Dr. Müsenna Haris Ed-Dari: Ekim Devrimi Yabancı Varlığı Kabul Etmiyor ve Milli Boyuta Odaklanıyor

 

Rafideyn kanalı, Irak’taki son gelişmeleri, Ekim Devrimini, kazanımlarını, geleceğini ve karşılaştığı sorunları konuşmak için Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari’yi “Özel Buluşma” programında ağırladı.

Bu bağlamda Dr. Müsenna Haris Ed-Dari konuşmasına devrimin başlangıcından itibaren geçen süreci ve nasıl başladığını anlatarak başladı ve şöyle dedi: “Devrim Başkent Bağdat’ta gösteri olarak başladı. Daha sonra topluluklara, ardından Tahrir Meydanı’nda eyleme dönüştü. Başta güvenlik sorunları, Iraklı gençlerin protestolarını ve gösterilerini bastırma girişimleri olmak üzere çeşitli sorunlarla karşılaştı. Ancak tüm bunlar bir bir aşıldı, gösteriler sahada kalabildi. Sonra bu gösteriler intifadaya dönüştü, başta Irak’ın güneyi ve ortası olmak üzere tüm muhafazalara genişledi. Geçen 100 gün boyunca bu intifada her geçen gün daha fazla güçleniyordu. Kendi çapında bir fenomene dönüştü ve devrim manaların birçoğuna yaklaştı. Bu devrim, fitilini yakan gençlerle sınırlı kalmadı, aksine Irak halkının tamamına yayıldı.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari daha sonra Irak’taki Ekim Devriminin kazanımlarına dikkat çekerek şunları söyledi: “Devrim, Irak halkının meşruiyetini geri alabildi. Arap ve batılı medya onlara ihtimam göstermeye ve izlemeye mecbur kaldı. Irak’ta gençlerin başlattığı gösteriler, daha öncekilerine nispetle başarılamayan şeyi başardı. Onlar Başbakan Adil Abdülmehdi’nin istifa etmesini ve Cumhurbaşkanını bir problemin içine sokmayı başardılar ve Bakanlar Meclisi onlar için kaldı. Böylece işin başında duyurdukları ana hedefe, yani siyasi rejimin tamamıyla lağvedilmesine ulaşmak için yavaş yavaş bu devrimin meyvelerini hasat etmeye başladılar.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari daha sonra şunları söyledi: “Irak Müslüman Alimler Heyeti’ne ve muhalif kuvvetlere nispetle Ekim Devrimi sürpriz değildi. Irak işgalinin başlamasından şuana dek Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin açıklamalarına bakan, burada gizli bir boyut olduğunu görecektir. Tabii bu boyut, milli bir boyuttur. Bizler, tüm yalanların ve kanaatlerin bir bir ortaya çıkacağı aşamanın devam edeceğini ve Iraklıların tamamına tüm aşamalarıyla mevcut siyasi çalışmaların kusurlarının ortaya çıkacağını tahmin ediyorduk. Devrim büyük bir umuttur. Çünkü Irak’taki şeylerin değişimi için esas taşı koymuştur. Bu değişimin tabiatı, boyutu ve zamanı ise zamana bırakılmıştır.”

Dr. Müsenna Haris Ed-Dari, Ekim Devriminin ana noktalarını şöyle açıkladı:

– Amerika ve İran işgalcilerinde ifadesini bulan, Irak’ta yabancı varlığını kabul etmemek. Bu, devrimin önemli bir noktasıdır.

– Irk, mezhep, grup boyutlarından uzak olarak milli boyuta odaklanması.

– Başlangıcından itibaren devrim, çözümün uzun yıllardır reforma adı altında parçacı çözümlerde değil, tam bir değişimde olduğuna önem göstermektedir.

– Devrim siyasi düzeyde mezhepçilik boyutunu aştı. Bu bizim gördüğümüz ve göstericilerin alanlarda haykırdığı şeydir. Devrimin başarıya ulaşmasından sonra fikri ve kültürel mezhepçiliği çekmek için bunun üzerine bina edileceğini temenni ediyoruz.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari daha sonra Ekim Devriminin karşılaştığı sorunlara değinerek şunları söyledi: “Bu sorunlar çok fazladır. İşgale muhalif kuvvetler, en başından beri birçok tehlikelere maruz kalmaktadır. Arap çevrelerden, bölgesel çevrelerden ve uluslararası çevrelerden uygun bir cevapla karşılaşmadı. Çünkü herkes, Amerika Birleşik Devletlerin Irak’ta kurduğu siyasi rejimi bitirmek için çabalayan kuvvetlere destek vermekten veya en azından sempati göstermekten korkmaktadır. Peki, Irak’ı özgürleştirmek ve eski egemenliğini tekrardan geri kazanmaya olan bilinçli inancından başka hiçbir şeye sahip olmayan bu gençlerin durumu nasıldır? İşgale muhalif kuvvetlerin karşılaştığı sorunlar, bugün Irak şehirlerindeki gösterilerde gençlerin karşılaştığı sorunlar aynıdır. Bu gençler, hükümete bağlı güvenlik güçlerinden ve mevcut siyasi rejim milislerinden yerel bir baskıya maruz kalmaktadırlar, Irak’ın dışında biçim çevremizde olan birçok kimse onlara sempati gösterememektedir. Tüm bölge için bir modele dönüşmesinden dolayı devrimi destekleyen bulunamamaktadır. Çünkü bunun sadece Irak halkıyla sınır kalmayacağı ve diğer halkları da etkileyeceği düşünülmektedir. Irak devrimi Amerika-İran çatışmasına yeni bir kapı araladı ve maalesef bu çatışmanın sahası Irak’tır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari sözlerini şöyle sürdürdü: “Irak Müslüman Alimler Heyeti ve işgale muhalif milli kuvvetlerin platformları Irak’taki gençlere ve Ekim Devrimine tüm imkanlarını kullanarak destek verdi. Irak Müslüman Alimler Heyeti’nin bu konuda Birleşmiş Milletleri ile iletişimi vardı. Tahrir Meydanı gösterilerin ilk ayında büyük bir katliamla karşı karşıyaydı. Allah’ın dilemesi ve uluslararası müdahalelerden sonra İran bu tercihi kaçırdı.”

Amerika ile İran’ın bölgedeki çatışması hakkında ise Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Bu gerçek bir savaştır. Belirli zamanlarda çeşitli şekillere bürünmektedir. Bu düşmanlığı devam edeceği zaruri bir durum değildir. Amerika Afganistan’ı işgal ederken, Irak’ı işgal ederken, Arap bölgesinde sorunlar ortaya çıkarırken İran’dan faydalandı. İran, Amerika’nın Irak’ı işgal etmesinden faydalandı ve eski İran düşüncesi ekseninde genişledi ve Irak’ın boşluğunu doldurdu. Özellikle teröre karşı uluslararası koalisyona ortak olmasından sonra burada en çok kazanım sahibi olan taraf oldu. Amerika uçakları, füzeleri ve istihbaratıyla teröre karşı kurulan uluslararası koalisyonu destekledi. Bölgede İran’ın projelerini uygulayan Kasım Süleymani ve Haşdi Şaabi milisleriydi. Şuanda gerçek bir çatışma halinde bile Amerika ve İran arasında karşılıklı hizmet söz konusudur. Amerika, Irak’taki siyasi rejimin değişmesini istememektedir. O aynı şekilde gerçek halk değişimi de istememektedir. Bu nedenle halk hareketiyle etkileşime girmesi başlarda değildi. Bu ise bazılarının iddia ettiği gibi Amerika’nın bu gösterilerin ardında olmadığına delildir.”

Kasım Süleymani’nin öldürülmesi hakkında ise Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şunları söyledi: “Her mazlumun, öldürülenlerin yakınlarının, uzun yıllar boyunca ölümlere, kan akmasına, servetlerin çalınmasına, birliğin bozulmasına ve geleceğin karanlıklaştırılmasına neden olan Amerika işgalinin veya İran işgali ve nüfuzunun girdiği her ülkenin veya her halkın, tüm bunlara sebep olan kimsenin ölümüne sevinme hakkı vardır. Kasım Süleymani, başta Irak olmak üzere birçok yerde tüm bunlara sebep olan kimsedir. Kasım Süleymani bölgeyi ateşe vermek için İran stratejisini uygulayan kimseydi. Onun öldürülmesi İran’a büyük bir darbedir ve bölgenin büyük bir düşmandan kurtulması anlamına gelmektedir.”

Irak’ta istenilen değişimin şekli hakkında sorulan soruya ise Irak Müslüman Alimler Heyeti Siyasi Birimi Başkanı Dr. Müsenna Haris Ed-Dari şöyle cevap verdi: “Amerika veya İran aracılığıyla değil uluslararası kurumların aracılığıyla kapsamlı, tam ve adil bir değişim olması gerekmektedir.”

 

 

HEYET Net

159 total views, 2 views today