Irak Müslüman Alimler Heyeti: Irak’ın Çatışma Sahası Olmasına ve Bir Tarafın Oyuncağı Olmaya İzin Vermeyin

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği yayınladığı açıklamasında “Tüm Iraklılara düşen, Irak’ın çatışma alanına dönüşmesine, şu veya bu tarafın elinde oyuncak olmaya izin vermemektir. Amerika ile İran savaşı geçici ve cüzidir. Bizim onlarla savaşımız ise devamlı ve küllidir.” İfadelerini kullandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterlik tarafından yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Amerika ile İran arasında bölgedeki nüfuz çatışması fasıllarından biri İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesiyle son buldu. Kasım Süleymani, Amerika ile İran’ın Kudüs’te değil, Bağdat’ta, Tahran’dan değil Şam’dan gelen çatışmalarının turunun hazırlığı sayılmaktaydı.”

Daha sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamada söz konusu olayın Irak’ta başlayan genç devrimin peşinden Amerika ile İran nüfuzlarının arasında artan gerilime tanık olunduğu hassas ve önemli bir zamanda meydana geldiğine vurgu yaptı. Ardından bu devrimin, iki taraf arasında çıkar çatışmasını körükleyecek uygun şartları sağladığı, Amerika’nın, teröre karşı uluslararası koalisyonda ortağının nüfuzuna sınır koymak, bu nüfuzu olabildiğince azaltmak, aynı zamanda bu ortağının çıkarlarına karşı kendi nüfuzunu geri getirmek için uygun bir fırsat bulduğu açıklanarak “özellikle, Bağdat’taki (Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Bakanlar Meclisi) üçlü yönetim üzerinde İran’ın hegemonyasının dikkat çektiği siyasi açıdan…” ifadelerine yer verildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Açıklanan veriler, Amerika Başkanının şahsıyla ilişkili operasyon kararı alma ve yönetimde kalma gereklerinin, uzun yıllar İran ile yardımlaşmasının ve genişlemesine ve boşluğu doldurmasına nazariyesine izin verilmesinin boşa gitmesini istemeyen Amerika yönetiminin stratejik kararına uymadığına işaret etmektedir. Amerika’daki bu operasyona yönelik bu dahili itirazlar, ki itiraz edenler bölgede Amerikalı askerleri tehlikeye maruz bırakacağını düşünüyor, Iraklıların ve diğerlerinin maslahatını düşünmekten uzak olduğunu, bölgedeki müttefiklerinin çıkarlarını düşünmeden alınmış bir karar olduğunu açıklamaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti daha sonra yayınladığı açıklamasında genel olarak bölgede özel olarak Irak’ta Amerika-İran rekabeti ilişkilerini düzenleyen, Irak’ın egemenlik ve bağımsızlığını alan, ülkeyi Iraklıların hala bedelini ödediği bir savaş meydanına çeviren, Amerika ve İran’ın karşılıklı hizmet etmesine kapı aralayan güvenlik anlaşması “İz’an Anlaşması” olduğunu vurguladı. Özellikle yıllar önce teröre karşı kurulan uluslararası koalisyon aşamasında bunun gerçekleştiğine dikkat çekilen açıklamada bu yıllarda terörist Haşdi Şaabi milislerinin ortaya çıkartıldığı, Irak şehirlerini, daha sonra Suriye şehirlerini mübah görmeleri için onlara alanlar açıldığı, suçların işlenmesi için bunlara ve başkalarına yol oluşturan Amerika uçaklarının korumasında Amerikalı ve diğer kuvvetlere on binlerce insanın hayatını kaybetmesinde ve milyonlarca insanın tehcir edilmesinde ortaklık ettikleri belirtildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Kasım Süleymani gibi bir katilin ve İran’ın Irak’taki işgalinin ayakları olan Iraklılardan ve İranlılardan diğer katillerin Amerika tarafından öldürülmesi, Irak’ta ve başta Suriye ve Yemen’de olmak üzere diğer yerlerde akıtılan kanlardan sorumlu oluşlarından muaf tutmamaktadır. Bu kişilerin öldürülmesi, Iraklıların ve Kudüs Gücü ateşiyle dağlanmış diğer Arap milletlerin maslahatıyla hiçbir ilişkisi olmayan, tamamıyla Amerika’nın özel hesabı bağlamında gerçekleşmiştir. Süleymani’nin öldürülmesinden önce İran’ın düşmanları, Süleymani’nin Arap bölgesi planlarına büyük hizmetler sunan, önündeki birçok yaptırımı kaldıran, Humus, Halep, Deyr Zor, Kusayr, Felluce, Tikrit, Beyci, Musul ve başka yerlerde dolaşmasına izin veren, bölgeyi karıştırmak, dengeleri altüst etmek, dahili ve harici güvenliği tehdit etmek için İran’a geniş yollar açan Amerika tarafından aynı şekilde öldürülmüştür.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti daha sonra bu olay karşısında İslam ümmetinin duygusal bir karşılık vermesi ve sevinmesinin, geleceğine yönelik bir tatminlik, birbirlerine karşı acı hisseden halkın bilinciyle bir güvence dirilttiğini vurguladı. Onları çevreleyen tehlikeleri fark edeceklerine, tavırlarını ve onları hedef alan, Irak, Suriye, Filistin, Yemen, Lübnan ve İran’ın şer pençelerinin ulaştığı diğer yerlerde kan ayrımı yapmayan kesimlere karşı birleşeceklerine dikkat çekti. İnsanların sevincinin Amerika ve başkanına yönelmemesi gerekmediği, masumlara karşı işlenen suçlarda ikisinin de ortak olduğu, onlara umut bağlanması şöyle dursun ikisinin de övgüye ve teşekküre layık olmadığı, Süleymani’nin öldürülmesinin, bölgede Amerika ve İran arasında yeni siyasi pazarlıkların ve anlaşmaların oluşmasına kapı aralayacağı vurgulandı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Duygularımıza, tavırlarımıza ve ahvalimize hükmetmesi istenen ( beraber veya karşıt) ikilikten ümmetin çıkması gerekmektedir. Mümin bu olay karşısında soyut bir sevinçle sevinir. Onun sevinci, bu veya şu cihetle ilişkilenmesi mümkün değildir. Bu şeri bir asıl ve akli bir mefhumdur. Bu karartmaya çalışmak, bu olaydan herhangi bir tarafından istifade edeceği – örneğin Siyonist oluşum- bir bahaneyle bunu saptırmak mümkün değildir. Böyle bir tutum, elistist kesim tarafından ümmetin duygularını etkilemek için görülen bir çabadır. Ya görüşlerini açıklamada gevşek davranılmakta ya da hatalı okumalar veya gerçekliği olmayan dengeler gözetilerek orta yol tutulmaktadır. Niyetlerinde ihlaslı olduklarında şüphe olmayan bazı kesimlerin, açıklamalarında siyasi boyutu, ümmetin ve tarihin önemli anlarındaki diğer boyutlarının üstüne çıkarma tercihlerini, katili öven, sevenlerini provoke eden, gönüllerinde umutsuzluk dirilten ifadeler kullanmayı tekrar etmeleri bizleri üzmektedir. Bunun mukabilinde niyetlerde ve çabalarda şüphe ve tan oluşturmak için bulanık sularda avlananlara alan açmakta, bizim müstağni olduğumuz bir savaş iliştirmektedirler.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti daha sonra bu olayın, çatışmanın şu veya bu sebeple öven veya kınayan tarafını paylaşan siyasete dahil olmuş Sünnilerin açmazını da ortaya çıkarttığını, özellikle onlardan Irak’ta Veliyi’i Fakih tercihinin yanında duran ve onun yolundan yürüyen kimselerinkini ortaya çıkarttığını vurguladı. Irak direnişini kınadıktan ve Amerika yerine İran’la savaşılmasına çağrı yaptıktan sonra arada kaldıklarını çünkü eninde sonunda gidecek olan Amerika’ya nazaran onu daha büyük bir tehlike gördüklerini ifade etti.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, uygulayıcı olarak Allah’ın kaderine, hikmetine, suçluları ortaya çıkaracağına, cezalandıracağına iman ediyoruz. Tüm Iraklılara düşen, Irak’ın çatışma alanına dönüşmesine, şu veya bu tarafın elinde oyuncak olmaya izin vermemektir. Amerika ile İran savaşı geçici ve cüzidir. Bizim onlarla savaşımız ise devamlı ve küllidir. Kurtuluş için, Irak iki işgalciden kurtuluncaya dek gençlerimizin devrimini desteklemekten, saflarımızı birleştirmekten ve Allah’a tevekkül etmekten başka bir yoktur.”

 

 

HEYET Net

157 total views, 1 views today