiyle ülkenin genelinde göstericilere karşı orantısız güç kullanması, İslami kurumlara, üniversitelere baskınlar düzenlemek ve öğrencilere saldırmak gibi göstericilere karşı her türlü şiddetli yola başvurması neticesinde önümüzdeki ay boyunca devam edeceği öngörülmektedir.

Hindistanlı Müslümanlar aleyhinde bu haksız ve ırkçı kanun ve Müslümanlara yönelik diğer tüm haksız uygulamalar kabul edilir değildir. Bu kanun, tüm uluslararası kanunları, toplumsal örfleri ve insani kuralları hafife almaktır. Bu, aylar önce Keşmir ile başlayan Hindistan’daki Müslümanların hedef alınması halkalarından bir halkadır. İşte bu yeni kanunla tamamlanmaktadır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, yönetici veya halk olsun tüm İslam dünyasını, bu zalim uygulama karşısında ciddi bir duruşla durmaya, bu olaya göz kapatmamaya, Hindistan’da ve diğer yerlerde Müslümanlara yönelik uygulanan sistematik baskı gölgesinde İslami kurumların ve zirvelerin arasındaki anlaşmazlıklarla ve tartışmalarla meşgul olmamaya çağırıyoruz. Aksi takdirde zulüm ve tecavüzün çok daha fazla olmasına neden olacaktır.

 

 

Genel Sekreterlik

22 Rebiülahir 1441

19 Aralık 2019

 

100 total views, 1 views today