Koronavirüsün Odak Noktası Olmasına Rağmen Irak Hükümeti Sınırlarını İran’dan Gelenlere Açık Bırakmaya Devam Ediyor

 

Küresel boyutta yeni tip koronavirüs vakaları artarken birçok devlet, Uluslararası Sağlık Örgütünün veba olarak nitelendirdiği bu yeni tip tehlikeli virüsün daha fazla yayılmasına engel olmak için sıkı önlemler almaya başladı. Aynı şekilde Suudi Arabistan ziyaretçileri ve vatandaşları için umre ibadetlerini askıya aldı. Ancak Irak’a baktığımızda Yeşil Bölge hükümeti, koronavirüs bulaşan kişilerin tamamının İran’dan gelen kişiler olmasına rağmen başta İran’a olmak üzere ülke sınırlarını açık tutmaya devam ettiğini görmekteyiz.

Haber ajansları ABD merkezli The Wall Street Journal gazetesinin raporundan şunları aktardı: “İran dünyanın her köşesine yayılan en kötü virüsle mücadele ederken komşuları bu vebanın tehlikelerinden korunmak için sınırlarından insan ve eşya akınını durdurmakla mücadele ediyor. İran’dan aralarında Irak, Afganistan ve Pakistan’ın da bulunduğu 10 komşu devlete virüs bulaştı.”

ABD merkezli The Wall Street Journal tarafından yayınlanan raporda şöyle devam edildi: “İranlı iş tüccarlar, işlerini yapmak için ülkelerinin sınırlarını düzenli bir şekilde geçmektedirler. Eşyalar uzun ortak sınırlardan hem resmi hem de gayri resmi yollardan geçmektedir. Sahip oldukları Mahan havayolu şirketinin uçuş seferlerinin devam etmesi ekseninde koronavirüsün Çin’den İran’a gelmesinden İran Devrim Muhafızları suçlanmaktadır.”

ABD merkezli The Wall Street Journal tarafından yayınlanan raporda açıklamalara şöyle devam edildi: “Koronavirüsün yayılması nedeniyle geçtiğimiz Ocak ayında İran ile Çin arasında uçuşların durdurulması noktasında tüm uyarılara rağmen koronavirüsü İran’a getirmekle ve aynı şekilde Ortadoğuya yaymakla suçlanan Mahan şirketi, Çin’e olan uçuşlarına devam etmektedir. Nobel barış ödüllü İranlı Avukat Şirin Abadi, rağmen koronavirüsü İran’a getirmekle ve Çin’e olan hava uçuşlarını durdurmamakla suçlanan Mahan havayolu şirketi yürütme başkanı Hamid Arab Necat’ın adalet karşısına çıkartılmasını talep ediyor.”

Yine İran İnfluenza Milli Komisyon Üyesi ve Bulaşıcı Hastalıklar Uzmanı Mesut Merdani önümüzdeki iki hafta içerisinde Tahran halkının %40’ına bu virüsün bulaşacağı beklentisinde olduğunu vurgulamaktadır. Bu durum Uluslararası Sağlık Örgütü’nün İran’da sağlık gözetiminde olanları koruma araçlarının az olması karşısında koronavirüsün İran’da büyük oranda yayıldığı uyarılarını doğrulamaktadır.

Bu çerçevede ABD merkezli The Wall Street Journal gazetesi raporunda İran’ın Meşhed kentinde yer alan, Oniki İmam’ın sekizinci imamı olan İmam Rıza’nın kabrini de içine alan bir yapılar kümesi olan İmam Rıza Türbesi’nin bankaları, otelleri ve özel hastaneleri barındırdığını, tüm bunların ülkenin içinden ve dışından gelen ziyaretçilerin bağışlarıyla yapıldığını vurguladıktan sonra şuanda koronavirüsün yayılmasına rağmen bu bölgenin kapatılmasına izin verilmediğine dikkat çekmektedir. Bu durum ise İran hükümetinin insanların sağlığının ve hayatlarının korunma altına alınmasının İran hükümetinin öncelikleri arasında olmadığını göstermektedir.

Diğer yandan Ortadoğu devletleri koronavirüsle mücadelede sıkı önlemler almaktadır. Örneğin Suudi Arabistan Mekke ve Medine şehirlerindeki mukaddes toprakların maddi ve manevi önemine rağmen insanların canlarını korumak için umre ibadetlerini askıya aldı. Irak ise ülkede bulunan kabir ve türbelere olan dini ziyaretleri durdurmak için herhangi bir ciddi duyuru yapmadı. Bu ise hükümetteki yetkililerin insanların hayatlarını umursamadıklarını göstermektedir.

Irak gözlemcileri şunlara dikkat çekmektedir: “Dini ziyaretlerin ve Iraklıların ve komşu devletlerin korunmasına ilişkin hükümetin özel kararının engellenmesinin ardında kabir ve türbelerden sorumluların ve dini kurumların üstündeki şahsiyetlerin nüfuzunun ve gücünün karşısında hükümetin zayıf kalması gizlidir. Aynı şekilde bu türbeleri ziyaret eden İranlı ziyaretçilerin yaptığı bağışlarla ilşkili mali bir kaygı söz konusudur. Yapılan maddi bağışlara itibarla Irak’taki dini türbelerin en zengini sayılan Kerbela muhafazasındaki El-Abbasiye ve Hüseyniye türbeleri, sorumluları tarafından kapatılması neredeyse imkansız bir hale dönüştü.”

Geçen şeylere binaen hükümet makamları, okullarda, üniversitelerde eğitime ara vermek, hükümete bağlı kurum ve dairelerde iş saatlerini azaltmak dışında yeni tip koronavirüsle mücadele noktasında kesin adımlar atamamaktadır. Söz konusu virüsün bulaştığı 40 kişiden 3 kişinin ölümünden sonra siyasi tabakayı koronavirüsten daha tehlikeli olarak nitelendiren Iraklıların yaşadığı krizler silsilesine bu sağlık krizi de ekleneceği görülmektedir.

 

 

HEYET Net

231 total views, 1 views today