Irak Müslüman Alimler Heyeti İran’a Bağlı Milislerin Hegemonyası Altında 8. Hükümetin Başarısızlığını Vurguladı

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği, 8. İşgal hükümetinin yürürlüğe girmesi hakkında bir açıklama yayınladı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle denildi: “Irak’ın ve halkının başına gelen yıkım, kan dökülmesi, servetlerinin, kaynaklarının ve enerjisinin sistematik bir şekilde yağmalanmasının müsebbibi hükümetlere uluslararası desteğe rağmen 17 yıldan beri Irak’a dayatılan siyasi çalışmaların başarısızlığının devam etmesi bağlamında aynı acı tecrübe bir kez daha denenmekte, ismi eski yeni hükümet yürürlüğe sokulmakta, Kazimi hükümeti, Irak’taki sekizinci işgal hükümeti olmak için otoriter partilerin rahminden çıkmaktadır. Yeni deliller bu hükümetin Iraklıların gerçek maslahatlarından uzak bir şekilde Amerika ve İran’ın hegemonyasının Iraklıların geleceğinde devam edeceğini doğrulamaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada yüzlerce göstericinin öldürülmesinden, binlercesinin yaralanmasından ve sakat kalmasından, otoriter partiler arasında mal ve makam paylaşması noktasındaki çekişmelerden, anlaşmazlıklardan, anlaşmalardan sorumlu olan Adil Abdulmehdi hükümetinin düşmesinden aylar sonra devlet yönetimi sahnesinin tekrarlandığı ve tıpkı eskileri gibi eksik bir hükümetin yeniden doğduğu vurgulandı. –Hükümetin bunu istediğini farz etsek bile- milislerin ve partilerin halka yönelik suçlarını gizledikleri bir örtü olan mevcut siyasi rejimin sebep olduğu felaketlere herhangi bir çözüm üretmeye asla güç yettiremeyecek olacakları açıklamada belirtildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Bu hükümet önceki liderlerin arasında gerçekleşen müzakereler ardından kuruldu. Bu partileri razı ettikten, onlara boyun eğilmeyeceği noktasında verilen ilk vaatlerin hilafına onlara karşı taviz verildikten sonra yürürlüğe girdi. Bu partilerin emirleri doğrultusunda kurulmuş bir hükümettir ve onların adaylarından oluşmaktadır. Onların emirleri doğrultusunda hareket edecek ve onların rızasının dışına asla çıkmayacaktır.

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada otoriter partilerle hükümetin oluşturulmasının, Adil Abdulmehdi hükümetini deviren, siyasi rejimi düşürmeye çalışan, makamların satıldığı, mezhep ve ırk dengelerin sağlandığı ihalelerden uzak bir şekilde Irak’ta özgür ve bağımsız yeni bir hükümet kurmak için çabalayan Ekim devrimi şehitlerinin kanlarını ve canlarını aşağılamak anlamına gelmekte olduğuna vurgu yapıldı.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Meşruluğa ihtiyaç duyması ve dış tahakküm ve etkiye boyun eğmesi. Çünkü bu hükümet Amerika ve İran’ın arasında, iki devletin hedeflerinin gerçekleşmesi, Irak ve Iraklıların aleyhinde özel çıkarlarının güvence altına alınması görüşüne uyumlu olarak ve terör ve IŞİD’in geri dönmesi tehlikesinin baskısıyla siyasi çalışmaların devam etmesi noktasında anlaşma sağlandıktan sonra yürürlüğe girdi. Bu kart Amerika ve İran’ın asıl olarak, partilerin feri olarak kullandığı bir karttır. Bunun ekseninde yeni hükümetin yürürlüğe girmesi için uygun atmosfer oluşturulmaktadır. Tekrardan ortaya çıkartılacağı, büyük tehlikelere ve Iraklıların kanının dökülmesine izin verileceği bir sahnede ihtiyaç duyduklarında bunu her zaman kullanmaya devam edeceklerdir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklamada İran’a bağlı milislerin Irak’taki karar üzerindeki hegemonyasının, devlet kurumları üzerinde tahakkümünün, otoritesini kuvvetle Irak’ın geleceği hakkında dayatmasının, askeri ve güvenlik birimlerinde hakimiyet kurmasının, İran’ın çıkarları lehinde ülkenin ekonomisini tüketmelerinin gölgesinde hükümetin aynı başarısız neticeye yönelmesine dikkat çekildi. Daha sonra Irak Müslüman Alimler Heyeti bazılarının sandığı gibi Irak’ın maslahatını ilk sıraya koyacağı, göstericiler hakkında suç işleyenlerin ve suçu emredenlerin adalet karşısına çıkartılacağı yönünde göstericilerin isteklerini yerine getireceği hususunda bu hükümetin hiçbir umut vaat etmediğinin altını çizdi. Öte yandan açıklamada aynı şekilde bu hükümetin hiçbir hatalı gidişatı düzeltmek için asla çabalamayacağı, ülkeyi kurtaracak hiçbir siyasi bina asla inşa etmeyeceği vurgulandı. Çünkü bu hükümetin hatadan ve felaketten başka bir şey üretmeyen, işgalden sonra kurulmuş mevcut siyasi rejimin kuralları ve sınırları ekseninde oluşmuş olduğunun altını çizdi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamada şöyle devam edildi: “Tamamlanmış olması, bakanlarının dörtte birinden fazla eksik olması. Bu, baskısı çok fazla siyasi, ekonomik, sosyal şartlar gölgesinde yakın olmayan bir zamana kadar devam edecek aday eksikliğidir. Aynı zamanda hükümette büyük bir başarısızlık, salahiyet ve kararlarda büyük bir çırpınma anlamına gelmektedir.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti yayınladığı açıklamasında bu eksik hükümetin yürürlüğe girmesi için yapılan anlaşmaların, hiçbir değeri olmayan ani yapılmış anlaşmalar olduğunu vurguladı. Çok yakın zamanda anlaşmazlıkların yüzeye çıkacağına dikkat çektikten sonra Kazimi’nin vaatleri daha öncekilerin vaatlerinden, başarısızlık özürlerinden, kullanılan gerekçelerden farksız olduğunu ve daha öncekiler gibi onun da bunları kullanacağı ifade edildi.

Irak Müslüman Alimler Heyeti Genel Sekreterliği tarafından yayınlanan açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı: “Uluslararası ve bölgesel tutumun hükümetin kurulmasını hızlıca desteklemesine, Irak’a has olan her şeyde çelişik davranan ancak hükümetin kurulmasının hızlı bir şekilde selamlanmasında ve El-Kazimi’nin tebrik edilmesinde ittifak eden –onun korkularına, beklentilerine, temennilerine, mülahazalarına işaret babından bile olsa açıklama getirmekten gafil olan- Resmi Arap sisteminin tutumuna bakmaksızın bir kez daha vurguluyoruz: Allah (azze ve celle)’den sonra Irak konusunda kendisine dayanılan ve güvenilen bizzat Iraklılar ve onların olayları değiştirmek için gösterdikleri çabalardır. Aynı şekilde işgal vakasının itirafının gerekçelendirilmesinde, Irak’taki mevcut siyasi rejime ve başarısız hükümetleri yürürlüğe sokmada uluslararası ve bölgesel katılım karşısında Iraklıların ilkelerinin sağlamlığıdır.”

 

 

HEYET Net

94 total views, 1 views today