Korona Virüs ve Ekonomik Kriz Nedeniyle Irak Bir Felaketin Eşiğinde

Irak’ta birbiri ardınca gelen hükümetler, her düzeyde ülkeyi yok etmek için çok çaba sarf etmediler. Özellikle 15 seneden beri Iraklı halkın zenginliğini ve servetini yağmalamada yetkililerin ustalaşmasından sonra… Çeşitli batı medya kuruluşları bu hükümetlerdeki yetkililerin hesaplarındaki milyarları ifşa etmeye devam ederken insan hakları kuruluşları, bu yetkililerin hesaplarındaki paralar arttıkça ülkede artış gösteren yoksulluk oranlarını belgeliyor.

Amerika merkezli Washington Post gazetesi yayınladığı raporunda, petrol fiyatlarının düşmesi, korona virüs nedeniyle birçok yerin kapalı olması neticesinde vatandaşlarının maişet sıkıntılarının artması ekseninde Irak’ta açıklık devriminin başlayacağı uyarısında bulunuyor. Özellikle korona virüs, kendisinden daha büyük tehditlere gebedir. Bu tehditler de, ekonominin çökmesi, sağlık, elektrik, su gibi kamu hizmetlerinin oluşturulmaması, mali krizle mücadele kapsamında hükümetin genel sektörde çalışan görevlilerin maaşlarını düşürmesi neticesinde Iraklıların acılarının devam etmesidir.

Amerika merkezli Washington Post gazetesi raporunda şunları vurgulamaktadır: “Korona virüsü, Irak ekonomisini felaketin eşiğine sürüklemektedir. Çünkü bu virüs, Iraklı halkın öfkesini katlamaya katkı sağlayacak, halkın yasal isteklerine cevap verilmediği ve siyasi çalışmalarda gerçek reformlar icra edilmediği takdirde barışçıl gösteriler tekrardan alevlenecektir. Irak’ın bugün yaşadığı krizin başlıca sebepleri işgal güçleri tarafından temeli atılan siyasi çalışmalar, ülkenin her yerine yayılmış yolsuzluklar, ceplerini haram paralarla dolduran yolsuz yetkililerin adalet karşısına çıkartılmamasıdır. Öte yandan Iraklı halk yaşam mücadelesi vermekte ve korkunç oranlara ulaşan fakirlik problemiyle boğuşmaktadır.”

Diğer yandan yatırım bankası Jefferies Group şunlara dikkat çekmektedir: “Irak ekonomik krizle mücadele edebilmesi, görevlilerin maaşlarını ödeyebilmesi ve korona virüsle mücadele edebilmesi için 2020 yılında 40 milyar dolar dış fona ihtiyaç duymaktadır.” Yine gözlemciler bu krize sebep olarak hükümetin tüm kurumlarında ve dairelerinde artan yolsuzluğu, Amerika’nın yaptırımlarından kurtarmak için İran’dan zaruri olmayan ürün ve malzemeler ithal etmesini göstermektedirler.

Önceki Elektrik Bakanı Kasım El-Fahdavi ise şunları vurgulamaktadır: “Irak, elektrik ithalatı noktasında İran’ın fiyatlarının çok altında Körfez ülkelerinden cazip teklifler aldı. Ancak İran, elektriği sadece kendisinden ithal etmesi için hükümete baskı kurmaya devam etmektedir.”

İstifa eden Adil Abdülmehdi hükümetinde Ziraat Bakanı olan Salih El-Husni, ülkede fazlasıyla üretilmesine rağmen milyon dolarla karşılığında hiç de gerekli olmayan turp, soğan ve cehri ithal ettiklerini itiraf etmektedir. Aynı zamanda başta İran olmak üzere dışarı için ithal pazarı olması için Irak’ta ziraat tarlaları kundaklanmakta ve balıklar zehirlenmektedir.

Geçen şeylere binaen bir an önce cevap verilmesi gereken soru karşımızda durmaktadır: %30’un üstüne çıkan fakirlikten ve korona virüs felaketinden Iraklılar ne zaman kurtulacak? Öte yandan siyasi aktörlerin geneli Amerika yaptırımlarından kurtarmak için İran’ın yanında yer almaya devam etmektedir. Şayet halk gösterileri açlık devrimine dönüşürse mazlum Iraklı halkın gücünü yağmalayan ve çalan yolsuz yetkililerden hiçbiri Yeşil Bölgede bir yer bulamayacaktır.

 

 

HEYET Net

126 total views, 2 views today