Irak’ta Yalan ile Vehim Pazarlama Arasındaki Farklar Nelerdir

Talat Rumayyih Amerika Birleşik Devletleri, uluslararası kamuoyunu etkilemek için üç yalan bulutu altında Irak’a askeri hamlesini gerçekleştirdi. İşgalden sonraki (işgali pekiştirme) planı, vehim/kuruntu yaymak, evhamları Iraklı halk arasında hakikatmiş gibi yaymak için de basın, siyaset ve psikoloji alanında çeşitli taktiksel sistemler oluşturmaktı. Şuanda yalanların ortaya çıktığını, kuruntuların yok olduğunu, hakikatin bütün çıplaklığıyla gözler önüne serildiğini söylememiz mümkündür. Saldırı planı – ve işlenen katliamlar, yıkımlar, soykırımlar, ablukalar, vahşetin her türlüsü- üç yalan aldatması altında gizlendi. Bunlardan ilki, Irak’ı kimyasal silahlardan arındırma amacı taşıyarak savaş başlattığı yalanıydı. Bu bağlamda Amerika, kimyasal silah…

80 total views, no views today

Read More

Barışçıl Yaşamının Ana Temeli Salih Vatandaşlık

  Abdulkadir Nayil Dini ve kendisine veya başkasına bağlılığı ne olursa olsun insan, iyilik babından her ne sunarsa hem kendisi için hem de vatanı için hayırdır. Aynı zamanda bu amel, ister bireysel isterse cemaatsel düzlemde olsun, ister amaçlanmış isterse amaçlanmamış olsun yeryüzünün imarına ve toplumsal inşaya yatırımdır. Allah (azze ve celle) şöyle buyurmaktadır: “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.” (Zilzal 7-8) Buna binaen istesin veya istemesin insanın zatında yerleşik olan vatandaşlık, Allah’ın düzenlediği insan fıtratından ayrılamayan bir parçadır. Bu nedenle İslam…

154 total views, 2 views today

Read More

Irak Meselesi; Sivri Dikenli Yolda Yürüme Aşaması

   Talat Rumayyih Irak sorunu, ittifak ve anlaşmalarında, çatışma ve çarpışmalarında daha kompleks bir hale bürünüyor. Büyük savaşın nihai aşamalarının taşıdığı en önemli işaretleridir bu. Toplu çatışma denklemlerinin sınırlarının çizilmesi, hesapların iyi yapılması, duruma göre geçici, zorunlu ve daimi ittifakların formülasyonunun sağlamlaştırılması gibi konularda daha hassas davranmayı gerekli kılıyor bu durum. Amerikalı kuvvetler, Irak topraklarını işgal ettiğinde mesele yeterince açıktı. Düşman belli ve belirgindi; kan akmasına neden olan askeri üniformalarıyla caddelerde geziyordu. Onların yanında yer alanlar, yüzlerini ve yönelimlerini gizleyemezlerdi. Çünkü direnişçilerin saflarında yer almayarak veya destek vermeyerek işgalci, katil…

139 total views, 1 views today

Read More

Direnişin Bazı Tecrübeleri Hakkında

Velid Zübeydi Kendisine işaret ettiğimiz direnişin tecrübelerinin, büyük başarılara imza attığı, direnişçilerinin cesarette zirveye ulaştığı noktasında şüphe yoktur. Bizlerin, bu direnişçilere, çok girintili çıkıntılı dönemlerde bile işgalci düşmanlarla savaştıkları noktasında güvencimiz tam. Bu noktada bu faktörün, fiili direnişe destek bir etken olduğunu ancak temeli oluşturmadığını vurguluyoruz. Irak direnişinin kendisinden neşet ettiği şartların zorluğuna dikkat çekmek için bu gerçekleri belirtiyoruz. Cezayir’de birkaç sıra dağı bulunmaktadır. Bunların en önemlileri; Atlas, Cercere, Venşris, Hakar sıra dağlarıdır. Atlas dağları, iki sıra dağından müteşekkildir. Yaklaşık 1200 km mesafesi olan Cezayir sahiline paraleledir. Cezayir sınırları ise…

143 total views, 2 views today

Read More

14 Senede!!!

 Hamid Hazerci Ülkeyi kim harabeye çevirdi? Ayrışma tohumlarını kim ekti? Ülkeyi km çaldı? Basın organlarını kim yönlendirdi? Toplumu kim yıkıma uğratıp ayrışmalarına neden oldu? Eğitim ve öğretim sistemini kim yıktı? Kim orduyu saptırdı ve ilkelerini daralttı? Din ilkelerini ve yaşam kurallarını kim kötüye kullandı? Her okuyucudan aklını ve düşüncesini en saf ve doğal bir mertebeye çekmeye çalışmasını ve ardından bu soruları kendi nefsine sormasını rica ediyorum. Şayet mezhebî, ırkî ve millî şekilleriyle mensubiyetleri araştırıldığında, mantığa ve aklın razı olup kalbin kabul ettiği şeye yapışıldığında cevaplar, temelin esaslarını, görüş açıklığının nedenlerini…

220 total views, 2 views today

Read More

Musul Operasyonunun Kurbanları Siviller

Dr. Eymen El-Ani Silahlı çatışmalar ekseninde sivillerin korunması, uluslararası insani kanununun ve uluslararası insan hakları kanununun önceliklerinde yer bulmaktadır. Bu koruma, genel ve özel sivil mal varlıkları ve hizmetleri kapsamak için genişlemektedir. Uluslararası insani hukuk, toplumdaki kadın, çocuk, yaşlı ve ihtiyaç sahibi gibi zayıflıklarıyla öne çıkan grupların korunma gerekliliğini vurgulamaktadır. Göçmenler de buna dahildir. Savaş esnasında mukim olan kimselerin korunması hakkında Cenevre anlaşması bağlamında yüzün üzerinde madde vardır. Bu maddelerin tamamı, sivillerin korunmasının, savaş ve çatışmaların sivil yerleşim bölgelerine taşınmamasının ve maruz kaldığı savaşa itilmemesinin önemini öngörmektedir. Uluslararası anlaşmaların ve…

222 total views, 1 views today

Read More

Niçin Direnişten Konuşuyoruz?

Velid Zübeydi Bu köşede son zamanlarda kaleme aldığım bazı makalelerden dolayı aldığım olumlu tepkiler, açıkçası beni hiç şaşırtmadı; bunlar Amerikalı işgalcilere karşı koyan Irak direnişini konu ettiğim makalelerdi. Ancak itiraf etmeliyim ki, karşılaştığım bu olumlu reaksiyon beni, Irak’taki direniş tarihinin önemli sayfalarını yazmaya ve gündeme taşımaya sevk etti. Bu silsileye dalmaya başlamadan önce önemli bulduğum bir soruyu sormayı daha uygun görüyorum; milletlerin ve halkların direniş tarihine önem vermesinin ve direnişçilerin cesaretiyle iftihar etmesinin altında yatan sebep nedir? Belki de bu soruya verilecek cevap birçok örneğe ihtiyaç duyacaktır. Ancak tarih boyunca…

181 total views, 2 views today

Read More

Pazarlık Yapmayın, Şartlarınızı Dayatın!

Talat Rumayyih ABD’nin yeni Başkanı Trump, İran konusunda karmaşık bir oyun oynamaktadır. Başta Irak konusu olmak üzere İran’a karşı basın ve siyasi saldırıları, artan tehditleri “her Amerikalı lider yeni bir savaşı tutuşturmakta” kuralı dikkate alınarak veya “Rusya ve Çin’e karşı koymaya yakınlaşma çabası” göz önünde bulundurularak yorumlanması yeterli değildir. Aksine birçok yönü olan bu oyunun ilk amacı Arapları hedef almak olduğu açıktır. Aynı şekilde bu oyun, birçok Arap komutan ve aydınların düştüğü meşhur hataları, tarihi hataları derinlemesine araştırmaya ihtiyaç duymaktadır. İran’ın Irak, Suriye, Yemen ve Lübnan’da işlediği suçlardan Trump fazlasıyla…

226 total views, no views today

Read More

Dördüncü Sayfa; İran’ın Hezimeti mi?

  Talat Rumayyih İşgalci kuvvetler, zaferi daha fazla artırma küstahlığıyla -devamlı- devletin başkentine saldırırlar. Kendilerine öğretilenden başka bir şey bilmeyen kuvvetlerin, doğal hali budur. Bu anda işgalci kuvvetlerin bireyleri, korkularını dağıtmaya çalışırlar ve savaş esnasında ölümden kurtulurlarsa rahatlıklarını ve memnuniyetlerini dile getirirler. Bu noktada komutanlar, hamasetlerini daha fazla körükler ve zaferi, kuvvetler içerisinde en fazla hissettiren aktörlerdir. Bununla, işgalci ordusunun hamlesini güçlendirmeyi, işgale maruz kalan halka “yeni bir dönemin ve yeni bir zamanın sayfaları başladığını”, “bu sayfaların kelimeleri arasına girmeyenlerin kuvvetle karşılaşacağını” ikna etmeyi amaçlarlar. Askeri komutanlar işgal edilen devletin…

231 total views, no views today

Read More

Irak Örneğinde Olduğu Gibi Vatanları İnsanlar mı Korur Yoksa Duvarlar mı?

  Dr. Müsenna Abdullah İlköğretimde öğrenci olduğumuz dönemlerde, her Cuma sabahı bayrak direği etrafında toplanarak ülkenin duvarı olan ordunun marşını tek bir sesle tekrarlardık. O dönemlerde Şii Haşdi Şabi’nin veya Sünni Haşdi Aşairi’nin ya da Kürt Peşmerge’nin, Türkmen milislerinin, Ezidilerin, Mesihilerin vatanın duvarı olduğunu söyleyen biriyle karşılaşmazdık. Zihinlerimizde ve kalplerimizde bizim, sınırlarını, nehirlerini, dağlarını, ovalarını ve vadilerini koruyan tek bir vatanımız vardı. Bu vatanın, birleşik ve tek olduğuna, Iraklılar olarak isimlendirilen tek bir toplum içinde yaşadığımıza işaret eden haritası bulunmaktaydı. Bu nedenle okulun bahçesinde omuz omuza durur ve hepimiz vatan…

242 total views, 2 views today

Read More