Korona Virüs Savaşının Diğer Bir Yönü

Talat Rumayyih

Dünya yeni tip korona virüse karşı yeni bir savaşın gerçeklerini yaşıyor. Yöneticilerin geneli, düşman, savaş ve zafer ifadelerini kullanıyor.

Bu virüsün ortaya çıkması ve sonuçları çevresinde dönen tartışmalar birkaç temele odaklanmaktadır. Bazıları ideolojik, bazıları tıbbi, bazıları insani vs. vs. Biz burada virüsten sonra dünyanın nasıl şekilleneceğine, uluslararası durum stratejik olarak nasıl işleyeceğine, bu savaş karşısında ne şekilde değişimlerin meydana geleceğine yoğunlaşacağız.

Bu bağlamda antiserum veya ilaç üretmek için dozu yüksek ilmi ve ticari bir rekabet açık bir şekilde görülmektedir. Bunun yanı sıra her devlet kendi toplumunu kurtarmak için çabalamaktadır. Ancak diğer boyutlar ve neticeler, dünya karşısında kurtarıcı, bilimsel düzeyde daha fazla ilerlemiş, bu savaşta kazanan olarak ortaya çıkacak kimseyle ilişkilidir. Birçoğu aşı üretme yolunda adımlar atan Almanya şirketine ABD Başkanı Donald Trump’ın milyar dolar teklif etmesini yayınladı. Bunun mukabilinde Çin üretim hakkını halkına ve üretme ve dünyaya dağıtma hakkını Almanya şirketine verme anlaşmasıyla aşı bulmak için Çin ile Almanya şirketi arasında bir anlaşma ve koalisyon söz konusudur.

Diğer yandan maksimum derecede siyasi rekabetin hazır olduğu bu krizde açık bir şekilde görülmektedir. Çünkü dönüşüm sadece dünyada yükselen devlet (Çin) ile hakim devlet (Amerika) arasındaki rekabet değil aksine açık bir şekilde virüsün Çin’de kasıtlı bir şekilde yayıldığı gibi suçlama alanına dönüştü. Bu daha sonra ortaya çıkacak bir haldir. Biz Çin’in Amerika’nın Çin’e karşı bakteri savaşı başlattığı suçlaması ile Çin’in virüs üretmek için çalışmalar yürüttüğü ve bunun sonucunda vatandaşlarına bulaştığı ve onlardan dünyaya yayıldığı ithamları karşısındayız. ABD Başkanı Donald Trump virüsü Çin virüsü olarak nitelendirmektedir.

Bu noktada dünyanın, genel anlamda, belki de stratejik anlamda Amerika-Çin savaşı ile karşı karşıya kaldığını söylememiz mümkündür.

Diğer yandan Rusya ve Avrupa arasında da mesele aynı görünmektedir. Söyle ki Avrupa’nın virüs ve krizlerle mücadelede sağlık modeli gücü olmadığını göstermek için Rusya’nın saptırma kampanyası ve Avrupa Birliğinin karşı olduğu komünistleri destekleme kampanyası yürüttüğü yönünde Avrupa kaynaklı suçlamalar söz konusudur. Hatta suçlamalar Rusya’nın Avrupa toplumunu yıkıma uğratmak için çabaladığı seviyesine ulaşmıştır.

Diğer yönlerin önemi, geçen şeylerin öneminden az değildir. Bu virüs krizi ve neticesinin sonuçlarının da uluslararası duruma karşı sonuçları ve stratejik göstergeleri olacaktır.

Şuanda devlet daha önce benzeri görülmemiş şekilde gücünü göstermektedir. Devlet, insanların canlarını koruduğunu göstermektedir. Toplumlar evlerinde, insanlar sosyal izolasyon yaşamaktadır. Devlet caddede, sadece sağlık düzeyinde değil askeri ve güvenlik düzeyinde de.

Merkezi belki de otoritere ve totaliter devlet şuanda kendisini Çin’de yaşanan olayları güzel bir şekilde gözlemleyen demokratik devletlerden daha üstün bir yönetim ve idare modeli olarak sunmaktadır. Çin totaliter rejim hareketlerini keskin, koordineli ve hızlı bir şekilde şekillendirebilmekte ve tüm gücünü toplayarak bu vebayla mücadelede başarılı çıkabilmektedir. O da kendisini en iyi model olarak göstermektedir. Çin şuanda uygulanan sosyal sistemin, gecikmeksizin başa çıkmanın yollarını sağladığını söylemektedir.

Ulus devlet, şuanda küreselleşme pahasına ilerlemektedir. Kapatma, sokağa çıkma yasağı, orduların ortaya çıkması kararları gördük. Devletler arasında nasıl da uçuşların durdurulduğunu, sınırların nasıl da kapatıldığını, bu virüsten etkilenen devletlerin vatandaşlarına karşı ırkçı kampanyaların nasıl da başlatıldığını, dünya borsasının nasıl da çöktüğünü gördük. Şimdi devlet kültürü ve sınırlarının gücüne geri dönme ihtimallerine şahit olmaktayız. Avrupa devletleri arasında sınırlar hakkında meydana gelen olaylar belki de geleceğe dair göstergelerdir.

Şuanda görünen güç devletlerin yıkılmaya maruz kalacağı ihtimalleri ve diğer devletlerin güç amillerinin yükseleceği ihtimalleri üzerine güçlü göstergeler önümüzde durmaktadır. Devletler maddi gücünün üzerinde harcamalar yapmaya maruz kalmaktadır. Devletler büyük ekonomik krizler yaşayacaktır. Uçak şirketleri iflas edecek, borsadaki zararlar şirketlerin gücünün felaketlerine dönüşecektir. Gelecekte devletlerin gücünü etkisi altına alacak amillerdir bunlar.

Burada insan hayatında önemli değişiklerin yaşanacağı yönünde işaret bulunmaktadır. Şöyle ki bilgi, iletişim ve sosyal araçların gelişiminin önemi ortaya çıkmaktadır. Bu durum gelişmiş devletlere daha büyük etki alanı sağlayacaktır.

 

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

85 total views, 2 views today