Kaos Nedeniyle Irak’ta Olumsuz ve Anormal Sorunlar Artmaktadır

İşgalle ve işgalin ardından iktidara gelen yönetimlerle sınandığından beri Irak’ta baş gösteren kaos ve devam eden güvenlik ve istikrar açığı neticesinde calibi dikkat bir şekilde 2003 yılından önce ülke vatandaşlarının tanık olmadığı olumsuz ve anormal sorunlar artış göstermiştir. Bu sorunların başında kudurmuş çetelerin gündüz ortasında, hükümetin çeşitli güvenlik birimlerinin gözleri önünde işediği insan kaçırma, cinayet, silahlı soygun gibi suçlar gelmektedir. Tüm bu suçlar karşısında mezkur güvenlik birimleri kılını kıpırdatmazken ağır musibetlerle, felaketlerle, trajedilerle, daha fazla fakirlik ve işsizlikle yaralanan Iraklı halk bu durum karşısında tedirgin olmaya devam etmektedir. Geçtiğimiz birkaç…

3 total views, 1 views today

Read More

Haşdi Şaabi Milislerinin Büyütülmesi ve Ondan Hava Kuvvetleri Oluşturulması… İran Çıkarları İçin Vekalet Savaşına Doğru Mu Gidiliyor?

  İran, Haşdi Şaabi milisleri liderlerinin ve bireylerinin iplerini ellerinde tutması ve alacakları kararlarda ve yönelimlerinin nasıl ve ne zaman olacağında söz sahibi olması zaman geçtikçe onu savunacak ve yerine vekalet savaşına girecek kendisine benzer bir kuvvet oluşturmaktan başka bir manaya gelmemektedir. IŞİD örgütüne karşı savaşılması için silah taşımaya gücü yeten herkesi güvenlik güçlerine gönüllü olarak katılmaya çağıran Sistani’nin 2014 yılında yayınladığı fetvası, bu tür örgütlerin tehlikesinin Tahran sokaklarına uzanması korkusu ile İran’ı ilk savunma adımıydı. Çünkü İran’ın bu kuvvetleri desteklemesini, düzenlerine ve yönelimlerine müdahale etmesini gören kimse bunun ne…

9 total views, 1 views today

Read More

Irak’ta Haşdi Şaabi Milislerine Bağlı Karargahların Siyonistler Tarafından Bombalanması Karşısında Görüşlerin Farklılaşması

  Salahuddin, Diyala ve Bağdat muhafazalarında Haşdi Şaabi milislerine bağlı karargahların ve mahzenlerin Siyonist uçakların aracılığıyla sistematik bir şekilde hedef alınması ve bombalanması üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen hükümet sessizliğini hala korumaktadır. Dün bu konu hakkında şüpheler mevcutken bugün hükümet nazarında bu konu kesinlik kazanmıştır. Ancak ne var ki siyasi çalışmalarda yer alan yetkililer, silahlı milisler liderleri arasındaki anlaşmazlıklar, konuyla nasıl muamele edileceği, nasıl karşılık verileceği etrafında dönmektedir. Adil Abdülmehdi hükümetinin Haşdi Şaabi Heyeti Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi El-Mühendis’in Irak’taki Amerikalı varlığını hedef almak için milislerini hazırlaması hakkındaki davasına…

25 total views, no views today

Read More

Radyoaktif Maddelerin Depolanmasındaki İhmal, Hükümeti 24 Bin Iraklı Kanser Hastasından Sorumlu Hale Getirmektedir

  Zengin devletlerde müreffeh bir hayatın fırsatlarının arttığı mantık dahilindedir. Bunun mukabilinde fakir devletlerde veba ce hastalıklar artmaktadır. Şimdiki siyasetçilerin döneminde Irak’ta en garip tenakuzlar bir araya gelmiştir. Bölgenin en zengin devletinde gelirlerin artmasıyla birlikte halkın acıları katlanmaktadır. Tehlikeli hastalıkları insanların bedenlerini parçalamaya başlamıştır. Son istatistiklere göre kanser hatalığı yayılmaya başlamış ve bunun nedenleri sayılamayacak kadar çoktur. Meclisteki Sağlık Komisyonu 24 bin insanın kanser hastalığına yakalandığına işaret ettikten sonra 18 mevkiin kirlilik yaydığını, buradaki mıntıkaların ve köylerin bu hastalıktan mustarip olduğunu,  sanki mevsimsel soğuk algınlığı gibi olduğunu açıkladı. Bu bağlamda…

18 total views, no views today

Read More

Siyasilerin ve Milislerin Gözetiminde Irak’ta Uyuşturucu Kullanım ve Ticareti Artmaya Devam Ediyor

  Amerika işgal silahının geride bıraktığı büyük yıkım halini Irak şehirleri belki de aşmıştır ancak yeryüzünün yerle bir edilmesi tehlikesinden aşağıda olmayan yok edici silahlar, tüm muhafazalarımıza ve şehirlerimize girmeye başladı, yavaş şekilde insanlarımızı öldürme üzerinde çalışmaya başladı, gençlerimize bir yitim haline sevk etti. Bu silah, milislerle ve çetelerle bağlantısı olan partilerin ve siyasi kesimlerin yayılmasına sebep oldukları asrın afeti uyuşturucudur. 2003 yılından önce neredeyse uyuşturucu ticaretinden veya kullanılmasından bir hale bile tanık olunmazdı. Amerika işgalinden, sınır kapılarının güvenliğinin yitirilmesinden sonra ülkede kaos hali hakim oldu. Bazı devletlerin arzularının gerçekleşmesi…

20 total views, no views today

Read More

Curf Es-Sahr Nahiyesi: Haşdi Şaabi Milislerinin İşlediği Vahşi Suçların En Büyük Tanığı

Babil muhafazasında yer alan Curf Es-Sahr nahiyesinde Haşdi Şaabi milisleri tarafından idare edilen gizli hapishanelerin yerel ve uluslararası kamuoyunun, insan hakları savunusuyla ilgilenen kuruluşların gözlerinden ve kulaklarından uzak bir şekilde her türlü maddi ve manevi işkencelere maruz kalan binlerce tutukluyu ve kayıp kimseyi barındırdığı aklı olan kimseye kapalı bir mesele değildir. Bu durum bu masum vatandaşların akıbetlerinin ne olduğunu ortaya çıkarmakta hükümetin ne derece zayıf olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda Irak Başbakanı Adil Abdülmehdi mezkur nahiyede göçmenlerin evlerine geri dönmelerine engel olan bir siyasi baskının varlığını vurgulamaktadır. Mağdur cesetler senaryosu bu…

18 total views, no views today

Read More

Hukuk’un Yokluğuyla Irak’ta Silahlı Aşiret Kavgaları Problemi Her Geçen Artiyor

Amerika Birleşik Devletleri öncülüğünde 2003 yılında Irak’a karşı hiçbir gerçekliği olmayan yalanlar ve sahte argümanlarla başlatılan savaş ve işgalin ardından, bu yaralı ülkede dikkat çeken bir şekilde, uyanıklığında da uykusunda da Iraklıları kovalayan bir kabusa dönüşen bazı sorunlar yayılmaya başladı. Amerika işgalinin öncesinde Iraklıların bilmediği, tanımadığı bu sorunlardan biri de hükümetin önlem almakta başarısız olduğu, aynı şekilde güvenlik birimlerinin de kanunların uygulanmaması ve aşiretlerin güçlerini arttırması karşısında yozlaşan durumu kontrol altına almaya güç yettiremediği kaos sonucunda her geçen gün daha fazla ivme kazanan aşiret çatışmalarıdır. Aşiretlerin nüfuzu o derece artış…

18 total views, no views today

Read More

Yatırım Bahanesiyle Vatandaşlar Tehcir Ediliyor ve Bağdat Havaalanı Çevresinde Toprakları İstila Ediliyor

  Bağdat hükümetinin, Bağdat kemeri mıntıkaları kapsamındaki Bağdat Uluslararası Havaalanı çevresindeki tarım arazilerinden 100 bin dönümden fazla araziyi vatandaşlarının durumunu dikkate almadan yatırıma vermesi, bu kararın altında yatan hedefler, yüzyıllardan beri Sünni aşiretlerin yaşadığı bu mıntıkalar üzerinde oynanan demografik değişim politikalarıyla ilişkisinin boyutları noktasında sorulara ve şüphelere neden oldu. Uzmanlardan bazıları şöyle demektedir: “Bu karar, vatandaşlardan on binlercesinin haklarını ihlal etmekte, bereketli ziraat topraklarını haksız bir şekilde, onlarca yıldır ellerinde resmi senetleri bulunan vatandaşların mülkiyet haklarını dikkate almaksızın yatırıma dönüştürmektedir. Bu vatandaşlardan bazıları Osmanlı döneminden beri bu topraklara sahiplik etmekte…

30 total views, no views today

Read More

Güvenlik ve İstikrar Problemi, Tüm Sektörlerdeki Yozlaşma Sonucunda Diyala Muhafazası Geriliyor

Diyala muhafazasının her yönden faydalandığı büyük ehemmiyete rağmen, uzun yıllardan beri işgale entegre olmuş hükümetlerin ihmali, her geçen gün daha bir kötüye giden yozlaşmayı engellemekte başarısızlığı neticesinde Diyala muhafazası peş peşe gelen krizlerin devamlılığında boğulmaya devam etmektedir. Diyala muhafazasındaki sağlık sektörü, diğer sektörler gibi vatandaşların hayatını ve sağlığını dikkat çeken bir şekilde etkileyen yozlaşma problemi yaşamaktadır. Diyala muhafazası meclisi Sağlık Komitesi, kanser hastalıkları oranlarının ivme kazandığını, Diyala muhafazasının merkezi olan Bakuba şehrinin doğusunda yer alan Kenan nahiyesinin de aralarında olduğu çöğ istasyonları başta olmak üzere bu oranların %50’e yükseldiğini açıklamaktadır….

26 total views, no views today

Read More

Başarısız Politikalar ve Mezhepçi Partilerin Hegemonyası Sonucunda Irak’ta Eğitim Yerlerde

1970’lerde Irak, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından yayınlanan raporlara göre Ortadoğu’nun en iyi eğitim sistemine sahipti. O sıralarda eğitimli insanların oranlarının neredeyse %100’e ulaştığı yine UNESCO tarafından vurgulanmaktadır. Dönemin hükümeti, ümmiliği yani okuma-yazma bilmemeyi neredeyse tamamıyla bitirmişti. Ne var ki Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yalanı başta olmak üzere çeşitli yalanlar, iddialar ve iftiralar altında Amerika Birleşik Devletlerinin önderliğinde savaşa ve işgale tanık olunan 2003 yılından sonra ülkedeki eğitim yerlerde sürünmeye başladı. Dünya devletleri arasında bu alanda en son sıralarda yer almaya başladı. Geçtiğimiz hafta…

27 total views, no views today

Read More