(1419 Sayılı Açıklama) Mukteda Es-Sadr’ın Son Açıklamaları Hakkında Açıklama

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, Mukteda Es-Sadr’ın İran’dan döndükten sonra tehlikeli ve sorumsuz açıklamaları hakkında bir açıklama yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklama şu şekilde:

(1419 Sayılı Açıklama) Mukteda Es-Sadr’ın Son Açıklamaları Hakkında Açıklama

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam Rasulullah’a, aline ve ashabına olsun.

Mukteda Es-Sadr’ın İran’dan döndükten sonra 24 Şubat 2020 akşamında bir kanalla yaptığı konuşmasını takip ettik. Yaptığı açıklamalarında bazı konuları ele alıyordu ve tehlike ve sorumsuzca açıklamalarda bulunuyordu. Bu bağlamda yaptığı açıklamalarında bazı noktalara değinmemiz gerekmektedir:

Birincisi: Irak halkını, şiddete sığınmakla, Mehdi ordusunun geri gelmesiyle, mezhepçi milislerinin terörünün hakim olduğu karanlık döneme geri dönmekle tehdit etmesi. Bu tehdit haddizatında 2006 yılında, öncesinde ve sonrasında mezhep temelli şiddet olaylarına girişen Mehdi ordusunun idaresinden sorumlu olduğu, kin dolu konuşmalardan, şiddetten, terör olaylarından, kaçırma, işkence ve cinayet uygulamalarından, camilere saldırılmasından, gasp edilmesinden, yıkılmalarından ve tehcirden başkalarıyla birlikte sorumlu olduğu hususunda açık bir itiraf anlamı taşımaktadır.

İkincisi: Mavi Şapkalılar olarak isimlendirilen kimselerle göstericilerin öldürülmesi, kaçırılmaları, tasfiye edilmeleri, Bağdat, Necef ve diğer şehirlerde göstericilerin maruz kaldıkları bıçaklanma halleri gibi olaylarda ortak olduğunu itiraf etmesi, kendi emriyle gerçekleştiğini açıklaması, kendi direktiflerinin dışına çıkanları tasfiye etmekle tehdit etmesi.

Üçüncüsü: Önceki açıklamalarının, kararlarının ve kendi diliyle ilan ettiği taleplerinin ciddi olmadığının ortaya çıkması. Yani tüm bunlar bir aldatmacaydı. Kendisine tabi olanlardan açık bir şekilde gösteri alanlarını terk etmelerini, gizli bir şekilde yine orada kalmalarını talep ettiğini itiraf etmektedir.

Dördüncüsü: Açıklamalarının çelişkili olması. Bir taraftan yolsuz siyasi tabakaya karşı gösterileri desteklerken diğer taraftan bu tabakanın büyük bir parçası olduğunu itiraf etmektedir. Şöyle demektedir: İşgalden itibaren hiçbir hükümet benim onayım olmadan kurulmamıştır. Diğer yandan Muhammed Alavi hükümetine karşı duran herkesi tehdit ederken aynı zamanda Muhammed Alavi’yi onaylamıyorum demektedir.

Beşincisi: Irak’ta İran hegemonyasını, olumsuz etkilerini gerekçelendirme, onların Irak üzerine kaygı duyduğu imajını çizme ve istikrarı destekleme çabası… Ki kendisi İran’a bağlı mezhepçi milislerin hakimiyetinden rahatsızlığını, otoriteye teslim olmadıkları takdirde ülkeyi yakmaya hazır olacaklarını ifade etmişti.

Altıncısı: Koruduğunu iddia ettiği göstericilerin talepleriyle tamamen çelişmesine rağmen görüşlerini ve partileri destekleyen siyasi onaylarını herkese dayatmaya çalışması.

Mukteda Es-Sadr tarafından yapılan açıklama, Irak’ın hatalı bir yolda yürüdüğü, yönetime musallat olanların Iraklıların kanına battıkları, içerde ve dışarda bazılarının güvendiği bu araçlar aracılığıyla beklenen kurtuluşun mümkün olmayacağı, gerçek çözümün ancak Ekim devrimcilerin taleplerinin gerçekleşmesiyle, siyasi çalışmaların lağvedilmesiyle, şu veya bu kesimin şahsi çıkarları değil öncelikle Iraklıların maslahatların gözetilmesiyle gerçekleşeceği hususunda Irak halkına, bölge halklarına ve tüm dünyaya açık bir mesaj niteliğindedir.

Irak Müslüman Alimler Heyeti olarak bizler, olumsuz açıklamaları, hangi kesim olursa olsun, ismi ve resmi fark etmez hangi şahıs olursa olsun Iraklıların öldürülmesine, şiddete teşvik edilmesini, gösterileri bitirmek, göstericileri endişelendirmek, silahla, milisle veya orduyla göstericileri korkutmak için yapılan bu çabaları kınıyoruz. Iraklı halkın iradesine, tercihlerine darbe indiren planlardan, milisleri terörize etmek için siyasi kuvvetlerden ilan edilen veya edilmeyen tehditlerin uygulanmasından sakındırıyoruz.

Bir kez daha işgalden itibaren Irak’taki mezhep temelli siyasi çalışmalara katılan herkesin Iraklıların kanlarından, acılarından, durumlarını yok etmekten, geleceklerini tehdit etmekten, servetlerini ve zenginliklerini yağmalamaktan sorumlu olduğunu vurguluyoruz. Bilhassa Iraklıların yasal isteklerinin gerçekleşmesi, Irak ve halkına karşı hırsını izhar edenlerin gerçekte kimler olduğunun ortaya çıkması için mücadelelerine devam etmede ısrarlı olmasından sonra mezhep temelli rejimin son bulması gerekmektedir.

 

Genel Sekreterlik

4 Recep 1441

28 Şubat 2020

 

191 total views, 1 views today