Sadr’ın ve Mavi Şapkalarının Ortaya Çıkması Ne Anlama Geliyor?

Talat Rumayyih

Ekim devriminin, en önemli başarılarının ve zaferin eşiğinde olduğu görülmektedir. Son günlerde Ekim devriminin karşılaştığı ve direndiği şeyler, Irak’taki en tehlikeli milisleri ortaya çıkarttı ve hezimetlerini gözler önüne serdi. Sadr grubunun devrime ve devrimcilere karşı düzenlediği saldırılara karşı devrimcilerin sebatı ve onların bu saldırılarını başarısızlığa uğraması Irak’taki siyasi ve toplumsal dengeleri milli kuvvetlerin maslahatına doğru değiştirecek ve devrimcileri en önemli zaferlerini gerçekleştirmeye yaklaştıracaktır. Çünkü Ekim devrimi modeli düşmanı ortaya çıkartan ve siyasi olarak azleden bir modele sahiptir.

Ekim devrimi işgale karşı koymak, onu ülkeden kovmak, Irak’taki siyasi, ekonomik ve sosyal sistemi tekrardan inşa etmek için bir araya gelmiş kalabalık halk hareketidir. Değişim çalışmalarından olan bu model uzun siyasi ve halk mücadeleleri aracılığıyla birkaç aşamada hedeflerini gerçekleştirir. Bu devrimin birinci aşaması, barışçıl olmasıyla, İran’ın tertip ettiği ve hükümet kuvvetleri ve mezhepçi milisler gibi kuklaların yerine getirdiği öldürme ve korkutma planını hezimete uğrattı. Bu noktada devrimin zaferi devamlılığını sürdürebilmesi, milislerin izole edilmesi, siyasi olarak silikleşmesi, rolünün zayıflamasıdır. Şimdi devrim ikinci aşamasına girmektedir. Başlığı ise birinci aşamada çeşitli özellikler, planlar ve araçlar taşıyan Sadr aracılığyla İran planının hezimete uğramasıdır. İran planını birinci aşamadaki dışardan (gösteri sahalarının dışı) saldırı yerine sahaları içerden patlatmaya çevirdi. Mukteda Sadr’a bağlı milis gruplarını sahaların içine soktu ve çatışma hareketi göstermek için göstericilere şiddet uygulamalarını ve onları öldürmelerini sağladı. Bu çatışmanın göstericiler ile milisler arasında değil de sahadaki içinden oluyormuş gibi veya göstericilerin arasında yaşanan çatışma olarak göstermek istiyordu. Ölüm olaylarının meydana gelmesi ve bazı yerlerin ateşe verilmesiyle güvenliğin sağlanması ve sahaların içindeki iç çatışmaya engel olmak için milislerin ve güvenlik güçlerinin sahalara sokulması hedefleniyordu.

Mukteda Sadr’ın rekabet içerisinde olduğu İranlı diğer milisleri zayıflatmak ve İran’ın baş temsilcisi gibi kendisini takdim etmek için fırsat bulduğu şöyle dursun daha önemlisi devrimciler büyük zaferlerini gerçekleştirmek için kendi yollarında olduğu halde dikkatli davrandılar ve sebatlarını kaybetmediler. Ekim devriminin zaferi askeri çatışma aracılığıyla gerçekleşmemektedir. Aksine Irak kamuoyunda dengeleri düzenlemekle gerçekleşmektedir. Bu noktada devrimciler İranlı milislerin ve partilerin izole edilmesinde başarıya ulaştılar. Uzun yıllardır aldatıcı oyunlarına devam eden Sadr grubundan başkası kalmadı İran’ın cebinde. Devrim düşmanlarını hezimete uğratmaya yaklaştığında Mukteda Sadr ve tabileri devrim ve devrimcilerle çatışmaya başladı. Devrimcilerin toplanmaya ve sahalara bağlı kalmaya olan gücü ve sebatı Sadr’ı ve milislerini hezimete uğratacak, toplumda hedeflenen değişimin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

2003 yılında işgalin ardından Sadr hareketinin dayandığı stratejik rolü değiştirmek İran için kolay değildir. Irak’ta İran’ın rolünün stratejik yedekliğini ifade eden Sadr hareketini doğrudan Ekim devrimiyle çatışmasına sokmasının çatışmaların sahalardaki göstericilerin maslahatına dönüştüğü sonucuna İran’ın vardığını söylememiz mümkündür.

İran devamlı milislerin çeşit çeşit olmasına ve isimlerinin ve rollerinin farklı farklı olmasına itimat etti. Sadr hareketini, siyasi çalışmalarda halk karakteri taşıyan, gizlediği şeylerden farklısını izhar ederek kamuoyunu yanıltma oyunları oynayan askeri hareket olarak gördü. Ki İran, halk çatışmaları halinde İran’ın yaslanacağı bir sırt olsun. İran Sadr hareketinin rolünü muhafaza etti ve halkı şiddet, kuvvet ve doğrudan öldürme ile bastırmada diğer milislerin başarısızlığı halinde Sadr grubunu parlatmak için planlar yaptı.

Sadr grubu ve milislerinin yönlendirilmesindeki değişim Sadr akımında derin bir çalkalanma meydana getirdi. Bu durum ise aynı şekilde, daha önce ilan edilen tutumdan farklı yeni bir tutuma dönüşüm ekseninde askeri milislerde de bir çalkalanmayı getirecektir. Hatta İran’dan Sadr’a gönderilen yazıların Sadr’ın bizzat sıkıntı içine düştüğünü göstermektedir.

Mukteda Sadr, mevcut çatışmalarda tarafsız olduğundan bahsediyor. Sonra dönüyor ve direniş cephesinin kurulduğunu ilan ediyor. Kendisinden, tabilerinin göstericileri öldürdüğü ve çadırları yaktığı devrimin yöneticisi olarak bahsediyor. Bu durum, Sadr’ın şok edici yönelimlerine şaşıran bazı aldatılmış kişileri, Sadr’ın fiillerindeki bu dönekliği açıklamak için Tahran’da tutuklandığından, sosyal medya hesaplarının ele geçirildiğinden bahsetmeye sevk etmiştir.

Sadr ve milisleri arasındaki bu çatışma, geçtiğimiz yıllar boyunca Sadr için çizilen bu resmi tüketmeye başladı. Sadr’ın mevzilenerek ve milislerinin yaptığı davranışların aynısını yaparak ortaya çıkması, milislerinin saldırılarının Necef katliamı seviyesine ulaşması Sadr kozunu yakmaya başladı.

Son olarak bu aşamada devrimcilerin zafer elde etmesi toplumsal derinleşmenin sınırlarını çizen billur bir plana dönüştürecektir. Diğer toplumsal sektörlere çekici sloganlar sunacaktır.

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

25 total views, 1 views today