Irak Müslüman Alimler Heyeti Kültürel Perşembe Meclisinde Dr. Hudayr Fericat Konuk Olarak Ağırlandı Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda her hafta düzenlenen Kültürel Perşembe Meclisinde bu hafta Dr. Hudayr Fericat konuk olarak ağırlandı. Korona virüs önlemleri kapsamında video konferans yöntemiyle seminer veren Dr. Hudayr Fericat İslam düşüncesinde yönetim kavramını ele aldı. Dr. Hudayr Fericat seminerinin başında İslam hükümlerinin tatbiki olan Kuran ayetlerinden ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetinden, sonra tüm insanların güvencesini sağlayarak adalet, eşitlik ve merhamet üzerine Raşid yönetim sistemini tesis eden halifelerin yönteminden alınan İslam’da yönetim kaynaklarından bahsetti. İslam’da yönetim ve sistemin hakikatine açıklık getiren tarihi bazı örnekler veren Dr. Hudayr Fericat, en güzel hayatı ve muteber yönetim menhecini tesis eden Kuran’ı Kerim’den “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.” (Hucurat 13) “ Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.” (Hucurat 10) gibi ayetlerini delil olarak aktardı. Diğer yandan İslam’da hakikat esası üzerine inşa edilen yönetim biçiminin Allah’ın malikül mülk olduğu, mülkü dilediğine verdiği ve dilediğinden aldığı esasına dayandığına vurgu yapan Dr. Hudayr Fericat, bu hakikatten, Müslümanlara zulmeden ve İslam iddiasında olan kimselerin gafil olduğuna dikkat çekti. Dr. Hudayr Fericat sözlerini şöyle sürdürdü: “Yönetimi için kişi mülkünden bir şey getirirse bu ancak yetkisi dairesinde gerçekleşir. Allah (azze ve celle) ondan almak isterse teklif ve yetkiyle ikame etmesi için onu başkasına verir. İmam Ali şöyle demiştir: “Allah’ın kullara faydalı olması için nimetlerle has kıldığı kulları vardır. Verdikleri şeyler ellerinde kalır. Eğer ellerindekini men ederlerse bu onlardan alınır ve başkalarına tahvil edilir.” Bu sosyal ve siyasi çerçevede değişim sünnetidir. Allah (azze ve celle)’nin şu ayeti de bunu doğrulamaktadır: “Ve sizden önce (bâtılı seçerek) kendilerine kötülük edenlerin yurtlarına yerleşmiştiniz. Onlara ne yaptığımız sizin için açıkça belli oldu, size misaller de getirdik.” (İbrahim 45) Dr. Hudayr Fericat şunları vurguladı: “İslam’da yönetimi tamamlayan bu fikri manzumeye, insanların yönetildiği çerçeve ve hitabın içeriğinden uzanan yürütme ve uygulama da eşlik etmesi gerekmektedir. Ancak maalesef bu fikri manzumeyi vakamıza indirgemek istediğimizde 2003 işgalinden sonra Irak’ı yönetenlerin otoritenin etkisinde kaldıklarını, Iraklılara yönelik her türlü zulmü uyguladıklarını görürüz. Onlar Allah (azze ve celle)’nin şu ayeti kapsamındadırlar: “Onlar, kendilerine yapılan uyarıları unutunca her şeyin kapılarını onlara açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık! Böylece onlar birden bire bütün ümitlerini yitirdiler. Sonunda zulmeden kavmin kökü kesildi. Her türlü övgü, âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.” (En’am 44-45)

Irak Müslüman Alimler Heyeti Kültürel Perşembe Meclisinde Dr. Hudayr Fericat Konuk Olarak Ağırlandı

Irak Müslüman Alimler Heyeti Divanı’nda her hafta düzenlenen Kültürel Perşembe Meclisinde bu hafta Dr. Hudayr Fericat konuk olarak ağırlandı. Korona virüs önlemleri kapsamında video konferans yöntemiyle seminer veren Dr. Hudayr Fericat İslam düşüncesinde yönetim kavramını ele aldı.

Dr. Hudayr Fericat seminerinin başında İslam hükümlerinin tatbiki olan Kuran ayetlerinden ve Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sünnetinden, sonra tüm insanların güvencesini sağlayarak adalet, eşitlik ve merhamet üzerine Raşid yönetim sistemini tesis eden halifelerin yönteminden alınan İslam’da yönetim kaynaklarından bahsetti.

İslam’da yönetim ve sistemin hakikatine açıklık getiren tarihi bazı örnekler veren Dr. Hudayr Fericat, en güzel hayatı ve muteber yönetim menhecini tesis eden Kuran’ı Kerim’den “Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık, Allah katında en değerli olanınız O’na itaatsizlikten en fazla sakınanınızdır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir, her şeyden haberdardır.” (Hucurat 13) “ Müminler ancak kardeştirler, öyleyse iki kardeşinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız.” (Hucurat 10) gibi ayetlerini delil olarak aktardı. Diğer yandan İslam’da hakikat esası üzerine inşa edilen yönetim biçiminin Allah’ın malikül mülk olduğu, mülkü dilediğine verdiği ve dilediğinden aldığı esasına dayandığına vurgu yapan Dr. Hudayr Fericat, bu hakikatten, Müslümanlara zulmeden ve İslam iddiasında olan kimselerin gafil olduğuna dikkat çekti.

Dr. Hudayr Fericat sözlerini şöyle sürdürdü: “Yönetimi için kişi mülkünden bir şey getirirse bu ancak yetkisi dairesinde gerçekleşir. Allah (azze ve celle) ondan almak isterse teklif ve yetkiyle ikame etmesi için onu başkasına verir. İmam Ali şöyle demiştir: “Allah’ın kullara faydalı olması için nimetlerle has kıldığı kulları vardır. Verdikleri şeyler ellerinde kalır. Eğer ellerindekini men ederlerse bu onlardan alınır ve başkalarına tahvil edilir.” Bu sosyal ve siyasi çerçevede değişim sünnetidir. Allah (azze ve celle)’nin şu ayeti de bunu doğrulamaktadır: “Ve sizden önce (bâtılı seçerek) kendilerine kötülük edenlerin yurtlarına yerleşmiştiniz. Onlara ne yaptığımız sizin için açıkça belli oldu, size misaller de getirdik.” (İbrahim 45)

Dr. Hudayr Fericat şunları vurguladı: “İslam’da yönetimi tamamlayan bu fikri manzumeye, insanların yönetildiği çerçeve ve hitabın içeriğinden uzanan yürütme ve uygulama da eşlik etmesi gerekmektedir. Ancak maalesef bu fikri manzumeyi vakamıza indirgemek istediğimizde 2003 işgalinden sonra Irak’ı yönetenlerin otoritenin etkisinde kaldıklarını, Iraklılara yönelik her türlü zulmü uyguladıklarını görürüz. Onlar Allah (azze ve celle)’nin şu ayeti kapsamındadırlar: “Onlar, kendilerine yapılan uyarıları unutunca her şeyin kapılarını onlara açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık! Böylece onlar birden bire bütün ümitlerini yitirdiler. Sonunda zulmeden kavmin kökü kesildi. Her türlü övgü, âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.” (En’am 44-45)

 

 

HEYET Net

202 total views, 1 views today