(851 Sayılı Basın Açıklaması) Başkent Bağdat’ta Şeylan Dara Rauf Adlı Sivil Aktivistin ve Ailesinin Öldürülmesini Kapatma Çabaları Hakkında Açıklama

 

Irak Müslüman Alimler Heyeti bünyesinde faaliyet gösteren Medya Birimi, Başkent Bağdat’ta Şeylan Dara Rauf adlı sivil aktivistin ve ailesinin öldürülmesinin üstünün örtülmeye çalışılması hakkında bir basın açıklaması yayınladı. Irak Müslüman Alimler Heyeti tarafından yayınlanan açıklama şu şekilde:

(851 Sayılı Basın Açıklaması) Başkent Bağdat’ta Şeylan Dara Rauf Adlı Sivil Aktivistin ve Ailesinin Öldürülmesini Kapatma Çabaları Hakkında Açıklama

Hükümetin, Başkent Bağdat’ta Eczacı Şeylan Dara Rauf ve ailesinin öldürenleri gizleme gayretleri ekseninde El-Kazimi hükümeti, bu katliamın işlenmesinden sadece bir gün sonra bir video yayınladı. Söz konusu videodaki suçu işlediğini itiraf ediyordu ve Eczacı Şeylan Dara Rauf ve ailesini babasının ona para vermeyi reddettiğininden dolayı öldürdüğünü iddia ediyordu.

Hızlı ve aptalca kurgulanmış bu çaba ve gayretler, siyasi ve mezhepçi faktörlerle Iraklı halka yönelik işlenen birçok katliam ve suçlar hakkında tekrar tekrar soran Iraklılarda büyük bir öfke dalgasına neden oldu. Bu olayların gerçeklerinin üstü örtüldü ve şuana dek soruşturmanın neticeleri paylaşılmadı. Öte yandan suçların işlenmesinin üstünden yıllar geçmesine rağmen katiller ceza almadan kurtuldu.

Olayın detaylarını paylaşan bazı hukuk örgütleri ve merkezlerinin kaynaklarına göre bu suçu işleyen katiller, Irak’taki barışçıl gösterilere katılan aktivistleri tasfiye eden milis unsurlarıdır. Şöyle ki bu kişiler, söz konusu kurbanın Başkent Bağdat’ın ortasında yer alan Mansur mahallesindeki evine saldırıyorlar ve Eczacı Şeylan Dara Rauf’un Tahrir Meydanı’ndaki gösterilerde aktivist ve sağlıkçılardan biri olmasından dolayı onu ve ebeveynini öldürüyorlar.

Bu korkunç olay, hükümete bağlı güvenlik güçlerinin ve mezhepçi milislerinin sivil aktivistlere yönelik tasfiye operasyonlarına devam ettiğini gösteren son derece tehlikeli bir veridir. Bu defa, gerçekleri gizlemeye çalıştılar ve bu katliamın sadece bir cinayet olduğunu, sebebinin ise hırsızlık olduğunu iddia ettiler. Oysa tüm gerçekler, bu suçun spontane gelişmediğini veya kontrol edilemeyen bir tepki olmadığını aksine Başkent Bağdat’ta yoğun güvenlik varlığından korkmadan ve çekinmeden Iraklıları öldüren ve onları korkutan sistematik suç çetelerinin planına göre hazırlanmış bir suç olduğuna işaret etmektedir.

 

Medya Birimi

29 Muharrem 1442

17 Eylül 2020

 

136 total views, 1 views today