Irak Sularında Devam Eden İhlaller Çiftçilerin Göç Etmelerine Sebep Oluyor

Irak’ın Rafidin Vadisi ülkesi olarak isimlendirilmesinin artık eskidiği, bu yaralı ülkenin 2003 yılında işgal edildiğinden ve işgalcilerin hükümetin başına gelmesinden itibaren vakayla uyuşmadığı görülmektedir. Özellikle İran ve Türkiye barajları sebebiyle Dicle ve Fırat su seviyelerinin düşmesinden ve Irak topraklarına şiddetli kuraklık sızdıktan sonra… Bu durum, ziraatı, hayvancılığı doğrudan etkiledi ve çiftçileri başka rızık kapıları aramak için başka bölgelere göç etmesine katkı sağladı.

Su Kaynakları Bakanlığı, su mecralarının İran’ın içine doğru döndürülmesinden ve son yıllarda inşa edilen küçük barajlardan sonra İran topraklarından gelen su miktarlarında önemli bir azalma olduğunu açıkladı. Sirvan nehrindeki gözlem istasyonlarının, Derbendhan barajı sağlayıcısının saniyede 45 metreküpten sadece 7 metreküpe düştüğünü, Ez-Zabu’l Esfel nahrinde ise drenajın ardından suyun tamamının kesildiğini açıkladı. Bu durum ise Dukan ve Derbendhan barajlarındaki mütevazı hazineyi büyük ölçüde etkiledi.

Su Kaynakları Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada şunlar söylendi: “İran aynı şekilde, Zab nehri suyunun bir kısmını, Urumiye gölüne çevirdi, Sirvan nehrinin bir kısmını da tünel yoluyla Kirmanşah, Serpol Zehab mıntıkalarındaki projelere çevirdi. Nehir havzalarında yaşayan insanlara zarar verdiği takdirde bir nehrin başka bir nehre taşınmasına izin vermeyen uluslararası kanunlara ve geleneklere açık bir şekilde muhalefet ettiğini bile bile bunu yaptı.”

İran’ın bu kanunsuz icraatları sonucunda Diyala muhafazası havzasındaki mıntıkalarında yaşayan vatandaşlar su seviyesinin düşmesi, Derbendhan ve Hamrin barajlarındaki stokun azalması karşısında ilk zarar görenler oldu. Aynı şekilde Kerkük Ri projesinin suyunu güvence altında tutan ve Irak’ın güney muhafazalarının su güvencesi olan Dicle nehrine destek sağlayan Dakuk barajı ve Ez-Zab Esfel havzasında da durum aynıdır. Öte yandan Ez-Zab Esfel havzası suyuna güvenen Iraklı çiftçilerin tamamı, kuzey muhafazalarındaki halkın büyük bir kesimi büyük zarar görmüştür.

Bu bağlamda Diyala muhafazası Kenan nahiyesi meclis üyesi Cemal Şemri şunları vurgulamaktadır: “Kenan nahiyesine bağlı 40 tarım köyü, 4 aydan fazla bir süredir artezyen kuyuları dahil kuraklık sebebiyle susuzluk sıkıntısı çekmektedir. 100 bin dönümden fazlasının durması sonucunda geçimini ziraatla elde eden vatandaşlara büyük zararlar vermiştir.”

Diğer yandan Bakuba şehrinin doğusunda yer alan Mendeli nahiyesi müdürü Mazin El-Hizai şunları vurgulamaktadır: “Mendeli nahiyesine bağlı En-Neda mıntıkasında 20’den fazla köy, Mendeli nahiyesi ve Mikdadiye kazası arasındaki Mendeli kanalındaki ihlaller sebebiyle suda büyük bir eksilme yaşanmasından sıkıntı çekmektedirler. Bu durum karşısında, Mendeli ve Kazaniye nahiyelerine bağlı mıntıkalara içme suyu tasfiyesi yapan 7 grubun çalışmaları durmuştur. Su azlığı nedeniyle bin dönümden fazla tarım arazisine ağır hasar vermiştir.”

Bu bağlamda Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu 6 milyon Iraklının içme suyundan mahrum kalacağı uyarısında bulunarak su eksikliği problemi devam ettiği takdirde bu sıkıntıların artması sonucunda oluşan tehlikeler karşısında uyarıda bulundu. Önümüzdeki birkaç sene içerisinde Dicle ve Fırat nehrinin kuruma ihtimali tehlikesine dikkat çekti.

Geçen şeylere binaen hükümetin görevini icra etmemesi, ziraat sektörünün ve balıkçılığın desteklenmemesi Irak’ın su kotasında komşu devletlerin ihlalleri karşısında hükümetin zayıf duruşu, bütün bunlar, Dicle ve Fırat nehri gibi ana nehirlerde su seviyelerinin azalmasına katkı sağlayan faktörlerdir. Bu durum doğrudan, su eksikliği sebebiyle başka bölgelere hicret etmek zorunda kalan Irak toplumunun büyük bir kesiminin geçim kaynağı olan tarım sektörünü etkilemiştir.

 

 

HEYET Net

143 total views, 2 views today