Hükümet Hapishanelerinde Masum Tutuklulara Yönelik İşkence ve İnsan Hakları İhlalleri Devam Etmektedir

2003 yılında Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde Irak’a karşı başlatılan işgalden itibaren neredeyse her ay ülkedeki şehirler ve muhafazalar, bazı mıntıkalarda demografik değişim politikaları kapsamında hükümete bağlı güvenlik güçleri ve mezhepçi milisler tarafından mezhep temelli faktörlerle ve İran’ın ülkedeki projelerine hizmet etme hedefiyle birçok gözaltı operasyonlarına tanık olmaktadır. Bu eksende ülke, her gün çeşit çeşit maddi ve manevi işkencelere ve insan hakları ihlallerine maruz kalan binlerce masum tutuklunun çürütüldüğü büyük bir hapishaneye dönüştü.

Yıllar geçiyor ve binlerce masum tutuklu hükümetin karanlık hapishanelerinde tutuluyor, sistematik ölüm karargahlarına dönüştürülen bu hapishaneyi yönetenler tarafından bu insanlar her türlü işkencelere ve insan hakları ihlallerine maruz kalıyor.

Sosyal medya siteleri, Başkent Bağdat ve diğer muhafazalarda muhbir iftiralarıyla tutuklanan ve işkenceler altında hayatını kaybeden masum insanların cesetlerini adli tıp dairelerine bağışlayan mezbahaneye dönüşen hükümet hapishanelerinde tutukluların maruz kaldıkları suçları ve insan hakları ihlallerini haykırmaya devam ediyor. Birkaç gün önce Salahuddin muhafazasındaki polis merkezlerinden birinde yaşanan olay da bu suçlardan sadece biridir. Şöyle ki muhafaza halkından biri burada tutulmaktaydı ve 300 dolar fidye ödeyerek serbest kaldıktan sonra suç çetelerine dönüşen hapishane ve alıkoyma merkezlerinde ve kendisinin tutulduğu polis merkezinde tutuklu tutulan insanların kurtarılması için insan hakları savunusuyla ilgilenen uluslararası heyet ve örgütlere seslenerek yardım istedi.

Yaşanan bu suçlar ve insan hakları ihlalleri hakkında hukuk uzmanı Ali Et-Temimi şöyle demektedir: “Tutukluları darp etmenin, işkence uygulamanın, vazife sınırlarını aşmanın, yargı belgesi olmadan tutuklamanın, şantaj uygulamanın, kamu hizmetiyle sorumlu kesimler tarafından zorla para almanın cezası anayasa ve hukuka göre 10 seneye kadar hapis cezasıdır. Ancak bu yaptırımların uygulanmaması bu suçları ve insan hakları ihlallerini artırmıştır.”

Diğer yandan Irak İnsan Hakları Komiserliği, Zi Kar muhafazasındaki Balık Hapishanesi olarak bilinen kötü bir üne sahip Nasiriye hapishanesinde 24 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Irak İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Ali El-Beyati tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi: “Tutukluların hayatını kaybetmesi, 7 Ocak ile 10 Nisan arasında gerçekleşti.”

Usame En-Nuceyfi liderliğindeki Kurtuluş ve Kalkınma Cephesi, Nasiriye hapishanesinde onlarca masum tutuklunun ölünceye dek işkenceye maruz kaldığını açıkladı. Bu yılbaşından itibaren onlarca tutuklunun, hapishanelerden sorumlu kesimler tarafından uygulanan çeşitli işkencelere maruz kalmaları sonucunda hayatlarını kaybettiklerini vurguladı.

Meclis Üyesi Vahdet El-Cemili ise şunları vurguladı: “Hükümet hapishanesindeki tutukluların ve alıkonulanların %80’i masum vatandaşlardır. Çünkü onlar gelişigüzel tutuklanmış, bu hapishanelerden sorumlu kimseler tarafından çeşitli işkencelerle, şantajlarla işlemedikleri suçları kabul etmek zorunda bırakılmışlardır. İşgalci hükümetler, birçok yolsuzluk şüphesi barındıran tutuklular meselesinde başarısız olmuştur. Öte yandan mahkemeye çıkartılmadan tutulan 50 binin üstünde tutukluyu barındıran Irak’taki hapishanelerin kapasitelerinin üstünde tutuklu bulundurmaları sorununa da bir çözüm üretememişlerdir.”

Hukuk uzmanı Ali Et-Temimi diğer bir açıklamasında Irak’taki mahkum ve tutuklulara özel af uygulamasının genel aftan daha kolay olduğunu ancak bazı kesimlerin, bu kanunun onaylanmasına engel olduğunu vurguladı.

Haber ajansları şunları vurgulamaktadır: “Haydar El-Abadi öncülüğündeki Nasr koalisyonundan parlamentonun içindeki şahıslar masum tutuklulara yönelik özel af kanununun uygulanmasına engel olmaya çalışmaktalar ve meclisten geçmesine izin vermemektedirler.”

Kaynaklar Nasr koalisyonu üyesi ve hukuk komisyonu üyesi Hüseyin El-Akabi’nin şu sözlerini aktarmaktadır: “Hükümet, Cumhurbaşkanı Behrem Salih’in bazı suçlardan mahkum olanlara yönelik özel af çıkartılması tavsiyesini duyurdu. Bu tavsiye af kapsamına girenler ve bundan istisna edilenlerle sınırlandırıldı. Burada özel af yasasında büyük gedikler olduğu noktasında korkular söz konusudur ve toplumun güvenliğini tehdit etmektedir. Koalisyon bu yasaya muhaliftir ve meclisten geçmesine asla izin vermeyecektir.”

Geçen şeylere binaen başta Salahuddin ve Zi kar muhafazaları olmak üzere hükümet hapishanelerinde tanık olunan büyük insan hakları ilkelerinin ve uluslararası kanunun ihlal edilmesi örnekleri, geneli İran’a bağlı mezhepçi milislerin kontrolünde olan bu hapishanelerde tutuklulara karşı işlenen vahşi suçların basit örnekleri sayılmaktadır. Öte yandan insanlığın yüzüne tokat gibi çarpan bu suçlar karşısında yerel ve uluslararası sessizlik devam etmektedir.

 

 

HEYET Net

61 total views, 1 views today