Yetim Muhammed’e Yapılan İşkence Başta Iraklılar Olmak Üzere Tüm Dünyanın Vicdanını Sarstı

“Cezasız kalan, edepsizleşir” sözünü doğrular nitelikte geçtiğimiz günlerde haber sitelerinde ve sosyal medya mecralarında yayınlanan bir videoda tüm elbiseleri çıkarılmış 16 yaşını geçmeyen bir çocuğa güvenlik güçleri tarafından darp edildiği ve işkence yapıldığı görüldü. Söz konusu güvenlik güçleri bir taraftan ağza alınmayacak sözler söylerken diğer yandan kesici bir aletle çocuğun saçlarını kesiyorlardı. Tüm bunlar, bu ülke işgalle imtihan olduğundan ve sadece kendi çıkarlarını düşünen ve dış güçlerin projelerini hayata geçirmekten başka bir görevi olmayan hükümetlerin başa geçmesinden beri hükümet kuvvetlerinin ve mezhepçi milislerin masum Iraklı vatandaşlara yönelik vahşi uygulamalarını ve yöntemlerini yansıtmaktadır.

Dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran söz konusu video, yetim çocuk Muhammed’i gören Iraklıların ve tüm dünyanın vicdanını sarstı. Yetim Muhammed, korkudan titriyor, tüm insani değerlerden soyutlanmış hükümet kuvvetlerinden vahşi bir grubun arasında ödü kopuyordu. Söz konusu güvenlik güçleri küçük kurbanlarına saldırıyor, türlü cezalarla cezalandırıyor, utanmaz hareketlerle aşağılıyordu. Hükümete bağlı güvenlik güçleri ve İran’a yakınlığıyla bilinen mezhepçi milislerin, Iraklıların yapmadığı sahte iddialar ve gerçeği yansıtmayan gerekçelerle tutukladıkları herkese karşı işledikleri vahşi suçlar ve insan hakları ihlalleri insanlığın suratına çarpmaktadır.

Küçük Muhammed’in maruz kaldığı saldırı ve aşağılanma suçu eşsiz bir olay değildir. Aksine 2003 yılında Irak’ın ABD tarafından işgal edilmesinden itibaren işlenen binlerce suç ve insan haklarından sadece bir tanesidir. Özellikle kötü bir üne sahip Irak’taki devlet hapishanelerinde mahkum ve tutuklular, binlerce masum insanla doldurulmuş bu hapishaneleri idare eden hükümete bağlı güvenlik güçleri ve İran’a yakınlığıyla bilinen mezhepçi milisler tarafından maddi ve manevi her türlü korkunç suçlara maruz kalmaktadırlar ve insan hakları savunusuyla ilgilenen yerel ve uluslararası örgütler, teşkilatlar ve kurumlar tüm bunlara sessizlikle karşılık vermektedir.

Bu bağlamda Irak İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Fadıl El-Garavi küçük Muhammed’in karşılaştığı insan hakları ihlaline benzer birçok insan hakları ihlalinin söz konusu olduğu ancak bunların çeşitli sebeplerden dolayı hasıraltı edildiğini vurguladı. Irak İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Fadıl El-Garavi şöyle dedi: “Hükümetin güvenlik güçleri ve siyasi çalışmalarda yer alan partilere bağlı mezhepçi milisler, hemen her gün vatandaşlara yönelik insan hakları ihlali işlemektedir. Özellikle yargı tarafından arananları bahane ederek Başkent Bağdat mıntıkalarında ve şehirlerinde ve diğer muhafazalarda baskın düzenledikleri esnada…”

Irak İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Fadıl El-Garavi sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsan hakları ihlalleriyle veya zaman zaman Iraklıların karşılaştığı kötü muamelelerle ilişkili davalar, kimseye kapalı bir mevzu değildir. Ancak bu insan hakları ihlallerine maruz kalan vatandaşların geneli, hükümet kuvvetleri ve mezhepçi milisler tarafından işlenen birçok suçu ve insan hakları ihlalini raporlarında belgeleyen İnsan Hakları Komiserliğine şikayette bulunmaya veya tebliğ etmeye korkmaktadır.”

Irak İnsan Hakları Komiserliği Üyesi Fadıl El-Garavi açıklamalarına şöyle devam etti: “Söz konusu küçük Muhammed’e bireyleri saldıran kolluk kuvvetleri, geçtiğimiz Ekim ayında başlayan ve gerçek mermi, göz yaşartıcı gaz bombalarıyla müdahale sonucunda 800’e yakın göstericinin öldürülmesine ve 25 bine yakınının ise yaralanmasına sebep olan barışçıl halk gösterilerine katılanlara karşı hükümetin güvenlik güçlerinin ve mezhepçi milislerin işlediği suçlar ve insan hakları ihlallerinden sonra kuruldu.”

Diğer yandan sivil aktivist Emire El-Cabir şunları vurgulamaktadır: Hükümete bağlı güvenlik güçleri ve mezhepçi milisler tarafından kaçırılan göstericilerden birçok kişi, aşağılayıcı saldırılara maruz kaldı. Ancak tekrardan gösteri alanlarına dönmekten korkutmak için çekilen videolar elde edilemedi. Şu zamanda yetim Muhammed’in videosunun paylaşılmasının altında siyasi faktörler yatmaktadır. Çünkü bu suç, istifa eden Irak Başbakanı Adil Abdulmehdi döneminde yaşanmış bir suçtur. Bu durum, bazı siyasi kesimlerin yeni Başbakan Mustafa El-Kazimi’nin ayağını kaydırmaya çalıştığını göstermektedir.”

Amerika’nın Irak’a başlattığı işgalin üzerinden 17 yıl geçmesine rağmen hükümete bağlı çeşitli güvenlik güçleri ve İran rejimine yakınlığıyla bilinen mezhepçi milisler, en kötü suçlarını ve insan hakları ihlallerini işlemeye devam etmektedir. Bu suçlar ve insan hakları ihlalleri, Iraklılardan yüz binlercesine ulaşmıştır. Tüm bunlar, İran’a dostluğunu gösterdiğini asla inkar etmeyen, İran devrim muhafızlarına bağlı olduğunu ilan etmekten utanç duymayan milislerin de yanında yer aldığı siyasi partilerin mevcut siyasi atmosfere hakimiyetini dayatması gölgesinde yaşanmaktadır. Öte yandan cinayet işleyen, insan hakları ihlallerine devam eden, işgalci hükümetin ve tüm dünyanın gözleri önünde yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayı sürdüren bu mezhepçi milisler karşısında hiçbir adım atmayan, zayıf ve yetersiz bir ordu söz konusudur.

 

 

HEYET Net

134 total views, 4 views today