Irak Hükümeti Göstericileri Bastırmaya Gerekçe Sağlamak İçin Kaos Çıkacağı İddiasını Öne Sürüyor

Geçtiğimiz Ekim ayının başlarından itibaren Başkent Bağdat’ın ortasında ve ülkenin güney ve orta muhafazalarına bağlı şehirlerde protesto alanlarında barışçıl gösteriler düzenleyen protestocuların maruz kaldığı şiddet ve baskıya gerekçe sağlamak için hükümete yetkilileri, kaostan korkutma dosyasını kullanmaya çabalamaktadır. Şöyle ki söz konusu gösterilerde hükümete bağlı güvenlik güçleri ve mezhepçi milisler, gerçek mermi, ses bombası ve göz yaşartıcı gaz bombası kullanmış ve 500’den fazla göstericinin hayatını kaybetmesine ve 20 binden fazlasının yaralanmasına neden olmuştur. Yaralılardan bazılarının kritik durumu göz önünde bulundurularak hayatını kaybedenlerin sayısının artacağı öngörülmektedir.

Bu bağlamda Yeşil Bölge hükümeti, Irak’ta vatandaşların güvenlik ve selametini, ülkenin egemenlik ve bağımsızlığını tehdit edecek kaosun ortaya çıkacağı korkusunu ve endişesini oluşturmak için İran rejimine bağlı milislerle koordineli bir şekilde hareket etmektedir. Bunun altında, ülkede her kurumda yaygınlaşan yolsuzluk sorununun bitmesi, başta mezunlar olmak üzere işsizlere iş imkanlarının sağlanması talepleriyle yaklaşık 3 ay önce başlayan, daha sonra hükümetin düşmesi, mevcut siyasetin bütünüyle ilga edilmesi, anayasanın değişmesi ve halkın parasını çalan yolsuz yöneticilerin adalet karşısına çıkarılması taleplerine dönüşen barışçıl protestolara karşı uluslararası kamuoyu oluşturma hedefi yatmaktadır.

Vatandaşları korkutma hedefiyle Basra muhafazasındaki silahlı milisler yaklaşık iki hafta önce 5 kişiden müteşekkil bir aileyi, evlerine silahlı saldırı düzenleyerek vahşi bir şekilde katletmiştir. Market sahibi olan evin reisi, göstericilere yardım sağlayan bir isimdi. Aynı şekilde Diyala muhafazasında ordu kuvvetlerinin binasına düzenlenen benzer bir saldırı sonucunda ordu kuvvetlerinden 5 ölü veya yaralıya neden olmuşlardır.

Gözlemcilere göre Irak hükümeti, Amerika’ya, ara ara Amerikalı kuvvetlerin bulunduğu mevki ve üsleri bombalamakla tehdit eden mesajlar gönderen silahlı milislerin yardımıyla sözde kaos çıkacağı yönünde korku oluşturmaya çalışmaktadır. Aynı şekilde Bağdat hükümeti, kuzey ve batı muhafazalarında IŞİD’in geçiş yollarını açmaya, “IŞİD bu mıntıkalarda saldırmak ve tekrardan hakimiyet sağlamak için saflarını tekrardan toplamaya çalışıyor” algısını oluşturmak için silahlı saldırılar düzenlemelerine izin vermeye çalışmaktadır.

Gözlemciler aynı şekilde şuna dikkat çekmektedir: “İstifa eden Başbakan Adil Abdülmehdi ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile yaptığı telefon görüşmesinde zayıflatılması hedefiyle hükümetin maruz kaldığı uluslararası baskı Irak’ta kaosun artmasına neden olacağını iddia etmişti. Mark Esper’i teröre karşı Bağdat ve Washington arasındaki yardımlaşmanın devam etmesine, ülkenin genelinde güvenlik ve istikrarın sağlanması için hükümet kuvvetlerine destek vermeye çağırmıştı.”

Aralık ayının başından bu yana Amerikalı kuvvetlerin de içinde bulunduğu askeri üsleri ve karargahları hedef alan roket saldırıları tekrarlandı. Irak Savunma Bakanlığı iki roketin Uluslararası Bağdat Havaalanı çevresine düştüğünü vurguladı. Aynı şekilde aynı havaalanı yakınlarında hükümet kuvvetlerinin karargahı hedef alındı ve söz konusu saldırı sonucunda 6 kişi yaralandı.

Haber ajansları Irak gözlemcilerin şu sözlerine yer vermektedir: “Irak’ta hükümetin düşmesini ve mevcut siyasetin tamamıyla ilga edilmesini talep eden sloganların yükseldiği halk protestolarını nihayete erdirmek güçleşirken hükümetin siyasi açıklamalarının tamamıyla aksine Irak’ta kapsamlı bir yeni şiddet olayları oluşturulması mümkündür. Bunun altında siyasi partilerden ve İran’a bağlı silahlı milislerden iktidarın yularına yapışan kesimlerin hedefleri bulunmaktadır.”

Öte yandan silahlı milisler tarafından olası bir saldırıya maruz kalmaktan korktuğu için ismini paylaşmak istemeyen bir siyasi analist şunları söylemektedir: “Irak’ta Amerikalı kuvvetlerin varlık gösterdiği askeri üs ve karargahlara roketli saldırı düzenleyen Haşdi Şaabi milislerine Amerika’nın askeri bir karşılık vermeye çekme hedefi, “ana çatışmanın sesinin üstüne hiçbir ses çıkmaz” kaidesince halk gösterilerini bitirmek için gerekçe sağlamaktadır.”

Geçen şeylere binaen Irak hükümetinin kaos uyarıları, İran’a bağlı milislerin ülkeyi yeniden şiddet sarmalına sürüklemesi, ülkeyi, barışçıl gösterilere katılanları bastırmak ve olayların tekrardan siyasi partiler ve bloklar tarafından kontrol altına alınmasında tek aracın silah olmasına sürükleyecektir. Ki göstericiler söz konusu siyasi partilerin 2003 yılından günümüze dek Iraklı halka karşı işledikleri tüm suçları ortaya çıkarmayı başardılar.

 

 

HEYET Net

73 total views, 2 views today