Kuruluşunun 99. Yıldönümünde Iraklılar Kahraman Ordusunun Geri Dönmesini Beklemektedirler

Bundan 99 yıl önce kurulan Irak ordusunun tarihine, milli ve vatani meselelerdeki kahraman rolüne bakan kimse, bu kahraman ordunun geçtiği tüm aşamalarla iftihar edilmesine hak verir. Ne var ki işgalci Amerika, bu ordunun bekasının varlık göstermesine uygun olmadığını çok iyi biliyordu. Özellikle dünyanın beşinci büyük ordusuna sahip İran karşı gerçekleştirdiği askeri tecrübe ve zaferlerden sonra. Böylece Irak ordusu, 2003’de Irak Devlet Başkanlığı statüsünde olan Geçici Koalisyon Yönetimi’nin başkanlığını yapan Paul Bremer tarafından yeni bir ordu doğar korkusuyla feshedildi ve işgalcinin ve kuklalarının ölçülerine göre parçalandı.

6 Ocak 1921’de kurulmasından itibaren geçen uzun seneler boyunca Irak ordusu, ülkenin milli sınırlarını, başta Filistin meselesi olmak üzere İslam-Arap ümmetin meselelerini savundu. 8 yıl devam eden Irak-İran savaşı, Irak’ın doğu sınırlarını korumak, yüz binlerce şehit veya gazi vermiş Irak halkının saygınlığını muhafaza etmek için bu ordunun yapmış olduğu büyük kahramanlıklara tanık oldu.

2003 yılında işgalin hemen ardından kurulan şimdiki ordunun görevi ise şuanda hükümetin binalarını, kurumlarını, yerleştikleri mıntıkaları korumakla sınırlıdır. Bu ülkeye olası bir kara saldırısı veya hava saldırısı karşısında hiçbir şey yapamazlar. Çünkü bu müessesede bulunanlar, Irak’ı ve saygınlığını öldüren şeyler karşısında gevşek davranan mevcut siyasetin katılımcıları mezhepçi partiler ve bloklara bağlı kuklalardan başka bir şey değildir. Bu ordu, işgalin kuklalarına kurban edilmiştir.

Bu bağlamda Irak gözlemcileri şunları demektedir: “Mezhepçi faktörler üzerine kurulan şimdiki Irak ordusu, vatan topraklarını savunacak bir inanç ordusu değildir. Bu delili, 2014 yılında ülkenin sınırları içerisinde IŞİD örgütü karşısındaki hezimetlerdir. IŞİD örgütünün unsurlarının muhafazalara girmesinden birkaç saat sonra bu ordu buharlaşmıştır. Bu durum, ordunun zayıflatılması planı ve entrikası çerçevesinde gerçekleşmiştir. Böylece ellerine mezhepçi kuvvetler oluşturmak için gerekçe geçecekti. Nihayetinde Ali Sistani’nin fetvası ve Başkent Bağdat’ta geçtiğimiz Cuma günü sabah saatlerinde Amerika tarafından Bağdat havaalanına düzenlenen füze saldırısında hayatını kaybeden İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin emirleriyle böyle bir kuvvet oluşturulmuştur. Bu fetva sayesinde 70’ten fazla grubu kapsayan silahlı milisler oluşturulmuştur. Bu milisler, masum Iraklılara karşı en korkunç suçları ve insan hakları ihlalleri işlemeye, bölgede kargaşa çıkarmaya devam etmektedir.”

Yaklaşık 3 sene önce IŞİD örgütünün bölgeden çıkmasına rağmen mezhepçi milisler, IŞİD örgütüyle sınanan muhafazalarda hakimiyet sürmeye devam etmektedir. Bu terörist milislerin komutanları, evlerini ve yaşam araçlarını kaybettikten sonra yaşamak için mücadele veren Iraklı halka karşı en kötü suçları işlemeyi, sürdürmektedir. Söz konusu muhafazalarda IŞİD örgütünün çıkmasından sonra görevi biten bu milislerin feshedilmesi yerine istifa eden Başbakan Adil Abdulmehdi, Irak’taki askeri ve güvenlik yapısını sonlandırmayı hedefleyen İran’ın habis projesini tamamlamak için bu milisleri aldı silahlı kuvvetlere dahil etti.

Irak gözlemcileri şunları söylemekteler: “Milislerin silahlı kuvvetlere dahil edilmesi kararı, bölgede Tahran’ın uyguladığı terör operasyonlarına eşlik eden, İran rejimine dayatılan yaptırımlara karşı İran Devrim Muhafızlarını fonlamak, petrol kaçırmak gibi yardım görevi üstlenen Haşdi Şaabi milislerini, Amerika’nın yaptırımlarından ve saldırılarından kurtarma amacı taşımaktadır. Bu olaylara binaen hükümet kuvvetleri, terör suçlarına, adam kaçırmaya, cinayetlerine hiçbir şekilde hesaba çekilmeden devam eden bu milislerin güvenli bir sığınağı olacaktır.”

Irak içinde bulunduğu bu durumdan kurtulduğunda ve işgalci hükümetler son bulduğunda gerçek Irak ordusunun karşısında birçok milli görev olacaktır. Dünyanın gözünü kamaştıran zaferlere ve kahramanlıklara imza atan bu kahraman ordu geri döndüğünde ancak bunlar yerine getirilebilecektir. Başkent Bağdat ve ülkenin orta ve güneyinde devam eden gösteri alanlarında mezhepçiliğin gömüldüğü ilanından sonra geri dönüşü yaklaşan bu kahraman ordunun ilk görevi, askeri kurumlardan mezhepçilik fikrinin temizlenmesi ve ülkenin ve sınırlarının korunması olacaktır. Aynı şekilde Irak’ın temiz topraklarını kirleten, kahraman ordunun saygınlığını ve tarihini lekeleyen tüm hainleri ve kuklaları kovacaktır.

 

 

HEYET Net

12 total views, 1 views today