Kültürel Perşembe Meclisinde bu hafta Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi Müdürü Üstat Ömer Ferhan konuk edildi

Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda her hafta düzenlenen Kültürel Perşembe Meclisinde bu hafta Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi Müdürü Üstat Ömer Ferhan konuk edildi. Korona virüs önlemleri kapsamında video konferans yöntemiyle seminer veren Ömer Ferhan, göçmenleri ve göçmenlerin karşılaştıkları sorunları ele aldı.

Ömer Ferhan seminerinin başında Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi’nin 29 insan hakları örgütüyle yardımlaşarak düzenlediği sosyal medya kampanyasına dikkat çekerek söz konusu kampanyanın amacının, devam eden uluslararası ve bölgesel değişimler ekseninde göçmenlerin karşılaştığı zorluklara ışık olduğunu vurguladı.

Ömer Ferhan daha sonra göçmenlerin durumlarına ve sayılarına dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu: “2014 yılında Irak’ta savaşın başlamasından itibaren Iraklılardan 6 milyonun üstünde insan göç etti. 1.7 milyondan fazla insan hala göçmen olarak yaşamını devam ettirmektedir. Göçmenlerin %70’i göçmen kamplarının dışında yaşarken %30’u göçmen kamplarında yaşamaktadır. 15 Mayıs 2020’e kadar süreçte Irak’ın 11 muhafazasında kurulan göçmen kamplarının sayısı 105’e ulaştı. Bu göçmen kamplarında yaşayan ailelerin sayısı 61980 aile, birey olarak ise 89776 bireydir. Bu istatistikler Irak Göç ve Göçmenler Bakanlığı tarafından paylaşılmıştır. Tüm bu istatistikler, evlerde yaşayan veya göçmen listelerinde kayıt altına alınmayan birey ve aileleri, aynı şekilde Curf Es-Suhr, Diyala, Salahuddin ve Ninova’da göçe mecbur bırakılan aile ve bireyleri kapsamamaktadır. Göç ve Göçmenler Bakanlığı tarafından paylaşılan bu rakamları Birleşmiş Milletlerinin rakamlarıyla kıyaslarsak büyük bir farkın olduğunu hemen görürüz. Şöyle ki 2018 Nisan ayına kadar 2.100.000 göçmen söz konusuydu ve bunların 360.000’i göçmen kamplarında yaşamaktaydı.”

Ömer Ferhan daha sonra göçmen kamplarındaki göçmenlerin yaşamlarına ve sağlık durumlarına dikkat çektikten sonra şunları söyledi: “Göçmen kamplarındaki durum çok kötü. Buralarda yaşayan göçmenler en basit hayat dinamiklerini bile sağlamaya güç yettiremiyorlar. Göçmenlerin geneli çocuk, kadın ve yaşlılardan oluşmaktadır. Son zamanlarda en fazla korona virüs vakaları göçmen kamplarında yaşanmaktadır. Göçün devam etmesi ülkedeki sağlık, yaşam ve güvenlik krizini derinleştirmektedir. Çünkü sadece bir çadırda 5 ila 9 arasında kişi kalmaktadır. Korona her tarafa yayılırken onlar hiçbir korunma ve tedavi araçlarına sahip değiller ve güvende değiller. Korona virüsün göçmen kamplarına hızlı bir şekilde girmesi tehlike arz etmekte ve yeni bir insani felaket uyarısında bulunmaktadır.”

Göçmenlerin karşılaştığı ve her geçen gün artan zorluklara dikkat çeken Ömer Ferhan açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Göçmenlerin evlerine ve mıntıkalarına geri dönmeleri engelleniyor. Bu mesele, Telafer şehrinde olduğu gibi yıllardan beri evlerinden ve şehirlerinden zorla tehcir edilen ve yerlerine silahlı gruplar ve milisler yerleştirilen göçmenlerin büyük bir grubuna sirayet etmektedir. Şöyle ki hükümetin icraatları mezhepçi ve bölücü icraatlardır. Göçmenlerden bir kısmı geri döndürülürken geneli bu işlemlerin dışında tutulmaktadır. Aynı şekilde Bağdat hükümeti, Başkent Bağdat’ın güneyinde yer alan Curf Es-Suhr, Yesrib, Avce, Salahuddin muhafazasındaki Aziz Beled, Diyala muhafazasının kuzeydoğusundaki köyler, Enbar muhafazasındaki Hanikin, Mendeli, Uveysat, İbrahim bin Ali, Nehib, Ninova muhafazasındaki El-Biac ve Sincar köyleri gibi mıntıkalarda ve Bağdat kemerinde yer alan mıntıkalarda göçmen ailelerin geri dönmesine izin vermemektedir. Göçmenlerin yaşadıkları zorluklardan biri de kamu hizmetlerinin az olması, malzeme eksikliği ve göçmenlerin seçim kartı olarak kullanılmasıdır. Yıllardan beri Bağdat hükümeti göçmenler adına çok büyük paralar teslim aldı. Ancak ne şehirlerini imar etti, ne de göçmen kamplarındaki göçmenlere yardım etti. Aksine bu paralar yağmalandı ve çalındı. Göçmenler ise göçmenlerin haklarının yok edilmesine sebep olan ve acılarının devam etmesine katkı sağlayan mali ve idari yolsuzluğun gölgesinde göçmen kamplarında yazın sıcağı ile kışın soğuğu arasına sıkışıp kaldılar. Göçmenlerin yaşadığı zorluklardan bir diğeri de büyük ailelerin küçük çadırlara sıkıştırılmasıdır. Bu durum bazı insanlarda meydana gelen psikolojik sorunlardan dolayı intihar etmesine neden olmuştur. Bu sıkışıklık aynı şekilde kolera hastalığının yayılmasına sebep olmaktadır. Hastalanan için kurulan seyyar hatanede neredeyse hiç ilaç bulunmamaktadır. Dilencilik sorunu yayıldığı gibi  işsizlik problemi her geçen gün artmaktadır. Yaşadıkları bu yeni mıntıkalarda göç etmeden önceki mesleklerini yapmaları için gerekli iş fırsatları sunulmamaktadır. Bunlardan daha kötüsü ise ilköğretim ve lise öğrencilerine eğitim imkanı sunulmamasıdır. Ayrıca göçmenler siyasi partilerin elinde bir seçim kartı olarak kullanılmaktadır.”

Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda düzenlenen Kültürel Meclisindeki Irak Savaş Suçlarını Belgeleme Merkezi Müdürü Ömer Ferhan seminerinin sonunda göçmenler konusunun en önemli ve zaruri noktası olan Uluslararası toplumun ve insani yardım örgütlerinin göçmenler probleminin çözümündeki önemli rollerine değindi. Nitekim mevcut hükümet ve bakanlıklarına güvenmek olumlu bir sonuç getirmeyecektir.

 

 

HEYET Net

71 total views, 1 views today