Yolsuzluk Sayesinde İçişleri Bakanlığındaki ve İstihbarat Birimlerindeki Soruşturmacıların Servetleri Katlanıyor

Ülkedeki mevcut siyasi arenada yer alan partiler ve grupların hegemonyası ve Yeşil Bölge hükümetine bağlı mezhepçi milislerin hakimiyeti karşısında 2003 yılında Amerika’nın işgal etmesinden itibaren hükümetin kurum ve dairelerinde yaygınlaşan mali ve idari yolsuzluk, zor yaşam koşullarıyla boğuşan Iraklı halkın aleyhinde astronomik mali aidatlar doğurmaktadır.

Geçtiğimiz uzun yıllar boyunca hükümet yetkililerinin güvenlik ve askeri kurumlarında mali ve idari yolsuzlukların yayıldığını itiraf etmelerine, 2014 yılında bazı şehirlerin IŞİD örgütü tarafından ele geçirilmesinin başlıca sebebinin bu olduğunu kabul etmelerine rağmen Ekim gösterilerinin başlamasıyla istifa eden Adil Abdulmehdi hükümetinin, İçişleri Bakanlığındaki ve İstihbarat birimlerindeki soruşturmacıların servetlerinin fahiş bir şekilde arttığını doğrulayan raporları dikkate almamaya devam etmektedir. Bu servetler arasında lüks evler ve büyük ticaret işlerinin idaresi de yer almaktadır.

Bu bağlamda bir hükümet yetkilisi, yaklaşık iki ay önce istifa etmeden önce görevli hükümet başkanının, İçişleri ve Savunma bakanlıklarında yürütülen soruşturmaların tehlikesinden bahseden bazı raporlar aldığını ortaya çıkarttı. Sayıları hiç de az olmayan soruşturmacı subayların büyük servetleri takip edildi. Ki bu makamlara gelmeden önceki sosyal durumlarıyla hiç de uyuşmamaktadır bu servetler. Gümrük subayları ve kara sınır kapıları müfettişlerinde de durum farksızdı.

İsmini paylaşmak istemeyen yetkili şunları söyledi: “Hükümet yetkililerin, başta ülkenin güney ve orta muhafazaları olmak üzere sistematik suç ağlarının hareketlerine, kaçakçılığa ve uyuşturucu ticaretine göz yumdukları açık bir şekilde ortadadır. Bu büyük mali yolsuzluğun arkasında aktif siyasetçilere bağlı subaylar durmaktadır. Yüklü meblağ karşılığında çetelerin ve suçluların serbest bırakılması halinde yolsuzluk olaylarının ivme kazanacağı hususunda büyük bir korku söz konusudur.”

Diğer yandan Siyasi Analist Ahmed El-Hemedani şöyle demektedir: “Soruşturma ve suçlularla ilişkili güvenlik birimlerindeki yolsuzluk bu ülkedeki en hassas ve tehlikeli yolsuzluk dosyaları sayılmaktadır. Bu dosya, 2010-2014 yıllarındaki Nuri Maliki hükümetiyle gelişti. Şöyle ki soruşturma subayları, ülkenin zengin tabakasına girdi. Bunun nedeni güvenliğin yıkılması ve sistematik suçların yaygınlaşmasıydı.”

Meclisteki Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkanı Hakim Ez-Zamili şunu zikretmektedir: “Hükümetin güvenlik birimlerindeki subaylar ve komutanlar, bazıları uyuşturucu kaçakçılığı, milyonlara ulaşan rüşvet karşılığında vatandaşların görev atamalarından sorumlu olma, para karşılığında suçluları serbest bırakmayla ilişkili yolsuzluk dosyalarına daldıklarından dolayı bugün Irak’ın zenginlerine dönüştüler. Hükümet yetkilileri para karşılığında bazı güvenlik subaylarının suçlular ve kaçakçılarla işbirliği içerisinde olduklarını itiraf etmiştir.”

Hakim Ez-Zamili sözlerini şöyle sürdürdü: “Güvenlik dosyaları dikenlidir ve yığılmış durumdadır. Birçok yolsuzluğu ve makamların sulandırılmasını içermektedir. Teçhiz, silahlandırma, istihbarat ve izleme sözleşmelerinde büyük usulsüzlükler ve paralarla oynama söz konusudur. Güvenlik ve askeri yollardaki yolsuzluklara karşı koymak büyük bir cesaret ve karara ihtiyaç duymaktadır. Çünkü yolsuzluk yapan subayların genelinin ülkedeki aktif siyasi partilerle sıkı ilişkileri söz konusudur.”

Öte yandan parlamento üyesi Abdulemir Taiyban şunları vurgulamaktadır: “Mali ve idari yolsuzluk, devlet birimlerinin ve hükümet kurumlarının genelinde mevcuttur. Bu yolsuzluk sorunu o kadar genişledi ki daha önce Irak tarihinde benzerine rastlanmayan bir probleme dönüştü. Güvenlik ve askeri birimlerdeki yolsuzluk yapanların adalet karşısına çıkartılmaması Iraklı vatandaşın resmi hükümet kurumlarına karşı güvenini sarstı. Bunun sonucu olarak da problemler tüm alanlarda artmaya başladı.”

Meclisin “Bu sana nereden geldi” ismiyle bilinen gayri meşru kazanç kanununu yürürlüğe soktuğu biliniyor. Geçtiğimiz Ekim ayının başında başlayan barışçıl halk gösterilerinden itibaren ülkenin tanık olduğu sokağın intikamını hafifletmek hedefiyle ikrar edilmişti. Söz konusu kanun 20 maddeyi ihtiva etmektedir. Bunlardan en dikkat çekenleri genel müdür ve üstündeki makamlar gibi devlet görevlilerin servetlerinin incelenmesi, resmi maaşıyla uygun olmayan görevlilerin servetlerinin soruşturulmasıydı. Ancak uzmanlar, partilerin ve devletin bütün kurumlarına girmiş silahlı milislerin hegemonyası nedeniyle bu kanunun uygulanma imkanının olmadığına dikkat çekiyor.

 

 

HEYET Net

80 total views, 2 views today