İranlı Milislerin Emirleri Doğrultusunda Curf Al Sahr Halkı Evlerine Geri Dönemiyor

Babil muhafazasında yer alan Hille şehrinin kuzeyindeki Curf Al Sahr nahiyesinde hükümet kuvvetleri ile destekledikleri mezhepçi milislerin hakimiyet kurmasının üstünden 3 sene gibi bir zaman geçmesine rağmen hükümet kuvvetleri ve mezhepçi milisleri çeşitli yalan ve bahaneler kullanarak bölge halkının evlerine ve topraklarına dönmelerine hala engel olmaktadır. İran’a ve İran’daki Rehberlik Makamına (Velayeti’l Fakih) bağlı olduğunu gizlemeyip bunu açık bir şekilde dile getiren Hizbullah milisleri, 2014 yılında IŞİD güçlerinin çıkartılmasının ardından Curf Al Sahr nahiyesinde hakimiyet kurdu. IŞİD’in çıkartılmasından sonra kontrolün sağlanmasına rağmen tehlikeli bölge bahanesiyle halkın dönüşüne hala engel olunuyor,…

190 total views, no views today

Read More

Hükümetin Anlaşmasıyla Ülkede Milisler Tarafından Adam Kaçırma Olayları Devam Ediyor

  Amerika Birleşik Devletleri 2003 yılında Irak’ı işgal ettiğinden itibaren Irak, kaosların yükseldiği, şiddet olaylarının arttığı, etnik kimlikten dolayı kaçırma olaylarının ve cinayetlerin sıklaştığı tehlikeli bir dönemece girmiştir. Ki söz konusu bu suçlar, mazlum halka felaketten başka bir şey getirmeyen ve en büyük petrol yataklarına sahip olan ülkede işsizlik ve fakirliğin başlıca nedeni olan siyasi çalışmalarda yer alan parti ve gruplara bağlı milisler tarafından işlenmeye devam etmektedir. İşgalden günümüze dek İran’a bağlı mezhepçi milisler, Iraklı masum vatandaşlara karşı gayri hukuki ihlallerine, kaçırma olaylarına ve vahşi cinayetlerine devam etmektedir. Sivilleri öldürmek…

224 total views, 1 views today

Read More

Iraklı Gazeteciler, Basın Sahasında Katillerin Ayağında Paslaştığı Bir Topa Dönüştü

  Dünyanın hemen her devletinde basın çalışmaları, devletin kendi durumu ve koşulları bağlamında her türlü zorluğa ve çeşitli problemlere karşı koymakla niteleniyor. Ancak hakikati naklederken bunun bedeli canlar olurken, belki de araştırmacının ödediği en pahalı bedel bu oluyor. Irak’taki basın, 2003 yılındaki işgalden itibaren yaşamını yitirdi. Çünkü gerçek atmosfer, işgali ve işgali benimseyenleri selamlayan bir istasyon olmamıştı veya korkan. Bu nedenle Irak’ın yaşadığı acılar, uzun yıllar gizli tutulduğu gibi Amerikalı demokratik gözlem odaları tarafından da güzel gösterilmekteydi ve oluşumu zayıf siyasi faaliyetlerin başarılarından söz edilmekteydi. Irak Gözlemevi tarafından yayınlanan gazetecilerin…

422 total views, 1 views today

Read More

Nitelendirmeleri Aşan Felaket ve Abluka: Musul

HEYET.net/Araştırma Musul ve halkının hali, herkesin dikkat çektiği “insani felaket ihtimali” uyarılarından, felaket nitelendirmesinin yeterli olmayacağı gerçek bir trajedi haline büründü. Bina enkazları arasında ölüm rüzgârları eserken, tarihte benzeri görülmemiş bir korku ve endişe, Musullu halkın karşısında duruyor. Bu bağlamda BM Göçmen İşleri Komiserliği, Musul’da yardım programının 578 milyon dolar gibi bir bütçeye ihtiyaç duyulduğuna vurgu yaparken, sadece 105 milyon dolar gibi bir bütçeye sahip olduğunu belirterek bu yoksunluğun çalışmaları olumsuz yönde etkileyeceğini ifade ediyor. Cenevre’de gazetecilere basın açıklaması yapan BM Göçmen İşleri Komiserliği Resmi Sözcüsü Andrei Maheshic, göçmen kamplarında…

418 total views, 1 views today

Read More

Musullu Halkın Yaşadığı Felaket Olayları, Mevcut Hükümetin Başarısızlığını Ortaya Koyuyor

  Irak, geçtiğimiz son üç sene zarfında yakın tarihinde benzerine rastlanmayan bir göç dalgasına tanık oldu. Şuana dek evlerini ve topraklarını bırakıp kaçmak zorunda kalan göçmenlerin sayısı, ülke içi 4 milyonu geçerken ülke dışı 1 milyona ulaştı. Bu göç dalgalarının başlıca nedeni; tehcir, mezhepçi milislerin ve hükümet kuvvetlerinin eline düşmek korkusunun yanı sıra IŞİD ile mücadele adı altında askeri operasyonlar, hükümet ile uluslararası koalisyonların hava saldırılarıdır. Geçtiğimiz Ekim ayının 17’sinde Ninova muhafazasında yer alan Musul şehrinde başlatılan askeri operasyon, geneli kadın ve çocuk olan on binlerce sivilin hayatını kaybetmesine ve…

358 total views, no views today

Read More

İnsan Hakları Birimi’nin “Irak’ta Altyapının Çökertilmesi, İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar” Adlı Yeni Raporunun Birinci Bölümü Yayınlandı

Irak Müslüman Âlimler Heyeti bünyesinde faaliyet yürüten İnsan Hakları Birimi, hiçbir gerçekliği olmayan, kanıttan yoksun “Irak’ın Kitle İmha Silahlarına (KİS) sahip olduğu” yalanlarını kullanarak 2003 işgali için zemin hazırlayan Amerika ve baş müttefiki İngiltere’nin Irak’a müdahale etmesinin ardından işlenen suçları ve açık ihlalleri yayınlamaya/kamuoyuyla paylaşmaya başladı. Raporunu “Irak’ta Altyapının Çökertilmesi, İnsanlığa Karşı İşlenen Suçlar” olarak isimlendiren İnsan Hakları Birimi, raporun birinci bölümünü yayınlayarak, önceki ABD Başkanı George Bush’un “Irak’ın Kitle İmha Silahlarına sahip olduğu” yalanını ilan etmek için 2001 yılında El Kaide örgütü tarafından düzenlenen 11 Eylül saldırılarını bahane ettiğini…

377 total views, no views today

Read More

İthalinden 10 Yıl Sonra Hükümet Yetkilileri Bomba Dedektörlerinin Başarısızlığını İtiraf Etti

100 milyon dolardan daha fazla bir para kullanılarak Nuri Maliki hükümeti tarafından ithal edilen bomba dedektörü skandalından yaklaşık 10 yıl geçmesinin ardından, Haydar El-Abadi hükümetindeki gözlemci daireler, bu skandalda parmağı olanlar hakkında tekrardan soruşturma açılmasını öngördü. Gerçek faillerinin yargıya teslim edilmediği bu skandalda, Dürüstlük Komisyonu tarafından bu evraklar üstü örtülmüştü. Haber ajansları özel olarak nitelendirdiği kaynakların şu sözlerine yer vermektedir: “Bu cihazların ithal edilmesi hakkında hassas dosya ve belgelerin araştırılması tamamlandığı bir vakitte soruşturma ekibi, soruşturma açmak için fiili olarak iletişimlere başladı. Bunlardan en dikkat çekeni F.D. adlı iş adamının…

349 total views, 1 views today

Read More

Öldürülme ve Tutuklanma Tehdidi İle Tehcir Arasında Kalan Kerkük’teki Göçmenler

Askeri operasyonlar ile mezhepçi milislerin eline düşme korkusu nedeniyle Salahuddin, Diyala ve Enbar muhafazalarındaki evlerini terk edip Tamim muhafazasında yer alan Kerkük şehrine yerleşen göçmenler, Asayiş olarak isimlendirilen Kürt güvenlik güçleri tarafından açık ihlallere maruz kalmak, söz konusu muhafazadan tehcir edilme tehdidi edilmektedir. Geneli Sünni Araplardan olan ve sayıları yaklaşık 600 bini bulan bu göçmenlerin, evlerini, mal-mülklerini ve işlerini terk etmenin, en düşük hayati ihtiyaçların bile sağlanmadığı geçici mekanlarda kalmaya mecbur bırakılmanın doğal sonucu olarak yaşadıkları zor insani şartlara rağmen; kaçtıkları ortamdan hiçte farksız olmayan şartlarla mücadele etmek zorunda kalıyorlar,…

398 total views, 2 views today

Read More

Sivil Yerleşim Yerlerinin Hedef Alınması İle Savaş Suçu Arasında Musul’da İnsani Felaket

HEYET.net/Araştırma Musul şehrinin tanık olduğu şiddetli çatışmalar ve eski mahallelerini hedef alan yoğun bombardıman neticesinde söz konusu bölgeden kaçan göçmenler, son derece zor insani şartlarla yüzleşmektedir. Hükümet uygulamaları ve güvenlik denetimi adı altında talepleri nedeniyle göçmenlerin hareket özgürlüklerinin ve nakil işlemlerinin sınırlandırılması da buna eşlik etmektedir. Bu durum onları, açık havada mahkûmlara dönüştürmektedir. Ninova muhafazasındaki yerel kaynaklar, daha önce benzerine rastlanmayan göç dalgaların şuana kadar kesinti yaşamadan devam ettiğine tanık olunduğunu vurguluyor. Mevcut Göç Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, Musul şehrinin sadece batı yakasında çatışmanın devam ettiği bölgelerde göçmen sayısının…

389 total views, no views today

Read More

Saldırganlık, Tutuklama ve Yağma; Irak’ta Göçmenlerin Sorunları Artmaya Devam Ediyor

Göçmen sayılarının artması ve devletlerin oluşumlarının üstüne çıkan rakamlara ulaşmasıyla beraber kemiyet ve keyfiyet olarak acıları da artmaktadır. Binlerce vatandaşın ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlanan çatışmaları ve bombardımanı istisna ettiğimizde ölümden daha büyük felaketlerle karşılaşmaktayız. Göç yolculuğu, şartları zor ve tehlikeli bir bilinmezliğe doğru başlamakta, mekân bilinse bile yaşam sunacak veya soğuğa engel olacak bir şey bulunamayacaktır. Göçmenlere yardım sesleri ve çağrıları yükselmekle beraber göçmenlerin, çocukların ve eşleri gözleri önünde tutuklanan kadınların ihtiyacı için tahsis edilen malların çalınma skandalları da ortaya çıkmakta ve darp, küfür ve düşmanlığın en basit eziyetler olduğunu…

382 total views, no views today

Read More