Hurafe… Irak’ın Çatışmadan Uzak Tutulması

Dr. Fatih Abdusselam

Hiç kimse, senin kendine yardım etmenden daha fazla sana yardım edemez. Musibetlerin en büyüğü, senin kendine karşı çalıştığın bir halde istenilen yardımı almaman ve bundan faydalanmaman hedefiyle başkalarının sana yardım etmesidir. Irak’ın durumu işte tam olarak bu noktadadır. Cümle, tüm manalarını kaybetmiş, Bağdat’ta yetkililer sayesinde siyasi ve çalışma olarak helak olmuştur. Özeti ise “bizler Irak’ın başkalarının çarpıştığı bir saha olmasını istemiyoruz”dur. Reform ve kusurları aşmak için kendine yardımı reddetmek için bu nitelendirme tatbik edilir.

Üç kürsüden herhangi birisine oturan yetkilinin sorumluluğunu kuşatan gerçeklerin hiçbirisini bilmeyen, müttefiklerinin veya rakiplerinin izin verdiklerinin yarısı kadar konuşan bir şahıs olduğunu varsayacağım. Bu hem onun için insaf olacak hem de basın toplantılarında tekrarlanan, ne öne alınan nede geciken aksine vaka verileriyle çatışan konuşmanın sorumluluğunu tek bir kişiye yüklememiş oluruz.

Uzun zamandan beri bu siyasi tabaka, Irak’ın çatışma sahasına dönmesine karşı olduklarını ifade eden cümleleri sürekli tekrarladı. 2011 yılında önceki Iraklı bakanın açıklamasına göre zaman zaman Irak havaalanından uçak destekleriyle milisler finanse edilmiş bir şekilde görünmeye başladı. Bu işler gizlenmiyordu aleni bir şekilde yapılıyordu. Hala devam eden savaşa katılmak için Suriye’ye gittiler. Suriye’de Irak uyruklu savaşçılar, amacın meşruiyetine, gayenin yüceliğine veya diğer sloganlara bakmaksızın dönen savaşın bir parçası olarak savaşmaya hala devam etmektedirler. Ancak ne olursa olsun işin nihayetinde Irak ekseninde insan, toprak ve mal olarak savaşa katılma kararlarından bir karardır. Bilindiği gibi bu ülkede resmi ve gayri resmi arasındaki değiş tokuş, neredeyse her gün karşılaşılan bir meseledir ve yönetimi gözeten siyasi çalışmaların bir parçasıdır. Iraklı gençlerin savaş için başka bir ülkeye, diğer bir çatışma sahasına yani Yemen’e gönderilmesinde de aynı durum söz konusudur. Iraklılar hala orada varlık göstermekteler ve ölenler oraya gömülmektedirler.

Irak-Suriye sınırlarında Iraklıların ölmesine neden olan bombardıman Irak’a ait olmayan bir savaşa gayri resmi müdahalesinin sonucu değil miydi?

Başkent Bağdat’taki Yeşil Bölge’nin kalbinde Fransa Cumhurbaşkanı’nın açıklamaları, Irak’ın egemenliğini savunan konuşmanın Doğu Akdeniz’de bizzat Fransa düşmanlığına direnen bir devlete işaret ettiğini ima ediyordu. Patlayan bu yeni düşmanlık olmasaydı şayet mesajı bu açıklıkta dinleyemezdik. Yani bu açıklama, Irak’ı, çatışma turlarından sözlü çatışmanın yapıldığı bir yer haline getiriyor.

 

Bu makale HEYET Net için özel olarak çevrilmiştir. Arapça Orijinali için LÜTFEN TIKLAYIN

165 total views, 9 views today