Şüpheli Para Faaliyetleri Neticesinde Irak, Kara Para Aklama ve Terörü Finanse Etme Listesinde Yerini Aldı

Kara para aklama çalışmalarına engel olmak ve terörün finanse edilmesiyle mücadele etmek için uluslararası ölçülere sahip olmayan ve Afganistan, Pakistan, Suriye, Yemen, İran ve Kuzey Kore gibi ülkeleri de içeren listeye Irak’ın Avrupa Komisyonu tarafından dahil edilmesinden sonra ülkedeki ekonomik durumunun yerle bir olduğu noktasında korkular artmaya devam etmektedir.

Avrupa Birliği, Irak’ı, 2016 yılında yayınlanan mezkur listeye koydu ve 2018 yılında bu listeden çıkması ülkeye yardım etmeye çalıştı ve yaptırımları kaldırttı. Ancak ne var ki Bağdat hükümeti, ülkenin imajını düzeltmek, dünya karşısında ekonomisine çekidüzen vermek için bu olumlu adımdan faydalanmak yerine yolsuzluğa benzeyen projelere daldı ve diğer yandan Irak merkez bankası, para aklamak için iyi bir pencere sayılan döviz müzayedesi devam etti. Bu durum karşısında Avrupa Komisyonu, geçtiğimiz Temmuz ayında yayınlanan yeni listeye Irak’ı sabitlemek zorunda kaldı.

Bu bağlamda Irak uzmanları şunu vurgulamaktadır: Irak’ın kara para aklayanlar ve terörü finanse edenler listesine eklenmesi, küresel finans sisteminde gerçekten çok hassas bir konudur. Bu sadece herhangi bir yerden Irak’a gelen mali dönüşümleri gözlemlemek için yeni kayıtlar ve şartlar anlamına gelmektedir aksine bağış ve uluslararası para fonundan borç almasını zorlaştıracak Irak’ın güvenilir olmasını etkileyecektir. Öte yandan Irak, her zamankinden daha fazla memurların maaşlarını ödemek için kullandığı bu paralara ihtiyaç duymaktadır. Irak’ın bu listeye eklenmesi, milis gruplar tarafından çeşitli şantajlara maruz kalmaktan korkan yatırımcı şirketlerin fırsatlarını azaltacaktır. Avrupa Komisyonu, Irak’ın bu tür şirketleri şantajlardan korumaya güç yettiremediğini vurgulamaktadır.”

Diğer yandan mali ve güvenlik sektörlerinde hükümet yetkilileri, Avrupa Komisyonu’nu kara para aklama ve terörü finanse etme hakkında tehlikeli devletler listesinde Irak’ı bırakmaya iten sebeplere açıklık getirdi.

Bu bağlamda ismini vermek istemeyen bu yetkililer şunları vurguladı: “Irak Merkez Bankasında bir pencereyi temsil eden Lübnan Hizbullahı’nın şüpheli faaliyetleri kapsamında dışardan mal ithal etmek isteyen iş adamlarına döviz satıldı. Bu pencere, Lübnan Hizbullahı ve Irak’ta İran’a yakan diğer milislerin faaliyetlerini fonlamak için baş kaynağa dönüştü. Bu milis grupların başında, kara para aklama çalışmalarını kolaylaştırmak için siyasi, güvenlik ve istihbarat nüfuzunu kullanan Ketaib Hizbullah ve Asaib Ehli’l Hak gelmektedir.

Söz konusu yetkililer sözlerini şöyle sürdürmektedir: “Lübnan Hizbullahı’nda önemli bir komutan olan Muhammed Kevserani, başta Nuri Maliki olmak üzere bazı siyasilerle özel bankalarla ilişkili bir şebeke kurdu. Bu şebekenin görevi, ithalat harcamalarının karşılanması adı altında –halbuki Beyrut’ta yüz milyonlarca doları aklamak için kullanılırdı- Irak Merkez Bankası penceresinden günlük onlarca milyon dolara ulaşan bir meblağı elde etme güvencesini sağlamaktı.”

Lübnanlı bir siyasi kişi şunları vurgulamaktadır: “Irak üzerindeki mali kısıtlamalar, Hizbullah’ın Lübnan ve dışarıda fon elde etmek ve faaliyetlerini sürdürmek için faydalandığı boşlukları doldurma çerçevesine girmektedir. Bu ona İran’ın doğrudan desteğinin azaldığı bir aşamada gerçekleşmektedir. Milis liderleriyle kurduğu sağlam ilişkilerden ve mevcut siyasi rejimdeki önemli konumundan dolayı Irak, Hizbullah için fon kaynağı olmaya devam etmektedir. Özellikle Nuri Maliki döneminde yıllık büyük bir mali destek almaktaydı.”

Birçok devletin Irak Hizbullahı’na yaptırım uygulamasına rağmen Irak, Irak’ta bazı özel bankaları yöneten bu grupla mali ilişkilere girmekten kaçınmamaktadır. Ayrıca bu grubun, sahte ara yüzler kullanarak Irak’ta büyük ticari işere daldığı bilinmektedir. Uzmanlar, Irak’ın bu türden bir faaliyete devam ettiği takdirde uluslararası imajının sarsılacağını ve ekonomik yaptırımların tehlikesine maruz kalacağını vurgulamaktadır.

Geçen şeylere binaen Irak’ı karanlık listelerden çıkarmak konusunda şayet ciddiyse Mustafa El-Kazimi hükümetine, kara para aklamaya ve terörü finanse etmeye engel olma, yatırımcıları tehdit eden ve şantaj yapan silahlı milisleri etkisiz hale getirme, dünya devletlerine karşı şeffaf olma gibi olumlu adımlar atmak düşmektedir. Tüm bunlardan önce en büyük kaçakçılık ve kara para aklama penceresi sayılan döviz müzayedesi saçmalığına son verilmelidir.

 

 

HEYET Net

128 total views, 1 views today