Tutumlar Değişti, Parti Çıkarlarına Hizmet Etmek ve Halk İntifadasını Bitirmek İçin Şer Kuvvetleri Birleşti

Dört ay önce ülkede başlayan halk gösterileri, hakim otoritenin düşmesi, mevcut parlamentonun feshedilmesi, anayasanın değişmesi ve siyasetin tamamının lağvedilmesi gibi meşru hedeflerini gerçekleştirmek için her geçen gün ısrarı ve sebatı artmaktadır.

Ki tüm bunlar, halk hareketlerine katılanlara karşı hükümete bağlı kuvvetlerin ve milislerin kullandıkları baskı yöntemlerinin çokluğuna; 600’den fazla kişinin hayatını kaybetmesine, 20 bine yakın kişinin yaralanmasına, binlerce kişinin tutuklanmasına, onlarca kişinin kaybolmasına neden olan orantısız güç kullanmasına, barışçıl gösterileri gömmek hedefiyle vakit kazanmak için süreci uzatmasına, şer kuvvetlerinin birleşmesine, barışçıl gösterileri yok etmek için bunların koalisyon kurmasına rağmen gerçekleşmiştir.

Bu bağlamda Sadr grubu lideri Mukteda Es-Sadr, İran’ın başbakanlık vaatlerine karşılık gösterileri ve göstericileri destekleyen duruşundan geri adım atmıştır. Gösteri Koordinasyon Komisyonu tarafından yapılan açıklamada “Mukteda es-Sadr, ne dini fetvalarla ne de Sadr’ın twitleriyle protesto alanlarına çıkmamış göstericilere kalleşlik etmiş ve ihanet etmiştir.” ifadelerini kullanılarak Mukteda Es-Sadr’ı halk hareketine katılıp ondan faydalanmakla suçlayan göstericilerin sabrı noktasında iddiaya tutuşmamasına çağrıldı.

Bu yeni tutum, Mukteda Es-Sadr takipçilerini çantalarını toplamaya ve hükümetin yeni bir entrikasına ve Başkent Bağdat ve ülkenin güney ve orta muhafazalarındaki gösteri alanlarına hükümet kuvvetleri ve milisler tarafından düzenlenen saldırılara tanık olunan gösteri alanlarından ayrılmaya sevk etmiştir. Sosyal medyada yayınlanan bir videoda Basra şehrindeki Ümmül Berum Meydanının hükümet kuvvetleri tarafından çevrelendikten sonra güvenlik kuvvetleri tarafından bu meydana saldırdıkları, göstericilerin çadırlarını yaktıkları, Temimiye mıntıkasında ve Feleketu’l Bahriye Meydanında kurulan noktaları kaldırdıktan sonra bazı göstericileri kovaladıkları ve bazılarını tutukladıkları görülmektedir. Aynı şekilde güvenlik kuvvetlerinin limanlara ve petrol tesislerine giden ana yollara konuşlandıkları dikkat çekmektedir.

Basra aşiretlerinin liderleri, vali Esad El-İydani’ye ve Hücum Birlikleri Komutanı Ali Meşari’ye mesaj göndererek Meryan kabilesi lideri Şeyh Abdulcelil Atşan İnad Ed-Devkan’ın yanında misafir olarak kabul edilen göstericilere karışmaları noktasında uyarıda bulundular.

Başkent Bağdat’ta İsyanla Mücadele Kuvvetleri, Sinek Köprüsü mıntıkasına saldırdı, El-Halani ve El-Vesbe Meydanlarına ulaşmak için beton bariyerleri kaldırdı, göstericilerin çadırlarını ateşe verdi, gösterilerin ana merkezi ve Başkent Bağdat’taki gösterilerin başlangıç noktası Tahrir Meydanı’na ulaşmak için gösterilere gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz bombalarıyla müdahale etti. Söz konusu müdahale sonucunda bazıları hayatını kaybetti ve bazıları da yaralandı.

Zi Kar muhafazasında da durum Başkent Bağdat ve Basra muhafazalarından farklı değildi.  Hükümete bağlı kuvvetler Nasiriye şehrinin ortasında yer alan El-Habubi Meydanı’na saldırdı, göstericilere karşı gerçek mermi ve göz yaşartıcı gaz bombaları kullandı. Söz konusu müdahale sonucunda göstericilerden 2 kişi hayatını kaybetti ve onlarca kişi yaralandı. Yaralılardan bazılarının durumunun kritik olduğu belirtiliyor. Ancak ne var ki göstericiler aşiretlerin korumasında El-Habubi Meydanı’nda tekrardan çadırlarını kurdular.

Babil muhafazasındaki göstericiler ise çadırları ateşe verilen El-Habubi Meydanı’ndaki göstericilerle dayanışma sağlamak için Et-Terbiye Köprüsünde bir araya geldiler. Diğer yandan Necef muhafazasındaki gösteri alanından yayınlanan açıklamada göstericilerin yasal istekleri yerine getirilmediği takdirde protestocuların hükümet kurumların, muhafazaya çıkan dış yolların kapatılması, vekillerin girmesinin engellenmesini de içeren gerginliği artırıcı adımlara yönelecekleri vurgulandı.

Birleşmiş Milletleri İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yapılan açıklamada son birkaç gündür halk hareketinde gerginliğin tırmanmasıyla Başkent Bağdat, Zi Kar ve Basra muhafazalarında yapılan müdahaleler sonucunda göstericilerden 20’e yakın kişinin hayatını kaybettiği, 230 kişinin yaralandığı ve 90 kişinin tutuklandığı belirtildi.

İnsan Hakları Komiserliği yaptığı açıklamasında Irak’ta devam eden barışçıl gösterilere katılan vatandaşlardan 121 kişinin ya suikasta uğradığını ya da kaçırıldığını vurguladı. İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Fazıl El-Garavi’nin şu açıklamada bulundu: “Göstericilerin kaçırılması, suikasta uğraması veya saldırıya maruz kalmaları açık bir insan hakları ihlali ve ifade özgürlüğü ve barışçıl gösteri hürriyeti kısıtlaması sayılmaktadır. İnsan Hakları Komiserliği, gösteriler başladığından beri göstericilere yönelik 49 suikast, 72 kaçırılma olayı tespit etti.”

İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Fazıl El-Garavi sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan Hakları Komiserliğinin gözlem ekibi, gazetecilere yönelik darp, ölümle tehdit, kanallara saldırı, ekipmanlarının parçalanması, 4 aydan fazladır devam eden gösteriler hususunda gazetecilerine işlerine engel olunması gibi 50 ihlal tespit etti.”

Görgü tanıklarının açıklamalarına ve elde edilen videolara dayanarak hazırladığı raporunda Uluslararası Af Örgütü, hükümete bağlı güvenlik güçlerinin ve mezhepçi milislerin Başkent Bağdat ve Irak’ın güney şehirlerinde barışçıl gösteriler düzenleyen göstericilere karşı öldürücü şiddet kampanyası başlattıklarını vurguladı. Uluslararası Af Örgütü yayınladığı raporunda geçtiğimiz Ekim ayının başında başlayan gösterilerde bugüne dek hayatını kaybedenlerin sayısının 600’den fazla olduğuna dikkat çektikten sonra son 12 saat içerisinde 12 kişinin hayatını kaybettiğini vurguladı. Gösterilerde yaşanan son gerginliklerin, hükümetin olayların durulması için adım atmaya niyeti olmadığını gösterdiğine dikkat çekti.

Geçen şeylere binaen geriye şu soru kalıyor: 16 yıldan fazla bir süredir sabırlı Irak halkının yaşadığı trajedi ne zaman sonlanacak? Yüzlerce barışçıl göstericinin, sivil aktivistin hayatına mal olan, binlercesinin yaralanmasına ve yüzlercesinin sakat kalmasına neden olan, şuana kadar nerede oldukları hakkında hiçbir bilgiye ulaşılmayan onlarcasının kaçırılmasına zemin hazırlayan bu ölüm aleti ne zaman durdurulacak?

 

 

HEYET Net

44 total views, 1 views today