Irak’ta kontrollü gerginlik politikası

 

Mustafs Özcan   

Sözde Kudüs Tugayları Komutanı Kasım Süleymani ile Haşd-i Şabi komutanı Ebu Mehdi el Mühendis’in ortadan kaldırılması İran ile  ABD arasında hesapları karıştırdı veya kartların yeniden karılmasına neden oldu. Şii milisler intikam yemini etseler de alamadıkları intikam içlerini yakmaya devam ediyor. Araplar yarım kalmış ve tatmin edilememiş intikam duygularına ve sahibine ‘mevtur’ diyorlar. Bu anlamda Irak’taki Hizbullah çeteleri (Ketaib-u Hizbullah) hesaplı bir biçimde Amerikalılardan intikam almak istiyor. Lakin bu yalın kılıç bir biçimde olmayıp çok hesaplı bir bicimde yürütülüyor.  Son sıralarda İran yanlısı milis güçleri ile ABD arasında yeni bir düello dizisi yaşandı.  Öncelikli olarak Irak Hizbullah çeteleri Taci’deki Amerikan askeri hedeflerine yönelik olarak 10 füze fırlattılar ve bunun bilançosu iki Amerikalı askerin bir de İngiliz sözleşmeli personel ölümü oldu. Bunun üzerine Amerikalılar gözdağı olarak veya rövanş olarak Hizbullah’a ait beş hedefi dövdüler ve ateş altına aldılar. ABD Merkez Kuvvetler CENTCOM Komutanı Orgeneral Kenneth F. McKenzie Kerbela yakınlarında Hizbullah güçlerinden rövanşlarını aldıklarını açıklamasının ardından yine Taci’deki Amerikan askeri hedeflerine 25  füze daha fırlatıldı. Şimdiye kadar da Amerikan askeri hedeflerine yönelik müteferrik biçimde 22 saldırı düzenlenmiştir. Amerikalılar askeri hedeflerine saldırıları caydırmak için bir dizi önlem alıyor ve iki konuda yoğunlaşıyorlar:

Birincisi, savunma mekanizmasını güçlendirmek ve bunun için Patriot füze savunma sistemini Amerikan askeri garnizonlarının etrafına yerleştirmek.

İkincisi de sadece savunmada kalmayarak saldırı pozisyon ve imkanlarını güçlendirmek.  Bu bağlamda Amerikalılar Irak’a muharebe gücü yüksek 101’inci mangayı veya bölüğü sevk ediyor, seferber ediyorlar.

Peki! İran yanlısı milis güçleri ve Hizbullah çeteleri sadece Amerikalıları rahatsız etmek ya da intikam dürtülerini tatmin etmek mi istiyorlar?

İşte bu sorunun cevabı bazılarına göre şöyledir: Taci Askeri Karargahının füzelerle vurulmasının zamanlaması ilginç. Amerikan Kongresi’nin Trump’ın İran’a savaş açması veya askeri olarak darbe vurması seçeneğini sınırlandırması kararı Şii İran yanlısı milisler için cesaretlendirici olmuştur.  Adeta bu karardan cesaret alarak Amerikan askeri hedeflerini vurmuşlardır. Kararın alındığı gün Taci Askeri Karargahı vurulmuştur. Zamanlaması oldukça ilginçtir.  ABD’nin Irak Parlamentosunun çekilme yönündeki kararını tanımaması ve muhatap almaması da kışkırtıcı etki meydana getirmiştir. Diplomatik ve siyasi pazarlıkların önünü kesmiştir.

Bazı güvenlik uzmanları ise bu saldırıların boşuna ve abes olmadığını aksine müzakerelere zemin hazırlamak için gerekli kontrollü gerginlik politikası konseptine uygun düştüğünü söylemektedirler.  Bu yolla süreci öne itmeyi amaçladığını ifade etmektedir.  Burada belli ki İranlılar kontrollü gerginlik siyaseti izliyorlar

 

Kısaca bu saldırılarla birlikte milislerin patronu İran masada pazarlık payını artırmak ve soğuyan pazarlık iklimini yeniden harekete geçirmek istemektedir.  Uzmanlar nükleer anlaşmanın tek yanlı olarak askıya alınmasının ardından İran ile ABD arasında  askeri sürtüşme ortamının   ardına kadar açıldığını hatırlatmaktadır.  Irak’taki İran vekilleri veya uzantıları ABD ile sürtüşmeye başlamışlardır. Bu öncelikli olarak enformatik, psikolojik alanda başlamış ardından askeri alana doğru kaymış ve yayılmıştır.  Güvanlik uzmanları  ABD’nin Hizbullah çetelerini vurmasına paralel olarak ileride bu çetelere kol kanat geren siyasi yapıları da hedef alacağını  tahmin etmektedir.  Uzmanlar  ileride ABD’nin siyasi süreç veya harita olarak BM gibi uluslararası çatılar altında Irak’taki insan hakları ihlallerini gündeme getireceğini ve bu yönde kınayıcı kararlar alınmasına vesile olacağını kaydetmektedirler.  Özellikle göstericilere karşı gayri insani yöntemlerin kullanılmasını uluslararası mahfillerde gündeme  getirecek ve tescil ettirecektir.  Keza ABD, Irak’taki İran ve adamları lehine yolsuzluk meselesini de uluslararası gündemin parçası haline getirmeyi planlamaktadır.

ABD’nin Iraklı ortaklarından sayılan Cumhurbaşkanı Berham Salih’in göstericilerden yana tavır alan Haydar İbadi kitlesinden Adnan Zarfi’yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi bu yönde not edilmesi gereken gelişmelerden birisidir.  Bu da Irak’taki İran nüfuzuna yönelik olarak bir set ve bir rest çekme girişimidir.

Aynı uzmanlar  açıkça Amerikan askeri hedeflerine yönelik taciz ateşlerinin hedefinin ABD’yi İran ile müzakereye ve masaya oturmaya zorlamak olduğunu ifade etmektedirler. Ona göre bunun başka bir anlamı olamaz.  Hesapların gerisinde yatan saik, karşılık verdiklerine dair manevi bir tatmin hissi uyandırması ve ayrıca Amerikalılara masaya yeniden çekmesi düşüncesidir.   Yoksa bu taciz atışlarıyla birlikte İran yanlısı milisler Amerikalıları Irak’tan çekilmeye zorlayabileceklerini düşünmüyorlar. Bu çok uzak bir ihtimal. Zira onlar da biliyor ki Amerikalılar kolaylıkla çekilmek için Irak’a girmediler.  Eski dostlarının tazyikiyle kolaylıkla pes etmeyeceklerdir.   Dolayısıyla İran yanlısı milislerin amacı Amerikalıları İran’a yönelik koydukları ambargoyu kaldırtmak ya da mümkünse yeniden 5-1 anlaşmasına geri dönülmesini sağlamaktır. Ya da bu yolda mesafe alınmasına hizmet etmektir.

Buna mukabil Amerikalıların askeri karşılık vermeleri, misillemeleri ise İran ile müzakerelere karşı oldukları mesajını taşımaktadır. Yani kısaca Irak’ta füzeler karşılıklı olarak mesaj taşıyor, teati ediyor.  Ötesine geçmiyor.  Esasında İran da resmi zeminde hem savaşa hem de müzakereye karşı olduğunu duyuruyor. Lakin bir taraftan da fiili olarak bu zemini yokluyor, altyapısını hazırlamaya çalışıyor. Hatta zorluyor. Mesele karmaşık lakin Irak karşılıklı olarak İran ile ABD arasında vekiller aracılığıyla hesaplaşmanın yapıldığı bir sahneye dönüştü.

ABD’nin Hizbullah çetelerinin 5 askeri mevkiine saldırması caydırıcılık amacı taşıyor.  Aksi halde ABD Merkez Kuvvetler CENTCOM Komutanı Orgeneral Kenneth F. McKenzie sadaklarında yeteri kadar askeri malzeme olduğunu duyuruyor.  İki taraf da karşılıklı olarak birbirlerini yokluyor ve pazarlığa  zorluyorlar.  ABD İran’dan yeni bir nükleer anlaşma istiyor İran ise eski anlaşmaya geri dönülmesini.  Henüz birbirlerini sahalarında vurmaya yanaşmıyorlar sadece başkasının sahasında peşrev ve gösteri düzenliyorlar.  Bu manzaradan ise Iraklıların çıkaracakları tek bir sonuç veya mesaj var: İnisiyatifi ele almadan başkalarının oyuncağı ve hesaplaşma sahası olmaktan kurtulamayacaklarıdır.   Irak halkı ortaya çıktıkça ve kendi mukadderatına sahip çıktıkça yabancı oyuncular etkilerini kaybedecek ve tali hale gelecektir. Ha gayret!

 

 

HEYET Net’e Özel Makale.

Makaleler Yazarların Görüşüdür Sitemezi Bağlamaz.

138 total views, 1 views today