Hükümetin Parçalanmış Eleğiyle Gösterilerin Parlayan Güneşi Kapatılamaz

27Zafer elde edenin, ezilmiş olsa bile her vesileyle övgülerini yazma, gerçekleri hevasına göre çevirme, sefih olduğu halde kurban rolü oynama imkanı vardır. Ancak bugün kimse gerçekleri bulandırma veya her vatandaşın akıllı telefon ve kamera taşıması sonucu her yerden görüntü paylaşan gazeteciye dönüşmesinden sonra gazetelere rüşvet verme gücü söz konusu değildir.

Başkent Bağdat başta olmak üzere ülkenin genelinde geçtiğimiz Ekim ayının başında başlayan barışçıl gösteriler, birçok değerli manayı kendisinde taşıyan halk protesto hareketinin bembeyaz bir sayfası sayılmaktadır. Belki de Irak toplumunun dokusunda Amerika ve kuklaları tarafından oluşturulan, toplumdaki vatandaşlar arasında mezhepçilik oluşturmak için harcanan milyarlarca doların kaybına neden olan çatlağı onaracaktır. Bu gösteriler yüzlerce canlı çekim tarafından kayıt altına alınmakta, mevcut siyasete katılım gösteren hiçbir parti ve akıma nispet edilememekte, tüm dünyaya ulaşan imajı bozulamamakta, uluslararası toplumun desteğini ve dayanışmasını kazanmaktadır.

Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert’in Irak’taki gösterileri doğru bir şekilde nakletmemesinden, kısmen hükümetin ve onun parçacı çözümlerinin yanında durmasından, alay konusu olmasından ve kendi vatanı Hollanda’da yalancı olarak basında yer almasından sonra Uluslararası Güvenlik Meclisine verdiği brifingde konuştuklarını değiştirdi. Brifingde şöyle demişti: “Gençler öncülüğünde düzenlenen gösteriler, parti çıkarlarından veya yabancı müdahalelerden uzaktır. Ekonomik kriz ve siyasi ve sosyal ufuksuzluk gölgesinde yaşanan gerileme hakkında seslerini ve görüşlerini duyurmak istiyorlar.”

Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert verdiği brifingde Irak’taki hükümetin göstericileri dağıtmak için gerçek mermi ile orantısız güç kullandığını, hiçbir gerekçe olmaksızın buna devam ettiğini, bu şekilde 400’den fazla masum göstericinin hayatını kaybettiğini ve 19.000 yaralının olduğunu açıkladı. Öte yandan göstericilerin barışçıl olduklarını, meşreplerinin ve bağlılıklarının farklı ve sayılarının çok olduğunu, vatanlarını ne derece sevdiklerini, milli kimliklerine ne derece bağlı olduklarını, hiçbir karşılığı olmayan gerekçelerle özgürlüklerinin baskılanması, ağızlarının kapatılması, internetin kesilmesi ve basın kanallarının kapatılması, kaos ve şiddet olayları yaymak ve hükümetin gösterilere baskı kurmasına gerekçe oluşturmak için dış bağlılığı olan silahlı çetelerin hareketlenmesi karşısında hedeflerine ulaşıncaya dek gösterilere devam edeceklerini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert verdiği brifingde barışçıl göstericileri kaçıran aktif kuvvetler noktasında Birleşmiş Milletleri uyardıktan sonra şiddet olaylarının altında siyasi sebepler veya dış faktörler olduğunu ve tüm bunlardan hükümet kuvvetlerinin sorumlu olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler Irak Özel Temsilcisi Jeanine Hennis-Plasschaert daha sonra gösterilerin ilk gününden itibaren olayların kontrolden çıktığını, güvenlik güçlerinin kalabalıkları dağıtmak için göstericilere karşı gerçek mermi kullandıklarını, bunun sonucunda çok sayıda göstericinin hayatını kaybettiği veya yaralandığını açıkladı.

Bunun mukabilinde Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Muhammed Bahrululum Güvenlik Meclisi önüne yaptığı açıklamasında şunları iddia etti: “Gösteriler başladığından itibaren hayatını kaybedenlerin sayısı 300, yaralıların 1500’e ulaştı. Hükümete bağlı güvenlik güçleri göstericileri hedef almıyor. Aksine gayrı hukuki saldırılara karşı onları koruyor. Yasal olmayan gruplar, Irak Merkezi Bankaya, basın binalarına, Başkent Bağdat’ın ortasındaki El-Halani meydanındaki ve Er-Reşid caddesindeki ticari depoları ateşe verdiler. Hükümet bu cemaatleri ortaya çıkartmak için en yüksek dereceden soruşturmalarını yürütmektedir.”

Bunun mukabilinde aktivistler sosyal medyada “Muhammed Hüseyin Bahrululum Irak’ı temsil etmiyor” diye kampanya başlattı. Uluslararası Güvenlik Meclisi önünde hiçbir karşılığı olmayan argümanlarla ve iftiralarla hükümetin uygulamalarını savunması, hayatını kaybeden ve yaralanan göstericilerin sayıları hakkında yanıltıcı bilgiler vermesi birçok kişi tarafından tenkit edildi.

Ortalıkta dolanan videolar üçüncü tarafın hükümetin güvenlik güçlerinin parçası olduğunu ortaya çıkartıyor, onun keskin nişancılarını ve katillerini belgeliyorsa uluslararası örgütteki hükümet temsilcisi, göstericilere karşı en korkunç suçları işleyen hükümet kuvvetlerini ve milisleri temize çıkarmak için umutsuzca tedlisden başka bir şeye sahip değildir. Ancak yalan ipliği kısadır, Muhammed Hüseyin Bahrululum hükümetin parçalanmış eleğiyle hakikat güneşinin üstünü örtemez.

 

 

HEYET Net

23 total views, 2 views today